Ana içeriğe geç
Sözlük

boğa ile cümle

boğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Küçük çocuğun boğazı kesilmişti.Przebija gardło chłopaka.
Ama onun gibi soluk renkli boğazı vardır.Na szyi ma równie biały gronostajowy kołnierz.
Boğazı ve göğsü beyazdır.Gardło i pierś białe.
Daha sonra Boğazköy olarak kayıtlara geçmiştir.Później odnotowywana w dokumentach jako leśniczówka.
Espada İspanyolca matadorların boğa güreşlerinde kullandığı kılıç adıdır.Oznacza miecz, który jest używany przez matadorów podczas walk na arenie.
Bu olayın ardından Konstantinopolis ve Boğaz, 57 yıl boyunca Latin İmparatorluğu yönetiminde kaldı.Konstantynopol był znowu grecki, po 57 latach łacińskiego panowania.
29 Aralık 1997 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nden 1 milyarıncı araç geçti.Do grudnia 1997 r. przez most przejechało miliard pojazdów.
Eritince de kurşun canavarın boğazından içine doğru akmış ve canavar oracıkta ölüvermiş.Strzeliła z łuku do potwora, przez co ten uciekł.
Yazın da yüzü ve boğazı kiremit kırmızısı olur.Wiosną i latem gardło wraz z brwiami stają się różowawe.
Jalpa ismi ünlü bir boğa cinsinden gelmektedir.Nazwa Jalpa pochodzi od słynnej rasy walczących byków.
Boğa burcudur.Wściekły byk.
Boğazlayan: Çiçeklü, Kulağuzlu.Surowiec: kora, kwiaty, strąki.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Skręca kark człowiekowi, który go przyłapał.
Filipinler'i kuzeyde Luzon Boğazı, batıda ise Güney Çin Denizi çevrelemektedir.Od północy Filipiny oblewane są wodami cieśniny Luzon, od zachodu wodami Morza Południowochińskiego.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.Z czasem zdobył rozgłos jako siejący spustoszenie Yagouai.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Dzięki temu z rury wydobywa się dźwięk przypominający szczekanie psa.
Boğazdan köprü veya tüp geçit geçişi henüz yoktur.Z ogrodzenia ani bramy wejściowej nie zostało żadnego śladu.
Karın ve boğaz genellikle beyazdır, bazen de kısmen pembelik görülür.Brzuch i gardło są zazwyczaj białe, czasem lekko zaróżowione.
Burası boğazın en dar noktasıdır.Jest to najwyższy wierzchołek tej grani.
Bizi nasıl mı boğacaktı?Czemu nie zostaną przedtem uśmiercone?
Gücü kullanarak boğazını sıktığı Padme bayılır.Z radości rzuca mu się na szyję.
Boğaz savunma sistemlerinin komutanlıklarına da Alman subaylar yerleşti.Pośrednio potwierdzają to raporty oficerów niemieckiej Ordnungspolizei.
Boğazımızı açıp sağlıklıyken de baktığımızda zaten pembe-kırmızı arası bir renk görürüz.Na szyi kapitana, jeszcze przed jej przecięciem, można zauważyć czerwoną linię.
Boğa damızlık olarak, öküz ise iş ve besi hayvanı olarak kullanılır.Konie tej rasy używane są do prac leśnych, turystycznie i jako zwierzęta rzeźne.
ح: Ha harfi, boğazın tam ortası sıkılarak gırtlaktan çıkarılır (Ⱨ).Zwichnięcie rzepki – przemieszczenie rzepki, w którym wypada ona z bruzdy międzykłykciowej.
Boğaları korur.Niemniej jednak, oni zabezpieczyli byka.
13 Şubatta Boğaziçi'nde Haliç ağzında bir deniz savaşı yapılmıştır.3 lutego zginął w walkach na Pomorzu.
Muaviye, Boğaz üzerine küçük bir kale yaptırdı.Na kalenicy nawy smukła mała wieżyczka z baniastym zwieńczeniem.
Boğaz'ın Dış Tahkimatı'nın imha edilmesi Avrupa'da beklenenin üstünde sonuçlar doğurmuştur.Nic też dziwnego że Oświecenie w Polsce rozwinęło się później niż na zachodzie Europy.
Artvin ilinin simgesi Boğa'dır.Jej znak zodiaku to Byk.
Burcu Boğa'dır.Jego znak to głowa byka.
İngiltere'de boğalarla ve ayılarla dövüştürülmüşlerdir.W walkach używano słoni oraz koni.
Boğazı oluk renklidir.Gardło jasnopopielate.
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.Tungan eller halsen svullnar upp i 20 % av fallen.
67 yılında, Nero Korint Boğazı'na bir kanal kazdırmaya teşebbüs etti.År 67 försökte Nero låta anlägga en kanal vid Korintiska näset.
29 Aralık 1997 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nden 1 milyarıncı araç geçti.Den 29 december 1997 passerades en miljard överfarter.
Bu sırada Leia da Jabba'yı zincirle boğarak öldürür.Leia dödar Jabba genom att strypa honom.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Streptokockfaryngit ligger bakom 37% av halsont bland barn.
Okul Çanakkale Boğazı kıyısında, yeşiilikler içinde bir alandadır.Nya studenthuset i mitten, med ett grönt tak.
Aynı zamanda, boğa güreşindeki ana kişidir.Den här artikeln handlar om huvudpersonen i tjurfäktning.
26 Eylül 1954'te Tōya Maru isimli feribotun boğazda batmasıyla 1,172 kişi ölmüştür.Den 26 september 1954 omkom 1 172 personer när färjan Tōya Maru sjönk i sundet.
2. Andrew Altın Boğa’yı burada 1222’de ilan etti.Andreas II delade ut den påvliga bullan här år 1222.
(Karşıt: Boğa Eğilimi).(Svar: Kärnande av smör.)
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humant parainfluensvirus leder i vanliga fall till att näsan, halsen och luftvägarna inflammeras.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Sinnesstyrkan ännu oprövad; blicken riktad framåt."
Boğaz sayısı 2, 4, 6 veya daha fazla olabilir.De skall vara två, fyra eller högst sex stycken.
Bu boğazlar, geleneksel olarak Avrupa ve Asya kıtaları arasında sınır olarak kabul edilirler.Sänkan anses stundom som den naturliga gränsen mellan Europa och Asien.
Küçük çocuğun boğazı kesilmişti.Hon hade fått halsen avskuren.
Her yıl ABD'de yaklaşık 11 milyon insan boğaz ağrısına yakalanır.Cirka 11 miljoner människor drabbas av halsont i USA varje år.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Lätet liknas vid ljudet av när man öppnar en rostig grind.
Kent Vancouver Adası'nın güneydoğu ucunda, Juan de Fuca Boğazı kıyısında yer almaktadır.Staden ligger på den södra spetsen av ön Vancouver Island vid Juan de Fucasundet.
24 Ağustos 2006'da Tom Hamilton'un da boğaz kanseri olduğu açıklandı.Den 24 augusti meddelades det att Hamilton behandlades för cancer i halsen.
Boğazda ten rengi-beyazımsı bir renk görünür.Vitaktig päls vid halsen påminner om en krage.
1936 - Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.1963 - Partiella provstoppsavtalet undertecknas.
Orhan Veli ise Boğaziçi'ni seyretmektedir.Felix är och letar efter vildmannen.
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.De flesta bakterier kommer in i lungorna via små aspirationer av organismer, som finns i hals eller näsa.
Türkiye, Boğaziçi Köprüsü ihalesi açtı.I utbyte hävde Grekland embargot.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.Den kalla Östra Grönlandsströmmen passerar sundet och för med sig isberg till Nordatlanten.
Oblastın batısında Azak Denizi, Kerç Boğazı ve Karadeniz'in küçük bir kısmı vardır.Terrängen runt Tappeh-ye Shekasteh-ye Ḩoseynū är lite kuperad.
Bu boğaz, adını Aomori İli'nin batı bölgesinden almıştır.Det namngavs efter den västra delen av Aomori prefektur.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod