Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.Eftersom Nader vill bo kvar i Iran ansöker Simin om skilsmässa.
Çift buna rağmen hiçbir zaman boşanmadılar.Попри це, вони, очевидно, ніколи не розлучалися.
Örneğin yargıçlar, evliliğe ve boşanmaya ilişkin kabile örfleri uygularlar.Наприклад, судді будуть застосовувати племінні звичаї, що стосуються шлюбу і розлучення.
1935 yılında boşanmadan önce 2 tane çocuğu oldu.До розлучення у 1958 народила двох дітей.
Ayrıca boşanmak üzere olduğunu da duyurdu.Вона вже подумує про розлучення.
Sait Bey'den boşanmak ister.Дзядик подає на розлучення.
Evlilik Boşanma ^الطلاق) — розлучення.
Fakat Tiberius Konstantin karısı İno'dan boşanmak istemediğini açıkça bildirdi.Її щовечора навідував Тиберій, що не бажав розлучатися з Іно.
15 Nisan 2008'de mahkeme boşanma hükmünü verdi.15 вересня 2008 р. суд виніс рішення у справі Делича.
Çift 2008 yılında boşanma kararı aldı.У 2008 році пара оголосила про розлучення.
"Evlenme ve Boşanma".«Шлюб або Ніяк».
Evlenme ve Boşanma.Можливий другий шлюб і розлучення.
Sergiler, doğum, ibadet, diet, boşanma ve ölüm temalarına ayrılmıştır.Експонати поділяються на теми, що стосуються народження, молитовних обрядів, дієти, розлучення і смерті.
İlk iki evliliği aldatılma sonucu boşanmayla sonuçlandı.Його перші два шлюби закінчилися розлученням.
Ancak evlilik on bir ay sonra boşanma ile sona erdi.Ще через два роки шлюб закінчився розлученням.
Bu durum eşiyle boşanmasına sebep olmuştur.Вона намагалася домогтися розлучення з чоловіком.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Зла дружина Ворда відмовляється надати йому розлучення.
Cena, 1 Mayıs 2012 tarihinde eşine boşanma davası açtı ve bu ikili 18 Temmuz'da boşandı.1 травня 2012 Сіна подав на розлучення, яке відбулося 18 липня.
Böylece Roslyn zorlu boşanma sürecini daha rahat atlatabilcektir.Як наслідок, Расселл одержав набагато простіший парадокс.
Fakat 9 ay sonra ayrıldılar.Boşanmaları ise 2000 yılını buldu.Їх шлюб тривав лише до 2000 року, в лютому вони розлучилися.
Karısından resmen boşanıp boşanmadığı belli değildir.Однак вона не може йому розповісти правду про свою професію і вони повинні розлучитися.
Bu boşanmadan sonra da dostlukları devam etmiştir.I po rozvodu zůstali nadále přáteli.
Bu durum eşiyle boşanmasına sebep olmuştur.Drogy vedly k rozvodu s jeho ženou.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Mezitím se jako Clark Kent sbližuje i s kolegyní Lois Laneovou.
Evlenme ve Boşanma.Podmínky a důvody rozvodu.
Bu evliliği de 2009'da boşanma ile sonuçlandı.Manželství skončilo rozvodem v roce 2009.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.Tito lidé zřídka uzavírají manželství.
Anne ve babası boşanmaya karar verince, Frank evden kaçar.Frankovi rodiče podají žádost o rozvod a Frank od nich uteče.
Bir boşanma yaşadım.Čeká je rozvod .
Karısı kararın ardından boşanma davası açtı.Jeho manželka podala žádost o rozvod.
1916 yılında ilk evlenmesi boşanma ile sonuçlandı.Roku 1918 skončilo jeho první manželství rozvodem.
Evlilikleri 1928'de boşanma ile sonuçlandı .Manželství bylo v roce 1928 rozvedeno.
2007 yılında Esposito boşanma davası açtığını açıkladı.Začátkem roku 2013 Mrvica potvrdil zprávu o jejich rozvodu.
