Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.sebab memang darah sapi dan darah kambing jantan tidak dapat menghapuskan dosa
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.Sillä mahdotonta on, että härkäin ja kauristen veri voi ottaa pois syntejä.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.Thi det er umuligt, at Blod af Tyre og Bukke kan borttage Synder.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.Ty omöjligt är att tjurars och bockars blod skulle kunna borttaga synder.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.Vì huyết của bò đực và dê đực không thể cất tội lỗi đi được.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.Vì huyết của bò đực và dê đực không_thể cất tội_lỗi đi được .
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.Want het bloed van stieren en bokken kan nooit voorgoed met de zonden afrekenen.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.διοτι αδυνατον ειναι αιμα ταυρων και τραγων να αφαιρη αμαρτιας.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.ибо невозможно, чтобы кровь тельцов и козлов уничтожала грехи.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.Не можна бо щоб кров волова та козлина знимала гріхи.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.та оттогава нататък чака, докле се положат враговете Му за Негово подножие.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.כי דם הפרים והשעירים לא יוכל להסיר חטאים׃
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.لانه لا يمكن ان دم ثيران وتيوس يرفع خطايا.
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.因 為 公 牛 和 山 羊 的 血 、 斷 不 能 除 罪
Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.因 為 公牛 和 山羊 的 血 、 斷 不 能 除罪
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Byliśmy w straszliwych tarapatach. A to był dopiero początek.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Chúng ta đang ở trong tình cảnh vô cùng khó khăn. Và đó mới chỉ là mở đầu.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Dat was nog maar het begin.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Eram la ananghie. Şi era abia începutul.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Eravamo in una situazione disperata. Ed era solo l'inizio.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Estábamos en una situación desesperante. Y esto era solo el principio.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.우리는 큰 위기를 맞이했었습니다. 그리고 그것은 시작에 불과했죠.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Nous étions dans de beaux draps. Et ce n'était que le début.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Wir waren in einer verzweifelten Lage. Und das war erst der Anfang.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Και αυτή ήταν μόνο η αρχή.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Бяхме в отчаяни затруднения. А това беше само началото.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.І то був лише початок.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.Мы были в потоках отчаяния. И это было только начало.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.בכל אלה היינו במבוי סתום, וזו היתה רק ההתחלה.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.كنا في وضع حرج. وكان ذلك مجرد بداية.
Dar boğazlardan geçmekte olduğumuz açıktı ve daha yolun başındaydık.しかも それはほんの始まりだったのです 私たちの政治的生活の頽廃が
Dil sayesinde yiyecekler boğaza itiliyor.Il cibo è spinto in gola,dalla lingua e nella faringe stimola il riflesso degluttivo.
Dil sayesinde yiyecekler boğaza itiliyor.la comida es empujada a la garganta, gracias a la lengua
Dil sayesinde yiyecekler boğaza itiliyor.С помощта на езика тя попада в гълтача (фаринкс).
Dil sayesinde yiyecekler boğaza itiliyor.咽頭の食べ物が嚥下反応を刺激し
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A dnia czwartego ofiarować będziecie cielców dziesięć, baranów dwa, baranków rocznych czternaście zupełnych;
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Am vierten Tage: Zehn Farren, zwei Widder, vierzehn jährige Lämmer ohne Fehl;
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A patra zi, să aduceţi zece viţei, doi berbeci, şi patrusprezece miei de un an fără cusur,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A štvrtého dňa desať juncov, dvoch baranov, ročných baránkov štrnásť, bez vady,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Četrti dan pa: deset voličev, dva ovna, štirinajst enoletnih jagnjet brez hibe
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Dne pak čtvrtého volků deset, skopce dva, beránků ročních bez poškvrny čtrnácte,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız."El cuarto día ofreceréis diez novillos, dos carneros y catorce corderos de un año, sin defecto
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Il quarto giorno offrirete dieci giovenchi, due arieti, quattordici agnelli dell'anno senza difetti
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Ja neljäntenä päivänä: kymmenen mullikkaa, kaksi oinasta ja neljätoista vuodenvanhaa, virheetöntä karitsaa
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.네째 날에는 수송아지 열과 수양 둘과 일 년 되고 흠 없는 수양 열 넷을 드릴 것이며
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Le quatrième jour, vous offrirez dix taureaux, deux béliers, et quatorze agneaux d`un an sans défaut,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Negyednapon pedig tíz fiatal tulkot, két kost, tizennégy ép bárányt, esztendõsöket.
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.No quarto dia, dez novilhos, dois carneiros, catorze cordeiros de um ano, sem defeito;
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Och på den fjärde dagen; tio tjurar, två vädurar, fjorton årsgamla felfria lamm,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Og den fjerde dag ti okser og to værer og fjorten årsgamle lam uten lyte,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Op de vierde dag van het feest moet u tien jonge stieren, twee rammen, veertien eenjarige lammeren,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.På den fjerde Dag skal I ofre ti Tyre, to Vædre og fjorten årgamle Lam, lydefri Dyr,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Και τη τεταρτη ημερα δεκα μοσχους, δυο κριους, δεκατεσσαρα αρνια ενιαυσια, αμωμα
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.И в четвертый день десять тельцов, двух овнов, четырнадцатьоднолетних агнцев, без порока,
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.На четвъртия ден, десет юнеца, два овена, четиринадесет едногодишни агнета, без недостатък;
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.וביום הרביעי פרים עשרה אילם שנים כבשים בני שנה ארבעה עשר תמימם׃
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.وفي اليوم الرابع عشرة ثيران وكبشين واربعة عشر خروفا حوليّا صحيحا.
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第 四 日 要 獻 公 牛 十 隻 、 公 羊 兩 隻 、 沒 有 殘 疾 、 一 歲 的 公 羊 羔 十 四 隻
‹‹ ‹Dördüncü gün kusursuz on boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第四 日 要 獻 公牛 十 隻 、 公羊 兩隻 、 沒有殘疾 、 一 歲 的 公羊羔 十四 隻
Drake Boğazı'nı geçtikten beş gün sonra - güzel değil mi?Assim, após cinco dias a atravessar a Passagem de Drake -- é ou não é lindo.