Fakat Cem boşanmaktan son anda vazgeçer.Ahora, muchas parejas terminan en divorcio.
Kadının kısırlığı ise erkek için haklı bir boşanma nedeni sayılırdı.La mujer tenía el mismo derecho que el hombre de solicitar el divorcio.
İlk boşanma kilise çevrelerinde memnuniyetsizlikle karşılanmıştı.El divorcio inicial había sido desaprobado en círculos de la Iglesia ortodoxa.
Bu olay aynı zamanda Kadife Boşanma olarak da bilinmektedir.También figura en el Código Civil como una causa de divorcio.
Nisan 2013'te aşırı geçimsizlik nedeniyle Levy boşanma davası açtı.Por iniciativa del grupo Wirsol, en octubre de 2013 se inició un procedimiento de insolvencia provisional.
Bir boşanma yaşadım.Un divorcio.
Entrikalar, mutsuzluklar, boşanmalar, ayrılıklar, ölümler.Convergencias, Divergencias, Incidencias.
Söylenti Mary'nin boşanmak istemesi.La storia è che Mary vuole il divorzio.
Bunlar kendi toplumlarındaki evlilikleri ve boşanmaları düzenlemektedir.Questi regolano tutti i matrimoni e gli eventuali divorzi per le proprie comunità.
2. konuda boşanma anlatılır.Ma parlano comunque del divorzio.
Birlikte, 1832'de yayınlanan "Evlilik ve Boşanma Hakkındaki Erken Makale" sini yazdılar.Inoltre, scrissero insieme Early Essays on Marriage and Divorce, pubblicato nel 1832.
30 Aralık 2006'da von Teese "düzeltilemez görüş ayrılıkları" nedeniyle boşanma davası açtı.Il 30 dicembre 2006, Dita von Teese chiese il divorzio a causa di "divergenze inconciliabili".
1961'de Pietro Germi İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all'italiana) filmini çekmişti.Nel 1960 fu girato a Ispica il film Divorzio all'italiana di Pietro Germi.
27 Aralık 2007'de Los Angeles mahkemesi boşanma kararı verdi.La sentenza di divorzio si tenne presso la Corte Superiore di Los Angeles il 27 dicembre 2007.
Cena, 1 Mayıs 2012 tarihinde eşine boşanma davası açtı ve bu ikili 18 Temmuz'da boşandı.Il 1º maggio 2012, tuttavia, la coppia chiede e ottiene il divorzio, formalizzato il 18 luglio seguente.
Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.Quando Nader decide fermamente di rimanere in Iran, Simin chiede la separazione.
Kısa süren ilişkileri bir yıl sonunda boşanma ile sonuçlandı.La loro storia d'amore terminò però alcuni anni dopo con un divorzio.
Çift 1929 yılında boşanmasına rağmen son derece samimi bir şekilde arkadaş olarak kalmışlardır.La coppia divorzia nel 1929 ma continua ad intrattenere rapporti molto cordiali e amichevoli.
Schiavelli 1988 deki boşanmasına kadar 1985'te aktris Allyce Beasley ile evliydi.Schiavelli è stato sposato con l'attrice Allyce Beasley dal 1985 al 1988.
Çift buna rağmen hiçbir zaman boşanmadılar.La coppia si separò ma non divorziò mai.
70'te kendisiyle evlenmesi için Domitia Longina'yı boşanmaya zorladı.Nel 70 Domiziano fece in modo di provocare il divorzio di Domizia Longina allo scopo di sposarla.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Lisa chiede il divorzio a Mick.
4 yıl sonra boşanma kararı alan Özay, 6 yıl sonra 2015 yılında boşanabildi.Nel 2003 sposa Arik Weinstein per poi divorziare dopo 2 anni, nel 2005.
Ayrıca boşanmak üzere olduğunu da duyurdu.Nella stessa puntata si scoprirà che è divorziata.
Katolik Tracy karısından hiç boşanmadı ama ölene kadar Katherine Hepburn ile birlikte oldu.Spencer Tracy non fu l'unico personaggio pubblico con il quale Katharine Hepburn ebbe una relazione.
Örneğin yargıçlar, evliliğe ve boşanmaya ilişkin kabile örfleri uygularlar.A lui si rivolgono coloro che hanno problemi con la giustizia e del matrimonio.
Ancak evlilikleri uzun ömürlü olmadı ve Mayıs 1959'da boşanmayla son buldu.Il matrimonio, improvviso, sarebbe durato poco tempo: nel 1959 divorziò.
