Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,Vous y joindrez l`offrande de fleur de farine pétrie à l`huile, trois dixièmes pour le taureau,
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,ומנחתם סלת בלולה בשמן שלשה עשרנים לפר שני עשרנים לאיל האחד׃
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,وتقدمتهنّ من دقيق ملتوت بزيت ثلاثة اعشار للثور وعشران للكبش الواحد
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,同 獻 的 素 祭 用 調 油 的 細 麵 、 為 一 隻 公 牛 要 獻 伊 法 十 分 之 三 、 為 一 隻 公 羊 要 獻 伊 法 十 分 之 二
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,同 獻 的 素祭 用 調油 的 細麵 、 為 一 隻 公牛 要 獻伊法 十分之三 、 為 一 隻 公羊 要 獻伊法 十分之二
Boğazdan geçen yiyecek, yemek borusuna giriyor.la comida va de laringe hasta al esófago
Boğazdan geçen yiyecek, yemek borusuna giriyor.Храната преминава от ларинкса към хранопровода.
Boğazdan geçen yiyecek, yemek borusuna giriyor.蠕動によって食道を下降する
Boğazdan geçen yiyecek, yutkunmayı tetikliyor ve nefes borusu kapanıyor.喉頭が喉頭蓋まで押し上がって気管を塞ぐ 食べ物は咽頭から食道へ入り
Boğazı kesilmiş.Má podzříznutej krk.
Boğazı kesilmiş.Odezwij się.
Boğazı kesilmiş.Reci kaj.
Boğazı kesilmiş.Ο λαιμός της έχει κοπεί.
Boğazı kesilmiş.Гърлото и е прерязано.
Boğazım biraz kuru ...Aveam gatul uscat. . .
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Ma gorge est un peu sèche. <i>Merci pour la dernière fois.
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Tenggorokanku agak kering... <i> Terima kasih untuk terakhir kali.
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Ο λαιμός μου έχει στεγνώσει... <i>Ευχαριστούμε για τις προάλλες.
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Горло першит... <i>Спасибо за прошлый раз.
Boğazım biraz kuru ...Jestem trochę spragniony...
Boğazım biraz kuru ...La mia gola è un po 'secca ..
Boğazımıza kadar batıyoruz.Angażujemy się na całego.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Avançamos e enterramo-nos até ao pescoço.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Betesszük a lábujjunkat és nyakig belekeveredünk.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Chúng ta nhúng chân vào và bị ngập tới tận cổ.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Ideme tam po členky, ale vystúpame až po krk.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Kita menaruh kaki kita dan naik hingga ke leher.
Boğazımıza kadar batıyoruz.우리는 노력했습니다.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Metemos un dedo y terminamos metidos hasta el cuello.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Mettiamo il piede e ci ritroviamo dentro fino al collo.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Nous trempons le pied et puis nous nous enfonçons jusqu'au cou.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Pășim în problemă și ne implicăm mult.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Strčíme tam prst a za chvíli jsme tam až po krk.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Vi känner oss försiktigt för, och sen kör vi på.
Boğazımıza kadar batıyoruz.We voelen met een teen en gaan er tot de nek in.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Wir stecken unsere Zehen hinein und schon sind wir bis zum Hals drin.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Βάζουμε απλώς τα δάχτυλά μας και μπαίνουμε μέχρι το λαιμό.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Втурваме се и рискуваме докрай.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Мы по уши погрязли в них.
Boğazımıza kadar batıyoruz.אנו מכניסים את קצה הבוהן ומיד שוקעים עד צוואר.
Boğazımıza kadar batıyoruz.ما إن تطال اقدامنا المشكلة حتى نفكر على الفور في النهاية
Boğazımıza kadar batıyoruz.リビアに関して、なされるべきだったのは、
Boğazımıza kadar batıyoruz.还有在那里的干预?
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Ani jsem nemohla mluvit, jak mě to dostalo.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.És meg se tudtam szólalni, annyira elérzékenyültem.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Eu não pude nem responder. Estava chocada.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Ich konnte nicht mal sprechen, so groß war der Kloß in meinem Hals.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Ik kon geen woord uitbrengen, ik stokte helemaal.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Jag kunde inte ens säga någonting. Jag hade inga ord.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.전 숨이 너무 막혀서 말도 할 수 없었어요
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Mi sentivo così soffocare che non riuscivo a parlare.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Nici nu mai puteam vorbi, îmi pierdusem respiraţia.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Nie mogłam wykrztusić z siebie ani słowa.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Ni siquiera podía hablar, estaba tan anonadada.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Pridusilo ma to že som až nemohla rozprávať.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Saya bahkan tidak bisa berkata-kata, saya benar-benar tercekik.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Tôi thậm chí không thể thốt lên lời vì quá nghẹn ngào.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum. Yani öyle bir... nasıl söyleyecektim?Je ne pouvais même pas parler J'avais la gorge tellement serrée. j'étais tellement - comment puis-je lui dire?
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Δεν μπορούσα ούτε να μιλήσω τόσο πνιγμένη ήμουν.
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.Дори не можех да говоря, бях толкова задавена.