Ana içeriğe geç
Sözlük

boğa ile cümle

boğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Am sechsten Tage: acht Farren, zwei Widder, vierzehn jährige Lämmer ohne Fehl;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.A šiesteho dňa osem juncov, dvoch baranov, ročných baránkov štrnásť, bez vady,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız."El sexto día ofreceréis ocho novillos, dos carneros y catorce corderos de un año, sin defecto
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.És hatodnapon nyolcz tulkot, két kost, tizennégy ép bárányt, esztendõsöket.
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Il sesto giorno offrirete otto giovenchi, due arieti, quattordici agnelli dell'anno senza difetti
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.În ziua a şasea, să aduceţi opt viţei, doi berbeci şi patrusprezece miei de un an fără cusur,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Ja kuudentena päivänä: kahdeksan mullikkaa, kaksi oinasta ja neljätoista vuodenvanhaa, virheetöntä karitsaa
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.여섯째 날에는 수송아지 여덟과 수양 둘과 일 년 되고 흠없는 수 양 열 넷을 드릴 것이며
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Le sixième jour, vous offrirez huit taureaux, deux béliers et quatorze agneaux d`un an sans défaut,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.No sexto dia, oito novilhos, dois carneiros, catorze cordeiros de um ano, sem defeito;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Och på den sjätte dagen: åtta tjurar, två vädurar, fjorton årsgamla felfria lamm,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Og den sjette dag åtte okser og to værer og fjorten årsgamle lam uten lyte,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.På den sjette Dag skal I ofre otte Tyre, to Vædre og fjorten årgamle Lam, lydefri Dyr,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Šesti dan pa: osem voličev, dva ovna, štirinajst enoletnih jagnjet brez hibe
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Και τη εκτη ημερα οκτω μοσχους, δυο κριους, δεκατεσσαρα αρνια ενιαυσια, αμωμα
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.И в шестой день восемь тельцов, двух овнов, четырнадцать однолетних агнцев, без порока,
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.На шестия ден, осем юнеца, два овена, четиринадесет едногодишни агнета, без недостатък;
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.וביום הששי פרים שמנה אילם שנים כבשים בני שנה ארבעה עשר תמימם׃
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.وفي اليوم السادس ثمانية ثيران وكبشين واربعة عشر خروفا حوليّا صحيحا.
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第 六 日 要 獻 公 牛 八 隻 、 公 羊 兩 隻 、 沒 有 殘 疾 一 歲 的 公 羊 羔 十 四 隻
‹‹ ‹Altıncı gün kusursuz sekiz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第六 日 要 獻 公牛 八 隻 、 公羊 兩隻 、 沒有殘疾 一 歲 的 公羊羔 十四 隻
Altın postu getiren Jason gibi. Labirente girip boğa kafalı Minotaur'u öldüren Theseus gibi olağanüstü ol.Sii spettacolare come Teseo, che entrò nel labirinto e uccise il Minotauro dalla testa di toro.
Altın postu getiren Jason gibi. Labirente girip boğa kafalı Minotaur'u öldüren Theseus gibi olağanüstü ol.Sois spectaculaire comme Thésée qui entra dans le labyrinthe et tua le Minotaure à la tête de buffle.
Altın postu getiren Jason gibi. Labirente girip boğa kafalı Minotaur'u öldüren Theseus gibi olağanüstü ol.Бъди велик като Тезей, който влязъл в лабиринта и убил бикоглавия Минотавър.
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››네 원수가 주리거든 먹이고 목마르거든 마시우라 그리함으로 네가 숯불을 그 머리에 쌓아 놓으리라
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››לכן אם רעב שנאך האכילהו לחם ואם צמא השקהו מים כי גחלים אתה חתה על ראשו׃
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››فان جاع عدوك فاطعمه. وان عطش فاسقه. لانك ان فعلت هذا تجمع جمر نار على راسه.