Hiç boşanmadı ve şu an 15 karısı var.Non ha avuto figli e si è sposata cinque volte, divorziando poi in tutte le occasioni.
Bu esnada boşanma işlemlerine başladıkları belirtilmektedir.Così inizia le pratiche per il divorzio.
Bu durum eşiyle boşanmasına sebep olmuştur.Ciò causò il disaccordo col marito.
Annesi ve babası, 2005 yılında yine ayrılmış ve 2007 yılında boşanma ile evliliklerini sonuçlandırmıştır.La coppia ha divorziato nel 2003, per poi risposarsi nel 2005 e divorziare nuovamente nel 2007.
Evlenme ve boşanmada da şeriat mahkemeleri geçerli sayılıyor.Diversamente si applicano le norme sul divorzio dinanzi al Tribunale.
Saul Rubinek : Donny Douglas, Daphne'nin nişanlısı ve Niles'ın boşanma avukatı.(S2) Donovan, Veronica: Avvocato immobiliare, ex-fidanzata di Lincoln e avvocato di Michael.
1916 yılında ilk evlenmesi boşanma ile sonuçlandı.Il loro matrimonio, comunque, finì nel 1916 con un divorzio.
Sait Bey'den boşanmak ister.Edith vuole chiedere il divorzio.
Çiftin evliliği kısa bir süre sonra boşanma ile sonuçlandı.Il matrimonio si risolse presto con un divorzio.
Ben boşanma hakkında düşünüyordum.Я подумывала о разводе.
Boşanmayı düşün.Подумай о разводе.
Birçok birliktelik boşanma ile son buluyor.Много пар заканчивают разводом.
Boşanmaya kadar giden çok fazla evlilik mevcut.Много пар заканчивают разводом.
Boşanmak istiyorum.Я хочу развестись.
Boşanma hakkı erkeklere verilmiştir.Развод был привилегией только мужчин.
Bu olaydan 17 gün sonra Kasım 2006’da, Anderson boşanma davası açar.Спустя 16 месяцев после свадьбы, 21 апреля 2006 года, Андерсон объявила о разводе.
1880'lerde ılımlı boşanma yasaları dolayısıyla "boşanma başkenti" haline geldi.В 1880-х годах был известен как «столица разводов» из-за своего мягкого законодательства.
Evlenme ve Boşanma.Брак и развод.
İlk boşanma kilise çevrelerinde memnuniyetsizlikle karşılanmıştı.Оба мужа находились в недопустимой степени родства с ней с точки зрения церкви.
Güven Güneş, Esin Güneş’in ailesine "Bizde boşanma yok, ölüm vardır." demiştir.При восходе солнца его открывали и возносили хвалу Кече: «Мать солнца, велико твое могущество!
VIII. Henry ile boşanmasından 3 yıl sonra ölmüştür.Это случилось через три с половиной месяца после того,как Генри попросил развода.
Walter ve Skyler boşanma kararı almışlardır.Лера и Колян решают развестись.
12.yy'dan beri Yahudilik, fiziksel veya psikolojik zarar gören kadına boşanma hakkı verir.Иудаизм признаёт право оскорблённой жены (физически или психологически) на развод с XII века.
İlk iki evliliği aldatılma sonucu boşanmayla sonuçlandı.Первые три брака завершились разводом.
Cena, 1 Mayıs 2012 tarihinde eşine boşanma davası açtı ve bu ikili 18 Temmuz'da boşandı.1 мая 2012 Сина подал на развод, который состоялся 18 июля.
Boşanma yasaktır, tekrar evlenen zina eder.Членам церкви запрещен развод и повторный брак.
Bu evlilik 1948'de boşanma ile sonuçlandı.Брак завершился разводом в 1948 году.
Dizide Ross'un boşanmalarıyla ilgili sık sık şaka yapılır.Над лицом Макса часто шутят.
Ailesinin boşanmasının ardından Anne ve üvey babası ile birlikte Avustralya’ya yerleşti.После развода родителей он переехал в Австралию со своей матерью и отчимом.
Anne ve babası boşanmaya karar verince, Frank evden kaçar.Когда ему предлагают выбрать, с кем из них он будет жить, Фрэнк сбегает из дома.
Yahudi kanunları boşanmaya izin verir.Галаха (еврейский закон) допускает разводы.
Çift buna rağmen hiçbir zaman boşanmadılar.В конце концов супруги перестали жить совместно, но никогда не разводились.
2. konuda boşanma anlatılır.Поговаривают о разводе.