boşanma ile cümle

boşanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹ ‹Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin› denmiştir.Още било казано: “Който си напусне жената, нека й даде разводно писмо”.
‹‹ ‹Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin› denmiştir.Сказано ж: Що хто розводить ся з жінкою своєю, нехай дасть їй розвідний лист.
‹‹ ‹Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin› denmiştir.Сказано также, что если кто разведется с женою своею, пусть даст ей разводную.
‹‹ ‹Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin› denmiştir.ונאמר איש אשר ישלח את אשתו ונתן לה ספר כריתות׃
‹‹ ‹Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin› denmiştir.وقيل من طلق امرأته فليعطها كتاب طلاق.
‹‹ ‹Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin› denmiştir.又 有 話 說 、 人 若 休 妻 、 就 當 給 他 休 書
‹‹ ‹Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin› denmiştir.又 有 話說 、 人 若 休妻 、 就 當給 他 休書
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.제 책들 중 하나를 위해서, 58개 사회의 이혼 자료들을 보았습니다.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.En ik heb opgezocht -- voor een van mijn boeken, heb ik gekeken naar data van scheidingen in 58 samenlevingen.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Et pour l'un de mes livres, j'ai étudié les divorces dans 58 sociétés.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Och jag letade -- i en av mina böcker letade jag efter skilsmässostatistik i 58 samhällen.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Para um dos meus livros, analisei dados sobre divórcios, em 58 sociedades.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Per uno dei miei libri ho guardato ai dati sul divorzio in 58 paesi.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Pisząc książkę szukałam danych nt. rozwodów w 58 krajach.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Podívala jsem se do jedné ze svých knih na data o rozvodech z 58 společností.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Şi m-am uitat - pentru una din cărţile mele - la rata divorţurilor în 58 de societăţi.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Und für eines meiner Bücher schaute ich mir die Scheidungsraten in 58 Gesellschaften an.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Và tôi đã thấy -- từ một trong những cuốn sách của tôi, tôi theo dõi số liệu ly dị trong 58 xã hội.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.V jednej z mojich kníh som si vyhľadala údaje o rozvodoch v 58 spoločnostiach.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Za eno od svojih knjig sem pregledala podatke o ločitvah v 58 družbah.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.Και κοίταξα - σε ένα από τα βιβλία μου, κοίταξα στα στοιχεία διαζυγίων σε 58 χώρες.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.И я просмотрела — для одной из своих книг, я просмотрела статистику о разводах в 58 обществах.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.І я подивилася - для одної з моїх книг я подивилася на статистику розлучень у 58 спільнот.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.ואני מתבוננת - באחד מספרי, בחנתי נתוני גירושין ב 58 חברות.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.ولقد نظرت -- أحد كتبي، نظرت في بيانات الطلاق في 58 مجتمع.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.我查過 - 為我嘅一本書,我查過58個社會離婚嘅數據
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.歳をとるほど離婚に興味がなくなることがわかりました
Maalesef, değil! E.T.'nin konusu boşanma.אז זהו שלא. "אי-טי" הוא על גירושין. "אי-טי" הוא על משפחה שבורת לב
Maalesef, değil! E.T.'nin konusu boşanma.離婚によってゆがめられた家族の物語です そして子供は道を見出せずにいます
Neden boşanma istendiği mahkeme tarafından incelenmez.Celui-ci n’examine ni les causes du divorce, ni la relation des époux.
Neden boşanma istendiği mahkeme tarafından incelenmez.Domstolen undersöker inte varför man ansöker om skilsmässa.
Neden boşanma istendiği mahkeme tarafından incelenmez.El divorcio se solicita en un juzgado de primera instancia.
Neden boşanma istendiği mahkeme tarafından incelenmez.Tuomioistuin ei tutki, miksi avioeroa on haettu.
Neden boşanma istendiği mahkeme tarafından incelenmez.Судебный орган не рассматривает причину развода.
Neden boşanma istendiği mahkeme tarafından incelenmez.المحكمة لا تبحث في السبب في طلب الطلاق.
Olaylı bir boşanmaydı ve kadın onu öldürmeye kalkışmıştı.Hij had een heftige scheiding... zij probeerde hem te doden, of hij haar.
Olaylı bir boşanmaydı ve kadın onu öldürmeye kalkışmıştı.Il a eu un brûlant divorce, et elle a essayé de le tuer. - Ou il a essayé de la tuer.
Olaylı bir boşanmaydı ve kadın onu öldürmeye kalkışmıştı.- O él intentó matarla. - ¿Qué?
Olaylı bir boşanmaydı ve kadın onu öldürmeye kalkışmıştı. - Yoksa adam mı kadını?أو هو حال أن يقتلها - ماذا ؟-
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.A oni povedali: Mojžiš dovolil napísať rozvodný list a prepustiť.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.A oni rzekli: Mojżesz pozwolił napisać list rozwodny i opuścić ją.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.De sade: »Moses tillstadde att en man fick skriva skiljebrev åt sin hustru och så skilja sig från henne.»
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.De sa: Moses har gitt lov til å skrive et skilsmissebrev og skille sig fra henne.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Dissero: «Mosè ha permesso di scrivere un atto di ripudio e di rimandarla»
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Ellos dijeron: --Moisés permitió escribir carta de divorcio y despedirla
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.He sanoivat: "Mooses salli kirjoittaa erokirjan ja hyljätä vaimon".
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Họ thưa rằng : Môi-se có cho_phép viết tờ để và cho_phép để vợ .
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Họ thưa rằng: Môi-se có cho phép viết tờ để và cho phép để vợ.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.가로되 모세는 이혼 증서를 써주어 내어 버리기를 허락하였나이다
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Kteřížto řekli: Mojžíš dopustil lístek zapuzení napsati a propustiti.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Men de sagde: "Moses tilstedte at skrive et Skilsmissebrev og skille sig fra hende."
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.,,Moise``, au zis ei, ,,a dat voie ca bărbatul să scrie o carte de despărţire, şi s'o lase.``
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Moïse, dirent-ils, a permis d`écrire une lettre de divorce et de répudier.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler."Musa mengizinkan orang menceraikan istrinya, asal menulis surat cerai dahulu," jawab mereka
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Õk pedig mondának: Mózes megengedte, hogy válólevelet írjunk, és elváljunk.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Oni pa reko: Mojzes je dopustil ločitni list napisati in jo pustiti.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Replicaram eles: Moisés permitiu escrever carta de divórcio, e repudiar a mulher.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Sie sprachen; Mose hat zugelassen, einen Scheidebrief zu schreiben und sich zu scheiden.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Οι δε ειπον Ο Μωυσης συνεχωρησε να γραψη εγγραφον διαζυγιου και να χωρισθη αυτην.
Onlar, ‹‹Musa, erkeğin bir boşanma belgesi yazarak karısını boşamasına izin vermiştir›› dediler.Вони ж сказали: Мойсей дозволив написати розвідний лист, та й відпустити.
İlgili Sayfalar