Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Potonglah sapi jantan itu di hadapan-Ku, di pintu Kemah
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Să junghii viţelul înaintea Domnului, la uşa cortului întîlnirii.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Sedan skall du slakta tjuren inför HERRENS ansikte, vid ingången till uppenbarelsetältet.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Slacht de stier voor het oog van de HERE bij de ingang van de tabernakel.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Slagt så Tyren for HERRENs Åsyn ved Indgangen til Åbenbaringsteltet
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Tu égorgeras le taureau devant l`Éternel, à l`entrée de la tente d`assignation.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Und du sollst den Farren schlachten vor dem HERRN, vor der Tür der Hütte des Stifts.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.και θελεις σφαξει το μοσχαριον ενωπιον Κυριου παρα την θυραν της σκηνης του μαρτυριου.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.И да заколиш юнеца пред Господа, при вратата на шатъра за срещане.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.и заколи тельца пред лицем Господним при входе вскинию собрания;
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.ושחטת את הפר לפני יהוה פתח אהל מועד׃
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.فتذبح الثور امام الرب عند باب خيمة الاجتماع.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.你 要 在 耶 和 華 面 前 、 在 會 幕 門 口 、 宰 這 公 牛
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.你 要 在 耶和華 面前 、 在 會幕 門口 、 宰這 公牛
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Au junghiat taurii, şi au dus copilul la Eli.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.A zabili junca a doviedli chlapca k Élimu.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Da nu Tyren var slagtet, kom Drengens Moder til Eli
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Después de degollar el toro llevaron el niño a Elí
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Então degolaram o touro, e trouxeram o menino a Eli;
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.És levágták a tulkot, és a gyermeket Élihez vitték.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Họ giết con bò đực , rồi dẫn đứa trẻ đến Hê-li .
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Họ giết con bò đực, rồi dẫn đứa trẻ đến Hê-li.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Ils égorgèrent les taureaux, et ils conduisirent l`enfant à Éli.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Immolato il giovenco, presentarono il fanciullo a El
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.In zaklali so junca in pripeljali dečka k Eliju.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.I zabiwszy cielca, przywiedli dziecię do Heli.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Ja teurastettuaan härän he toivat pojan Eelin tykö.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.그들이 수소를 잡고 아이를 데리고 엘리에게 가서
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Nadat zij een van de runderen had geofferd, ging zij met het kind naar Eli.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Och de slaktade tjuren och förde så gossen fram till Eli.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Sapi itu dipotong, lalu Samuel diantarkan kepada Eli
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Så slaktet de oksen og førte gutten inn til Eli.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Tedy zabili volka a přivedli dítě k Elí.
BOĞAZ KESİMİ(Rezanje vratov)
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Und sie schlachteten einen Farren und brachten den Knaben zu Eli.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.Και εσφαξαν τον μοσχον και εφεραν το παιδιον προς τον Ηλει.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.и закололи тельца; и привела отрока к Илию
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.И като заклаха юнеца, донесоха детето при Илия.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.וישחטו את הפר ויביאו את הנער אל עלי׃
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.فذبحوا الثور وجاءوا بالصبي الى عالي.
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.宰 了 一 隻 公 牛 、 就 領 孩 子 到 以 利 面 前
Boğayı kestikten sonra çocuğu Eliye getirdiler.宰 了 一 隻 公牛 、 就 領 孩子 到 以利 面前
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.harus dipersembahkan juga tiga kilogram tepung dicampur dengan dua liter minyak zaitun untuk kurban sajian
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.소제로 고운 가루 한 에바 십분지 삼에 기름 반 힌을 섞어 그 수송아지와 함께 드리고
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.naj se z volom vred daruje jedilna daritev, tri desetinke bele moke, omešene s polovico hina olja,
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.oltre il giovenco si offrirà, in oblazione, tre decimi di efa di fior di farina intrisa in mezzo hin di oli
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.on présentera en offrande, avec le veau, trois dixièmes de fleur de farine pétrie dans un demi-hin d`huile,
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.skal du foruden Tyren frembære som Afgrødeoffer tre Tiendedele Efa fint Hvedemel, rørt i en halv Hin Olie;
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.so sollst du zu dem Rind ein Speisopfer tun, drei Zehntel Semmelmehl, mit einem halben Hin Öl gemengt,
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.thì phải dâng chung với con bò tơ một của lễ chay bằng ba phần mười ê-pha bột lọc nhồi với nửa hin dầu,
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.והקריב על בן הבקר מנחה סלת שלשה עשרנים בלול בשמן חצי ההין׃
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.تقرب على ابن البقر تقدمة من دقيق ثلاثة اعشار ملتوتة بنصف الهين من الزيت
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.就 要 把 細 麵 伊 法 十 分 之 三 、 並 油 半 欣 、 調 和 作 素 祭 、 和 公 牛 一 同 獻 上
boğayla birlikte tahıl sunusu olarak yarım hin zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa ince un sun.就要 把 細麵 伊法 十分之三 、 並油半欣 、 調 和 作素 祭 、 和 公牛 一同 獻上
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,come oblazione, fior di farina intrisa in olio: tre decimi per il giovenco, due decimi per l'ariete
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,của lễ chay sẽ bằng bột lọc nhồi dầu, ba phần mười ê-pha về con bò đực, hai phần mười ê-pha về con chiên đực,
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,in jedilno daritev k njim: belo moko, omešeno z oljem, tri desetinke k voliču, dve desetinki k ovnu,
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,그 소제로는 고운 가루에 기름을 섞어서 쓰되 수송아지 하나에는 에바 십분지 삼이요 수양 하나에는 에바 십분지 이요
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,mit ihren Speisopfern: drei Zehntel Semmelmehl, mit Öl gemengt, zu dem Farren, zwei Zehntel zu dem Widder,
Boğayla birlikte tahıl sunusu olarak zeytinyağıyla yoğrulmuş onda üç efa, koçla birlikte onda iki efa,og som Afgrødeoffer dertil fint Hvedemel, rørt i Olie, tre Tiendedele Efa for Tyren, to Tiendedele for Væderen