Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Lebo sa nenadejem na svoje lučište, ani ma nezachráni môj meč.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Mas tu nos salvaste dos nossos adversários, e confundiste os que nos odeiam.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.men du gav os Sejr over Fjenden, du lod vore Avindsmænd blive til Skamme.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Mert nem az ívemben bízom, és kardom sem védelmez meg engem;
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Neboť jsem v lučišti svém naděje neskládal, aniž mne kdy obránil meč můj.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Nhưng Chúa đã cứu chúng tôi khỏi cừu địch chúng tôi, Làm bỉ mặt những kẻ ghen ghét chúng tôi.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Nhưng_Chúa đã cứu chúng_tôi khỏi cừu_địch chúng_tôi , Làm bỉ mặt những kẻ ghen_ghét chúng_tôi .
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.pues tú nos libras de nuestros enemigos y avergüenzas a los que nos aborrecen
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Sillä en minä jouseeni luota, eikä miekkani minua auta;
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.sondern du hilfst uns von unsern Feinden und machst zu Schanden, die uns hassen.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Tapi Engkaulah yang menyelamatkan kami dari lawan, dan mengalahkan orang-orang yang membenci kami
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Ty icke på min båge förlitar jag mig, och mitt svärd kan icke giva mig seger;
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Διοτι συ εσωσας ημας εκ των εχθρων ημων και κατησχυνας τους μισουντας ημας
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Защото Ти си ни избавил от противниците ни, И посрамил си ония, които ни мразят.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.כי הושעתנו מצרינו ומשנאינו הבישות׃
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.لانك انت خلصتنا من مضايقينا واخزيت مبغضينا.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.惟 你 救 了 我 們 脫 離 敵 人 、 使 恨 我 們 的 人 羞 愧
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.惟 你 救了 我 們脫離敵 人 、 使 恨 我 們 的 人 羞愧
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.A lökhárító nyomása széthasította a nyakamat.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bara maşinii m-a lovit în gât, despicându-l.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bemper mobil itu mengenai tenggorokan saya dan menyayatnya.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bilens kofanger ramte mit hals, skar den op.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Cái giảm xóc của chiếc xe đập vào cổ họng của tôi, và cứa banh nó.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.De bumper van de auto raakte mijn keel, sneed deze open.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Die Stossstange des Wagens traf meine Kehle und schlitzte sie auf.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.El parachoques golpeó mi garganta y la abrió en dos.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Il paraurti della vettura mi colpì alla gola, aprendola in due.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.그 차 범퍼가 제 목을 쳐서, 제 목을 갈라 벌어지게 했습니다.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Le pare-choc de la voiture a heurté ma gorge, et l'a ouverte en deux.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Náraznik auta narazil do môjho hrdla, a otvoril ho dokorán.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.O para-choques do carro bateu na minha garganta, e cortou-a ao meio.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Zderzak trafił mnie w gardło, i rozciął je.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Ο προφυλακτήρας του αυτοκινήτου χτύπησε το λαιμό μου, και τον άνοιξε.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер въехал мне в горло, рассёк его.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер машини вдарив моє горло розрізавши його.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бронята на колата ударила гърлото ми, като го прерязала.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.פגוש המכונית פגע בגרוני, ופתח אותו.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.واصطدم مصد السيارة بحلقي قاطعًا إياه
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.ぱっくりと切れてしまいました。 胸も激しく打ちつけました。
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Apoi sunetul a reapărut, din adâncul măruntaielor, scrijelindu-mi gâtlejul.
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Aztán újra az a hang, valahonnan a bensőmből erőltetve, kaparta a torkomat."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi.""그때 그 소리가 다시 나타났다." "내 깊은 가슴속 어딘가에서 밀어내는" "내 성대를 긁어 내리는 소리."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Le son est venu encore une fois, forcé du plus profond de mon ventre et raclant ma gorge. "
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Pak se ten zvuk ozval znovu, odněkud hluboko v mém břiše a škrábal se ven mým krkem."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Poi il suono uscì di nuovo, cacciato fuori da un qualche punto giù nella pancia dilaniandomi la gola".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Później się powtórzył, wypchany gdzieś z głębi mojego brzucha i rozdzierający moje gardło."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Sedan kom ljudet igen, framtvingat från någonstans djupt inne i min mage och skrapade upp min hals".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Toen kwam het geluid weer, overweldigend, van ergens diep in mijn binnenste. Het schraapte mijn keel ruw."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Έπειτα ξαναβγήκε ο ήχος, εξαναγκασμένος από κάπου βαθιά μέσα στην κοιλιά μου γδέρνοντας τον λαιμό μου".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Звук раздался снова, вырываясь из глубин моего существа и срывая голос".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."След това звука излезе отново, принуден от някъде дълбоко в моя корем и остъргвайки грубо гърлото ми. "
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."והקול נשמע שוב, כשהוא נהדף החוצה ממקום כלשהו עמוק בבטני וחורך בדרכו את גרוני."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."ثم جاء الصوت مرة أخرى، بقوة من أعماق جوفي يكاد يسحق حلقي
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."腹の奥底から喉を這って出てきました」 腹の奥底から喉を這って出てきました」 この事件により 私は強制入院となりました
Arındırma işlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boğayla bir koç sunacaksın.A gdy dokończysz oczyszczania, będziesz ofiarował cielca młodego bez wady, i barana z trzody bez wady.
Arındırma işlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boğayla bir koç sunacaksın.A když dokonáš očišťování, obětuj volka mladého bez vady, a skopce z stáda bez poškvrny.
Arındırma işlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boğayla bir koç sunacaksın.A keď vykonáš očisťovanie od hriechu, budeš obetovať junca z hoviad, bez vady, a barana z oviec, bez vady;
Arındırma işlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boğayla bir koç sunacaksın.Cuando acabes de purificarlo, ofrecerás un novillo sin defecto; y del rebaño, un carnero sin defecto
Arındırma işlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boğayla bir koç sunacaksın.După ce vei isprăvi de făcut ispăşirea, să aduci un viţel fără cusur, şi un berbece din turmă fără cusur.
Arındırma işlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boğayla bir koç sunacaksın.정결케 하기를 마친 후에는 흠 없는 수송아지 하나와 떼 가운데서 흠 없는 수양 하나를 드리되