Eben Ezer: Evlilik ve boşanma ile ilgili kanunlar anlatılır.Tisíce slov. Zpráva o svatbě.
Boşanma işlemi 2 Ocak 2009 Cuma günü tamamlandı.Divorțul s-a pronunțat oficial vineri, 2 ianuarie 2009.
27 Aralık 2007'de Los Angeles mahkemesi boşanma kararı verdi.Cererea de divorț a fost predată Curții Supreme din Los Angeles pe data de 27 decembrie 2007.
30 Aralık 2006'da von Teese "düzeltilemez görüş ayrılıkları" nedeniyle boşanma davası açtı.Pe 30 decembrie 2006, Von Tesse înainta cererea de divorț datorită diferențelor de neiertat.
Bu evliliği boşanma ile son bulmuştur.Și acest mariaj s-a încheiat cu divorț.
Ancak az sonra yaverleri Salih Bey (Bozok) ve Kılıç Ali Bey'in aracılığıyla boşanmasından vazgeçti.Dedi s-a mulțumit cu stăpânirea asupra Luzaciei, unde a fost urmat de către fiul său mai mare, Dedi al II-lea.
O zaman geçerli olan kanunlara göre zina boşanma nedeni sayılmadığından boşanamadı.Din această cauză divorțul a fost permis, având în vedere că mariajul nu a fost consumat.
Entrikalar, mutsuzluklar, boşanmalar, ayrılıklar, ölümler.Răzvrătiri, crime, războaie, dezbinări, certuri.
Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesine boşanma denir.Divorțul reprezintă actul de desfacere a unei căsătorii în mod legal.
Bazı Katolik ülkelerde boşanma bugün bile olanaksızdır.Divorțul este în general mai puțin acceptat în țările catolice.
Dagmar sürekli evlenip boşanmakta ve çok renkli bir sosyal hayat sürmekteydi.În această versiune Wanda a rămas necăsătorit și a avut o viață lungă.
Bu evlilik, 1908’de boşanma ile sonlandı.În ianuarie 1908, Maria a completat actele de divorț.
Boşanma Mayıs 1996'da gerçekleşti.Redeschiderea a avut loc în decembrie 1996.
Eylül 2016'da Angelina Jolie boşanma davası açtı.Ám 2016 szeptemberében Angelina Jolie beadta a válókeresetet.
Einstein’ın, Marić’e Nobel Ödülü parasını vereceğine dair söz verdiği boşanma anlaşması.A válási egyezség, amelyben Einstein neki ígérte a Nobel-díjjal járó pénzjutalmat.
Bu boşanmadan sonra da dostlukları devam etmiştir.Válásuk után is jó barátok maradtak.
İlk iki evliliği aldatılma sonucu boşanmayla sonuçlandı.Első két házassága válással végződött a felek hűtlensége miatt.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Ám csupán a hetedik epizódban fogadja el Lois Clark házassági ajánlatát.
Boşanır boşanmaz..."A válás nem megengedett.
Bu evliliği boşanma ile son bulmuştur.Ez a házasság válással végződött.
Çiftin evliliği 1994'te boşanmayla son bulmuştur.A házasság válással ért véget 1994-ben.
1925) ile evlendi beraberlikleri 1969'da boşanmayla sonuçlandı.Kapcsolatukból nem született gyermek; a házasság 1965-ben válással végződött.
Ayrıca boşanmak üzere olduğunu da duyurdu.Egyúttal kéri a házasság felbontását.
Çift buna rağmen hiçbir zaman boşanmadılar.Pari ei kuitenkaan missään vaiheessa hakenut avioeroa.
1935 yılında boşanmadan önce 2 tane çocuğu oldu.Pari sai ennen eroamistaan 1959 kaksi lasta.
Walter ve Skyler boşanma kararı almışlardır.George ja Callie päättävät ottaa avioeron.
İlk iki evliliği aldatılma sonucu boşanmayla sonuçlandı.Kaksi ensimmäistä avioliittoa päättyivät eroihin.