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››所 以 『 你 的 仇 敵 若 餓 了 、 就 給 他 喫 . 若 渴 了 、 就 給 他 喝 . 因 為 你 這 樣 行 、 就 是 把 炭 火 堆 在 他 的 頭 上 。
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››所以 『 你 的 仇敵 若 餓 了 、 就 給他喫.若渴 了 、 就 給 他 喝 . 因為 你 這樣行 、 就是 把 炭火堆 在 他 的 頭上 。
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Ak bude uložené na neho smierne, vtedy dá výkupné za svoju dušu, a síce všetko tak, ako bude vzložené na neho.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Če se mu pa naloži poravnava, naj plača za odrešitev življenja svojega vse, kolikor mu nalože.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Dacă i se pune stăpînului un preţ pentru răscumpărarea vieţii lui, va plăti tot ce i se va cere.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Ha pénzváltságot vetnek reá, fizessen lelke váltságáért annyit, a mennyit reá kivetnek.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Jeźliby nań włożono, żeby się odkupił, tedy da okup za duszę swoję, jakikolwiek nań włożą.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.만일 그에게 속죄금을 명하면 무릇 그 명한 것을 생명의 속으로 낼 것이요
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Men dersom bøter pålegges ham, da skal han gi så meget i løsepenger for sitt liv som det blir ham pålagt.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.men hvis der pålægges ham Sonepenge, skal han betale så stor en Løsesum for sit Liv, som der kræves af ham.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Men skulle lösepenning bliva denne ålagd, så give han till lösen för sitt liv så mycket som ålägges honom.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Nhược bằng người ta định giá cho chủ bò chuộc mạng, chủ phải chuộc mạng mình y như giá đã định.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Nhược_bằng người_ta định_giá cho chủ bò chuộc mạng , chủ phải chuộc mạng mình y_như giá đã định .
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Pakliť mu bude uloženo, aby se vyplatil: tedy dá výplatu za život svůj, jakážkoli na něj uložena bude.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Se lhe for imposto resgate, então dará como redenção da sua vida tudo quanto lhe for imposto;
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Si le es impuesta una multa, entonces dará en rescate de su vida cuanto le sea impuesto
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Si on impose au maître un prix pour le rachat de sa vie, il paiera tout ce qui lui sera imposé.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Wird man aber ein Lösegeld auf ihn legen, so soll er geben, sein Leben zu lösen, was man ihm auflegt.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.если на него наложен будет выкуп, пусть даст выкуп за душу свою, какой наложен будет на него.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.Обаче, ако му се определи откуп, то за избавление на живота си нека даде, колкото му се определи.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.אם כפר יושת עליו ונתן פדין נפשו ככל אשר יושת עליו׃
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.ان وضعت عليه فدية يدفع فداء نفسه كل ما يوضع عليه.
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.若 罰 他 贖 命 的 價 銀 、 他 必 照 所 罰 的 、 贖 他 的 命
Ancak, boğanın sahibinden para cezası istenirse, istenen miktarı ödeyerek canını kurtarabilir.若罰 他 贖命 的 價銀 、 他 必 照 所 罰 的 、 贖 他 的 命
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.(43:8) но Ты спасешь нас от врагов наших, и посрамишь ненавидящих нас.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.(44:8) Mais c`est toi qui nous délivres de nos ennemis, Et qui confonds ceux qui nous haïssent.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Ali ti nas otimlješ zatiralcev naših in sovražilce naše osramočuješ.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Bom w łuku moim nie ufał, ani miecz mój obronił mię;
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.ci Tu ne izbăveşti de vrăjmaşii noştri, şi dai de ruşine pe cei ce ne urăsc.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.For på min bue stoler jeg ikke, og mitt sverd frelser mig ikke,
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Ik vertrouw niet op mijn boog en verwacht geen verlossing van mijn zwaard.
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.Infatti nel mio arco non ho confidato e non la mia spada mi ha salvato
Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, Bizden nefret edenleri utanca boğan.오직 주께서 우리를 우리 대적에게서 구원하시고 우리를 미워하는 자로 수치를 당케 하셨나이다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod