Diğer bakteri ve virüslerde boğaz ağrısına neden olabilir.Bolesti v krku však mohou způsobit i jiné bakterie a viry.
Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür.Oběti přilákal k sobě domů, a poté je zavraždil uškrcením, někdy doprovázeném utonutím.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Lidský virus parainfluenzy má obvykle za následek zánět nosu, krku a dýchacích cest.
52 boğa ile karşılaşma yaptı.Nastoupil v 52 ligových utkáních.
Derin boğaz seksi 69 seks pozisyonunda da yapılabilir.Vzájemný orální sex v poloze označované jako 69.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Je to také podobný zvuk, který z nás vychází při zvracení.
Soğuk algınlığının en yaygın semptomları öksürük, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısıdır.Nejběžnějšími příznaky nachlazení jsou kašel, rýma, ucpaný nos a bolesti v krku.
18 Mart 1915'te Müttefik donanması Çanakkale Boğazı'nı geçmek için saldırıya geçti.18. března 1915 se podařilo loďstvu ochromit pevnost v Dardanelách.
Daha sonra, burunda ve boğazda çoğalır ve sonrasında genellikle üst solunum yoluna sıçrar.Replikuje se v nosu a krku a pak se často šíří do dolních cest dýchacích.
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.K otoku jazyka či hrdla dochází přibližně ve 20 % případů.
Boğazına ip dolanan Makarov ölür.Makarovovi to zlomí vaz.
Otomobil adını ünlü boğa yetiştiricisi Don Eduardo Miura almıştır.Vůz Miura byl pojmenován po jednom z trenérů býků pro býčí zápasy (Don Eduardo Miura).
Bunun üzerine boğazlar tüm yabancı gemilere kapatılmıştır.Veškeré cizí zboží se přiváží na lodích.
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.Pavilon B je jeden z pavilonů brněnského výstaviště.
Hella, bugün Çanakkale Boğazı dediğimiz boğazın üstünden geçerken düştü.Tuttle nešťastně během pádu jej řízl svojí bruslí do krku, kdy mu přeřízl jeho hrdelní žílu.
Tipi boğarak öldürür.Druh trpí padlím.
Boğazın en eski ve içi dışı en güzel klasik ahşap yalılardan biridir.V současnosti je jeden z nejlepších, ne-li nejlepší, kopcovitý klasik.
Boğazın arka tarafında, beyaz püyle kaplı büyük bademcikler.Povšimněte si zvětšených mandlí vzadu v krku, pokrytých bílým hnisem.
Bu ikinci boğazın maliyetini karşılar ve geçer.Výslužné se jim vyplatí a zdvojnásobí.
Cumhurbaşkanlığı döneminde Boğaziçi Köprüsü açılarak hizmete girdi.Za první republiky se za přechod mostu vybíralo mýtné.
Güreşteki boğayı yormaya çalışır.Sedící býk Selim I.
Batısında De Long Boğazı ve Wrangel Adası, doğusunda Point Barrow ve ötesinde Beaufort Denizi bulunur.Na západě od něho leží Wrangelův ostrov, na východě mys Barrow na Aljašce, za kterým je Beaufortovo moře.
Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı.Z tohoto důvodu je do hrobky zakázán vstup turistům.
Boğazkent Belediyesi, 1998 yılında kurulmuştur.Trvalé osídlení tu ustaveno v roce 1998.
Rus donanması İstanbul Boğazı’ndan geçti.USA: Ruské námořnictvo čelí „neodvratnému kolapsu“ .
Boğazlıyan ovası oldukça verimlidir.Zbarvení peří je poměrně pestré.
Bu boğaların yerli hayvan olduğu için boz renkliler çoktu.Mnozí Indiáni vepře z toho důvodu nenáviděli.
Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı.Willie ji probodl nožem a ještě utopil.
Tek başına difteri denince boğaz difterisi anlaşılır.Zánět je pojmenovaný podle záškrtu (difterie).
Bu boğa ise Lamborghini'nin boğa burcu olmasından gelmektedir.Ain tvoří spolu s Aldebaranem oči býka.
Ted, Kate'e karşı koyar ve neredeyse onu boğarak öldürür.Catherine jde na nelegální potrat a téměř zemře.
Büyük avlar için boğazdan ısırmayı tercih eder.Upřednostňuje živou potravu před mršinami.
Öldürdüğü ilk boğa, 24 Temmuz 1910 tarihine rastlar.A ucis primul taur pe 24 iulie 1910.
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.Până la 20% din cazuri prezintă inflamații ale limbii sau ale gâtului.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.În noaptea de 26/27 mai, flota rusă s-a apropiat de strâmtoarea Tsushima.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Faringita streptococică provoacă 37% din inflamațiile gâtului la copii.
Boğaz ağrılarını geçirir.Am durere în gât.
Japonya'da bu boğaz, adını, 1808 yılında buraya yolculuk eden Mamiya Rinzō'dan almıştır.În Japonia, strâmtoare este numită după Mamiya Rinzo, care a călătorit prin strâmtoare în 1808 .
Sıklıkla, başında bir yarım ay ve elinde bir meşale ile bir atı veya boğayı sürerken resmedilmiştir.Este de multe ori înfățișată călărind pe un cal sau pe un taur.
Özgün sözcük Minotor'dur ve Yunanca "Minos’un Boğası" anlamına gelir.Cuvântul "Minotaur" este traducerea grecească a sintagmei "Taurul lui Minos".
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.Majoritatea bacteriilor pătrund în plămâni prin aspirarea unor organisme mici, aflate în gât sau nas.
Streptokok farenjiti boğazı ve bademcikleri etkiler.Faringita streptococică afectează gâtul și amigdalele.
Rus ticaret gemilerine boğazlarda geçiş hakkı tanındı.Navelor comerciale ruse li se acordă dreptul de liberă trecere în Marea Mediterană.
Şehir, Tayvan Boğazı aracılığıyla Tayvan'ın karşısında yer almaktadır.Taiwan este separat de continent prin strâmtoarea Taiwan.
Diğer bakteri ve virüslerde boğaz ağrısına neden olabilir.Alte bacterii sau virusuri pot provoca de asemenea durere în gât.
52 boğa ile karşılaşma yaptı.A bifat 52 de meciuri în Superliga daneză.
Boğaziçi'nde târih.Odobescu” din Pitești.
Mangalcı: Sürekli boğaz derdinde olan bir karakterdir.Roșul este un personaj care trăiește mereu suferind.
Şehri zorla almak için, Haçlıların boğazı geçmeleri gerekiyordu.În vederea unui atac al cruciaților orașul fusese bine întărit.
Strep anjini daha geniş bir kategori olan boğaz ağrısı ya da farenjite dahildir.Faringita streptococică este inclusă în categoria mai amplă a durerilor în gât sau faringitei.
Boğaz kapsamında 4 yapısal havza ve 4 vadi bulunur.Peste apa văii Hășdate există 4 punți.
Başlıklar boğa ve insan şeklindeydi.Minotaurul avea trup uman și cap și coadă de taur.
4 = Bu ikisi Mısır için kutsal boğalardır.Apis este taurul sacru al egiptenilor.
Perekop Kıstağı ile Herson Oblastı'na bağlanmaktadır ve Kerç Boğazı ile Kuban'dan ayrılmaktadır.Ea este unită cu regiunea Herson prin Istmul Perekop și separată de Kuban prin Strâmtoarea Kerci.
Filin boğazında daha sonra kullanmak üzere su saklayabileceği bir kese bulunur.Gâtul unui elefant pare să conțină o pungă în care poate stoca apă pentru o utilizare ulterioară.
Bizi nasıl mı boğacaktı?Ai venit să ne distrugi?
Her yıl ABD'de yaklaşık 11 milyon insan boğaz ağrısına yakalanır.Aproximativ 11 milioane de oameni se îmbolnăvesc anual de faringită streptococică în Statele Unite.
Boğazı oluk renklidir.Gâtul se strâmbase.
Bu eski Boğaz semtine 'Emirgân' denmesinin sebebi işte yukarıda anlattılanlardan kaynaklanmaktadır.Existența schitului de pe pârâul Căprița vine în susținerea celor descrise anterior.
Boğazlar ve İstanbul TBMM hükümetinin yönetimine bırakılmıştır.Sub Akbar guvernul și sistemul de taxe se reorganizează.