Ana içeriğe geç
Sözlük

bitmiş ile cümle

bitmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Teslim seçenekleri ile Milli program sıcak bitmiş olmalıdırインストールは完了です。
Tüm egemen servet fonları bitmiş çünkü geçen sene Citibank'a yatırım yaptılar ve hisselerin değeri düştü. -彼らは、シティバンクに昨年投資して、 株式は急落を続けました。
Um.. Adam: Bu lastiğin işi bitmiş.Det där däcket är helt sönder.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.거기가 말라 죽어버렸다는 거에요.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.それで 私はヴァギナの質問を友人にすると
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.Πως ήταν στεγνό, ήταν τελειωμένο και πεθαμένο.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.О том, что оно у нее высохло, перестало существовать и умерло.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.שהיא מיובשת וגמורה ומתה, ואני הייתי בשוק.
Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.اللذي كان جافا منتهيا و ميتا و كنت مصدومة شيئا ما
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.Y dijo cosas sobre su vagina que me sorprendieron, que estaba seca y acabada y muerta, y me sorprendió.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş. Ben şoke olmuştum.Zaszokowało mnie, jak o niej mówiła, że jest wysuszona, skończona i martwa; byłam w szoku.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.Quella donna mi disse cose sulla sua vagina che mi scioccarono; che si era seccata, che era finita, morta.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.Ze vertelde me dingen over haar vagina die me echt schokten, dat ze uitgedroogd was en stuk en dood.
Vajinası hakkında beni şoke eden şeyler söyledi. Vajinası kurumuş, bitmiş, ölmüş.За вагината си тя каза неща, които ме шокираха, че е пресъхнала и свършена, и мъртва.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Aceasta e rulota, terminată.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Das ist der Wohnwagen, so gut wie fertiggestellt.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Dat is de caravan in bijna finale staat.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Đó là toa xe khi gần hoàn thiện.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.E questa è la roulotte praticamente finita.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Este es el remolque, casi terminado.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.이 트레일러는 아주 아름다운 마무리감을 보여줍니다.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.To jest ta przyczepa, w zasadzie gotowa.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Tokyo Designers Blockと呼ばれる
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Voici la caravane, presque terminée.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Вот практически законченный трэйлер.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.Това е караваната, в общи линии завършена.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.זה הקרוון, די גמור.
Ve bu da römork, neredeyse bitmiş halde.هذه المقطورة، شبه منتهية
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.A férfi azt mondta neki, "Ha most elutazol Hawaii-ra, akkor köztünk mindennek vége."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Anh bảo, "Nếu em rời anh và đến Hawaii gì đó, chúng ta sẽ kết thúc."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.El a spus: "Dacă mă părăseşti și pleci în Hawaii, s-a terminat între noi."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.El dijo, "Si me dejas y te vas a tu cosa en Hawaii, esto se termina".
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Hij zei: "Als je toch naar dat Hawaï-gedoe gaat, is het uit tussen ons."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Il a dit, " Si tu pars et tu vas a ce truc de Hawaii, c'est fini entre nous. "
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.그 남자는 "만약 당신이 나를 떠나 하와이에 간다면, 우리는 끝이야"라고 말했습니다.
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Lui le aveva detto, "Se parti e vai a fare quella cosa alle Hawaii, tra noi è finita".
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.On powiedział, "Jeżeli pojedziesz na Hawaje koniec z nami."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Povedal, "Ak odídeš a pôjdeš na ten Havaj, skončili sme."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Povídal, "Když odejdeš a pojedeš na Havaj, skončili jsme."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş."Se fores para aquela coisa no Havai, estamos acabados."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş."Wenn du jetzt gehst, zu der Hawaii-Sache fährst, ist es mit uns vorbei."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Της είπε:" Αν σηκωθείς και πας στη Χαβάη, τελειώσαμε".
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Він сказав: "Якщо ти залишиш мене й поїдеш на той Гавайський семінар, між нами все".
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Он сказал, "если ты уедешь на Гавайи, на тот семинар, между нами все кончено".
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.Той казал, ако тръгнеш и отидеш на този семинар в Хаваите, с нас е свършено.
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.הוא אמר, "אם את עוזבת והולכת לדבר הזה בהוואי, זה נגמר בינינו."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.و قال, " لو غادرت و ذهبت إلى هاواي, ينتهى ما بيننا."
Ve erkek arkadaşı da, "Eğer buradan ayrılır ve Hawaii'deki o şeye gidersen, her şey bitmiştir." demiş.「終わりにしましょう」 セミナーの後 彼女は彼に電話し
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.A rzecz w tym, że w przypadku złota, kiedy przyszedł koniec, to przyszedł koniec.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.Az Aranyláz ugyanis olyan, hogy ha egyszer vége, akkor vége. Ez a fickó azt mondja:
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.C'est que, pendant la ruée vers l'or, quand c'est fini, c'est fini.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.E questo è, durante la corsa all'oro, quando è finito, è finito.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.In een goudkoorts is het voorbij als het op is.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.그것은, 골드러시는 한 번 끝났으면 정말 끝난 것이라는 점입니다.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.Şi asta este, în goana după aur, când se termină, se termină.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.Und das ist, bei einem Goldrausch, wenn es vorbei ist, ist es vorbei.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.U zlaté horečky platí, že když je po všem, je po všem.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.Y ello porque, en una fiebre de oro, cuanto termina, termina.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.При златна треска, когато приключва, това е краят.
Ve o da, bir altına hücumda, bitince bitmiştir.Разница в том, что если золото закончилось, оно закончилось и точка.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod