boş yere ile cümle
boş yere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Alacaksanız indireyim, yoksa beni boş yere meşgul etmeyin" diye sesleniyordu.אֲנִי מַשְׁבִּיעַ אוֹתְךָ בֵּאלֹהִים, אַל תְּעַנֶּה אוֹתִי!"
Taş herhangi bir boş yere.Na každom kroku kameň.
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.As estrelas da alva se lhe escureçam; espere ela em vão a luz, e não veja as pálpebras da manhã;
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.dens Morgenstjerner formørkes, den bie forgæves på Lys, den skue ej Morgenrødens Øjenlåg,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin."그 밤에 새벽별들이 어두웠었더라면, 그 밤이 광명을 바랄지라도 얻지 못하며 동틈을 보지 못하였었더라면 좋았을 것을,"
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Laat de sterren van die nacht verdwijnen en laat hem verlangen naar het morgenlicht zonder het ooit te zien.
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Nech sa zatmejú hviezdy jej šera, aby čakajúc na svetlo nedočkala sa ho ani nech neuvidí mihalníc rannej zory,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Oscurézcanse sus estrellas matutinas. Espere la luz, pero no le llegue, ni vea los destellos de la aurora
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Pimentykööt sen kointähdet, odottakoon se valoa, joka ei tule, älköön se aamuruskon silmäripsiä nähkö,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.să se întunece stelele din amurgul ei, în zădar să aştepte lumina, şi să nu mai vadă genele zorilor zilei!
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Да изгаснат звездите на вечерта й; Да очаква видело, и да го няма, И да не види първите лъчи на зората;
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Да померкнут звезды рассвета ее: пусть ждет она света, и он не приходит, и да не увидит она ресниц денницы
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.יחשכו כוכבי נשפו יקו לאור ואין ואל יראה בעפעפי שחר׃
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.لتظلم نجوم عشائه. لينتظر النور ولا يكن ولا ير هدب الصبح.
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.願 那 夜 黎 明 的 星 宿 變 為 黑 暗 . 盼 亮 卻 不 亮 、 也 不 見 早 晨 的 光 線 。 〔 光 線 原 文 作 眼 皮
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.願那 夜 黎明 的 星宿 變為 黑暗 . 盼 亮卻 不 亮 、 也 不 見 早晨 的 光線 。 〔 光 線 原文 作 眼皮
Allah onların boş yere taktığı türbanın belasını versin!¡Que Alá maldiga sus turbantes vacíos!
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Andelen är fortfarande för hög - fortfarande för många människor som förlorar sina liv i onödan.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Bây giờ, tỷ lệ là vẫn còn quá cao - vẫn còn quá nhiều người mất mạng sống một cách không cần thiết.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Het zijn nog steeds teveel mensen die onnodig hun leven verliezen.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Il tasso è ancora troppo alto -- sono ancora troppe le persone che perdono la vita senza motivo.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.현재, 여전히 수치는 매우 높습니다. 여전히 너무 많은 이들이 쓸데없이 그들의 삶을 잃고 있습니다.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.La tasa es aún muy alta, todavía hay demasiadas personas que mueren sin necesidad.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Maintenant, le taux est encore trop élevé -- encore trop de gens perdent la vie inutilement.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Numărul e încă prea mare -- prea mulți oameni își pierd viețile inutil.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Nun, dieser Wert ist immer noch zu hoch - immer noch verlieren zu viele Menschen unnötig ihr Leben.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.To procento je stále příliš vysoké - stále příliš mnoho lidí zbytečně ztrácí své životy.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Wskaźniki są wciąż za wysokie, wciąż zbyt wiele ludzi umiera niepotrzebnie.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Ο ρυθμός είναι ακόμα υψηλός -- ακόμα πάρα πολλοί άνθρωποι χάνουν τη ζωή τους άσκοπα.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Но эти показатели все ещё слишком высоки, До сих пор слишком много людей неоправданно расстаются с жизнью.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Проте цей рівень залишається високим - багато людей продовжують помирати хоча могли б бути врятовані.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.Сега, процентът все още е прекалено висок -- още много хора губят незаслужено живота си.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.השיעור עודנו גבוה מדי-- עדיין יותר מדי אנשים מאבדים את חייהם שלא לצורך.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.ولكن هذا المعدل لا يزال عاليا جدا - لا يزال عدد كبير جدا من الناس يموتون بلا داعي.
Ama oran hala çok yüksek -- hala çok fazla insan boş yere hayatını kaybediyor.死ぬ必要がない大勢の人が 命を落としている まだやることはあるんだ
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.(72:13) так не напрасно ли я очищал сердце мое и омывал в невинностируки мои,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Bizony hiába tartottam én tisztán szívemet, és mostam ártatlanságban kezeimet;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.C`est donc en vain que j`ai purifié mon coeur, Et que j`ai lavé mes mains dans l`innocence:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.¡Ciertamente en vano he mantenido puro mi corazón y he lavado mis manos en inocencia
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Degeaba dar mi-am curăţit eu inima, şi mi-am spălat mînile în nevinovăţie:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Forgæves holdt jeg mit Hjerte rent og tvætted mine Hænder i Uskyld,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Invano dunque ho conservato puro il mio cuore e ho lavato nell'innocenza le mie mani
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Ja, forgjeves har jeg renset mitt hjerte og tvettet mine hender i uskyld;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.내가 내 마음을 정히 하며 내 손을 씻어 무죄하다 한 것이 실로 헛되도다
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Nadarmo tedy v čistotě chovám srdce své, a v nevinnosti ruce své umývám.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Na verdade que em vão tenho purificado o meu coração e lavado as minhas mãos na inocência,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Nuž tedy je to daromné, že čistím svoje srdce od zlého a umývam svoje ruky v nevine,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Percuma saja aku menjaga hatiku bersih; tak ada gunanya aku menjauhi dosa
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Próżno tedy w czystości chowam ręce moje, a w niewinności serce moje omywam.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Res, zastonj sem čistil srce svoje in v nedolžnosti umival svoje roke,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Sannerligen, förgäves bevarade jag mitt hjärta rent och tvådde mina händer i oskuld;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Soll es denn umsonst sein, daß mein Herz unsträflich lebt und ich meine Hände in Unschuld wasche,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Tôi đã làm cho lòng tôi tinh sạch , Và rửa tay tôi trong sự vô_tội , việc ấy thật lấy_làm luống công ;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Tôi đã làm cho lòng tôi tinh sạch, Và rửa tay tôi trong sự vô tội, việc ấy thật lấy làm luống công;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Turhaan minä olen pitänyt sydämeni puhtaana ja pessyt käteni viattomuudessa:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Voor niets heb ik zuiver geleefd; mij ver gehouden van onrecht.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Αρα, ματαιως εκαθαρισα την καρδιαν μου και ενιψα εν αθωοτητι τας χειρας μου.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Наистина аз съм напразно очистил сърцето си, И съм измил в невинност ръцете си,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.אך ריק זכיתי לבבי וארחץ בנקיון כפי׃
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.حقا قد زكّيت قلبي باطلا وغسلت بالنقاوة يدي.