Ana içeriğe geç
Sözlük

bizzat ile cümle

bizzat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.Tôi tự trải nghiệm điều này lần đầu tiên khi tôi tốt nghiệp Đại học Barnard năm 2002.
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.Yo experimenté esta sensación de primera mano cuando me gradué de la Universidad Barnard en el 2002.
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.Απέκτησα προσωπική εμπειρία όταν αποφοίτησα από το Κολέγιο Μπάρναρντ το 2002.
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.Преживях това от собствен опит, когато завърших колежа Барнард през 2002 година.
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.Я испытала все это сама, когда окончила Барнард Колледж в 2002.
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.Я сама особисто відчула це, коли я закінчила Бернард-коледж в 2002 році.
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.חוויתי את זה באופן אישי כשסיימתי את לימודיי בברנרד קולג' בשנת 2002.
2002 yılında Barnard College'tan mezun olduğumda bunu bizzat kendim yaşadım.لقد كنت مندفعة جداً عندما تخرجت في عام 2002 من كلية بارنارد
Aile bizzat çocuk koruma resmi görevlilerinden yardım isteyebilir.Familjen kan själv be barnskyddsmyndigheterna om hjälp.
Aile bizzat çocuk koruma resmi görevlilerinden yardım isteyebilir.La famille peut elle-même demander de l'aide auprès des autorités de la protection de l'enfance.
Aile bizzat çocuk koruma resmi görevlilerinden yardım isteyebilir.Perhe voi itse pyytää apua lastensuojeluviranomaisilta.
Aile bizzat çocuk koruma resmi görevlilerinden yardım isteyebilir.Una familia puede pedir ayuda por sí misma a los servicios de protección de la infancia.
Aile bizzat çocuk koruma resmi görevlilerinden yardım isteyebilir.Обратиться за помощью в органы защиты детей может сама семья.
Aile bizzat çocuk koruma resmi görevlilerinden yardım isteyebilir.بإمكان العائلة أن تطلب المساعدة من سلطات حماية الطفل بنفسها.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Ale propojují další, co se navzájem neznají a vzniká tak něco většího, než jsou oni sami.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.서로 모르는 사람들을 그들 자신보다 한 단계 위로 연결시켜주면
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Mă conectez, în schimb, cu oameni care nu se cunosc între ei pentru a găsi ceva mai mare decât ei înșiși.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Ma io mettero' in contatto persone che non si conoscono con qualcosa di piu' grande di loro stessi.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Mais je relie des gens qui ne se connaissent pas à quelque chose de plus grand qu'eux-mêmes.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Mas ligo pessoas que não se conhecem para formarem algo maior que elas próprias.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Pero, Yo conecto personas que no sé conocen entre ellas a algo más grande que ellos mismos.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Sondern sie vernetzen Menschen, die einander nicht kennen zu etwas Größerem als sie selbst.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Αλλά συνδέουν ανθρώπους που δεν γνωρίζονται σε κάτι μεγαλύτερο από τον εαυτό τους.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Вместо этого я соединяю людей, не знакомых друг с другом к чему-то большему, чем они сами.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Но аз свързвам хора, които не се познават до нещо което е по-голямо от тях самите.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.אלא, אני מחבר אנשים שלא מכירים אחד את השני למשהו שהוא גדול מהם עצמם.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.لكن أوصل الناس الذين لا يعرفون بعضهم البعض بشئ أعظم من شخوصهم.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.もっと大きな何かにつなげましょう それぞれの集団の価値も増します
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Aber es ist schwierig, die Worte laut ausgesprochen zu hören.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Ale není to snadné slyšet ta slova nahlas.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Ale trudno przyjąć słowa wypowiedziane na głos.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek. Biliyorum, zar zor söyleyebiliyordum.Но слышать эти слова трудно, ещё труднее мне было их произносить.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Dar e greu să auzi cuvintele rostite.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.De nehéz hangosan hallani e szavakat.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.하지만 그 얘기를 큰 소리로 듣기는 힘들었다.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Maar het is lastig om de woorden hardop te horen.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Ma è difficile ascoltare le parole dette ad alta voce.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Mais c'est difficile de l'entendre de vive voix.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek."Mas é difícil ouvir as palavras em voz alta.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Men det är svårt att höra orden uttalas.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Men det er svært at høre ordene blive sagt højt.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Namun sulit untuk mendengarkan kata-kata itu.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Nhưng khó mà nghe những lời này trên thực tế.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Pero es difícil escuchar las palabras en voz alta.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Αλλά είναι δύσκολο να ακούς τις λέξεις δυνατά.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Но е трудно да чуя думите.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.Проте було важко чути слова вимовленими уголос.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.ובכל זאת, קשה לשמוע את המלים נאמרות בקול.
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.ولكن كان من الصعب سماع الكلمات عالياً
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek.僕だってやっとのことで打ち明けられたんだ
Aynı şekilde organizmalar bu hadisenin bizzat içinden zuhur etmiş olabilir.Samalla tavalla organismit ovat voineet saapua ajoissa paikalle
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.Du kan också besöka FPA:s kontor.
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.También puede acudir personalmente a una oficina de Kela.
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.Voit myös käydä Kelan toimistossa.
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.Vous pouvez également vous rendre dans les bureaux Kela.
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.بإمكانك أيضاً الذهاب إلى مكتب مؤسسة التقاعد الوطني الكيلا.
Ayrıca bizzat Kela ofisine gidebilirsiniz.您不仅可以通过互联网递交申请表,或将表格邮寄至Kela,还可亲自前往Kela办公室递交申请。
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı."At, dass er die Türklinke griff, schlug die Tür zu, und schloss sie ab.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Ayah meraba-raba jalan terhuyung-huyung ke kursi dan membiarkan dirinya jatuh di dalamnya.
Baba, onun yolunu koltuğunu Sendeleyen ve bizzat kendi düşürdüm yokladı.Az apa tapogatózott útját düledező az ő székre, és hagyja maga esik bele.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod