Ana içeriğe geç
Sözlük

bitme ile cümle

bitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Parası bitmeden bir dönemi tamamladı ve eve döndü. [1]She completed one term before her money ran out and she returned home.[13]
Böyle bir rekabetin asla bitmeyeceğini ve sonsuza kadar süreceğini savundu.He argued competition like this would never end, but continue forever.
Daha yeni çarşamba mı? Bu hafta da bitmek tükenmek bilmiyor.Ist es erst Mittwoch? Diese Woche nimmt auch gar kein Ende.
Her bir formatlama ^XA komutayla başlayıp ^XZ ile bitmek zorundadır.Jede Formatierung muss mit dem Befehl ^XA beginnen und mit ^XZ enden.
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.Aber nicht alles war verloren, denn aus der Asche entstieg ein großer Vogel.
Ancak Tom'un oyunları henüz bitmemiştir.Doch damit ist Toms Plan noch nicht beendet.
IMDb'de Bitmeyen Azap SinemaTürk'te Bitmeyen AzapSühne für die Verfehlung wurde durch eine Buße geleistet, die vom Oberen auferlegt wurde.
Seninle oynamam bitmedi.")Ich werde nicht spielen!“.
Ancak revizyonlar bununla da bitmemiştir.Die Prüfungen seien damit allerdings noch nicht abgeschlossen.
Yaz tatili bitmek üzereydi.Ende der Sommerpause.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Bevor sie zu sprechen beginnen, warten sie höflich darauf, dass der andere Gast zu reden aufgehört hat.
İnşaatın bitme tarihi henüz kesinleştirilmemiştir.Die Baugeschichte ist noch nicht abschließend geklärt.
Oğuz ve Bekir'in askerlik süresi bitmeye yaklaşmıştır.Dort betreute er unter anderen seinen Sohn Uwe und Uwe Raab.
Bu savaş başladı mı artık hiç bitmez..."(E.E.Cummings) ^ Friedman, Norman (1964).Der Krieg ist damit für uns mit dem heutigen Tage beendet.“ (Keppler-Tagebuch, Riedel, 66).
Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir.Nachdem sich die „richtigen“ Paare gefunden haben, steht ihrem Glück nichts mehr im Wege.
Kuraklığın başlama ve bitme zamanının tespiti zordur.Anfang und Ende der Hanse sind schwer zu bestimmen.
Bakunin'in pek çok çalışması gibi bu eser de bitmemiştir.Wie so viele Werke des Florentiners ist auch dieses unvollendet geblieben.
Ayaz'da sürprizler hiç bitmez.Die Überraschungen nehmen kein Ende.
E881 Yolu; Gebze şehrinde başlayıp, Bursa,İzmir'den geçerek Çeşme'de bitmektedir.Die Europastraße 881 beginnt in Bursa, geht weiter nach Izmir und endet in Çeşme.
İki tür renkten bitme vardır.Es gibt zwei Farbformen.
Nisan 2015'te Saint-Raphaël Var Handball'dan sözleşmesi bitmeden ayrıldı.Im April 2015 verließ er vorzeitig Saint-Raphaël Var Handball.
Bu surede ayet sonları sin (س) harfi ile bitmektedir.Die wahre Geschichte verlief jedoch anders (siehe oben).
Bitmeyecek öykü hakkında bilgiEine Geschichte, die nicht zu Ende sein kann.
1945 yılında savaşın bitmesiyle kamptan kurtuldu.Anfang 1945 floh sie aus dem Lager.
Ancak feud bitmemişti.Phibes jedoch gibt nicht auf.
Kira süresi ödeme biter bitmez başlar.Die Rentenzahlung beginnt nach dem Vertragsbeginn.
Maçın bitmesine 9 saniye kalmıştır.Neun Partien endeten remis.
Görevi yaptıktan sonra eğitim bölümü bitmekte ve asıl hikâye bölümü başlıyor.Diese Rede wird mit einem Toast beendet, danach beginnt der informelle Teil.
Beklenen çeviriler bitmez.Übersetzungen Journey Without Ending.
Şarkısız yolculuk bitmez.Klarer Gesang kommt nicht vor.
Parça bitmeden önceki son kısım presto temposundadır.Ein dritter Teil im Stile von Ultima wurde kurz vor Beendigung gestoppt.
Giresunspor'la 1 yıllığına anlaşma sağlamasına rağmen sözleşmesi bitmeden ayrıldı.Dennoch wollte er ein Jahr vor Ablauf seines Vertrages den Verein wechseln.
Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir.Goudstikker, damals frisch verwitwet, trug Dési von Halban-Kurz bald nach dieser Veranstaltung die Ehe an.
Oyuncu Niko'nun Dimitri'den intikam almasıyla ya da onunla anlaşmaya varmasıyla bitmektedir.An dieser Stelle hat der Spieler die Möglichkeit, sich für oder gegen den Deal mit Dimitri zu entscheiden.
Babasına olan özlemi hiç bitmez.Eine Beziehung zu seinem Vater ist nie entstanden.
Bu oklar hiç bitmez.Das Licht wird dich niemals aufgeben.
Fred Madison'un telefon numarası şeytanın sayısı olarak bilinen "666" ile bitmektedir.Der Truck, der Rachel mitnimmt, hat die Nummer 666, die auch als die Zahl des Teufels gilt.
Ancak karganın çalışmaları bununla da bitmemektedir.Es kam jedoch nicht zur Aufführung seiner Werke.
Lothar bu evliliğin bitmesini metresi Waldrada ile evlenebilmek için istiyordu.Die Scheidung sollte Lothar ermöglichen, seine Konkubine Waldrada zu heiraten.
Bu aynı zamanda düğün merasiminin bitmesi anlamına gelir.Dies ist auch das Ende von Honorias Heiratsabsichten.
Lokavtın bitmesiyle yeniden NBA'e dönmüştür.Er kehrte nach dem Ende des Lockouts zurück in die NBA.
Yapımı bitmemiş, yarım kalmıştır.Also blieb das Bauwerk halb fertig.
Sahil bataryaları ise cephaneleri bitmek üzere olduğundan karşılık verememişti.Angeblich soll die Artillerie noch nicht eingetroffen sein.
Bu eseri bilinen tek aşkı olan ressam Suzanne Valadon ile ilişkisinin bitmesi üzerine yazdı.Eine Liebesbeziehung verband ihn mit seinem Modell, der späteren Malerin Suzanne Valadon.
Üzerinden yenilen yemekler hiç bitmez.Doch die Uhrwerke kamen nie an.
Yayla geleneğinin bitmesi önemli bir sosyal ve kültürel zenginliğinde bitmesi anlamına gelmektedir.Die folgende Romanisierung bedeutete das Ende einer eigenständigen Kultur oder Politik.
Balkan topluluklarıyla yapılan savaşlar, mücadeleler bitmek bilmiyordu.Verhandlungen zwischen den Kriegsparteien führten zu keinem Ergebnis.
Bu onun bitmek tükenmek bilmeyen beni çok bunaltan hikayesidir.C'est son récit interminable qui m'a ennuyé à mourir.
O, benim için bitmeyen bir işkence.Il est un tourment éternel pour moi.
Ne pahasına olursa olsun, bu iş bitmeli!Il faut, coûte que coûte, que cette affaire aboutisse !
Çalışmalarım bitmedi.Mes études n'ont pas abouti.
Sezon Ted'in Stella'ya evlenme teklif etmesiyle bitmektedir.La saison se conclut par la demande en mariage de Ted à Stella.
Yapımı 12 Ekim 1959'de başlamıştır ve bitmesi yaklaşık 2.5 yıl sürmüştür.La construction proprement dite commença le 12 octobre 1959 et prit près deux ans et demi.
Savaşın bitmesiyle Avusturya'daki Klagenfurt kentindeki İngiliz kuvvetlerine teslim oldu.Elle capitule face aux troupes britanniques dans la région de Klagenfurt en Autriche.
Sezonun bitmesiyle Dallas Mavericks ile anlaştı.Il signe ensuite avec les Mavericks de Dallas pour finir la saison.
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.Mais tout n'était pas perdu, car des cendres s'éleva un majestueux oiseau.
Raif'in asla bitmeyecek olan kasvetli günleri burada başlar.L'histoire racontée dans Infinite Ryvius démarre ici.
29 Ağustos'ta, Pope bitmemiş demiryolu hattı boyunca Jackson'ın hatlarına karşı bir dizi saldırı başlattı.Le 29 août, il lance une série d'attaques contre les positions de Jackson le long du talus de chemin de fer.
Bitmemiş Senfoni.Conclusion Une symphonie inachevée.
Fakat "Acımasız Parlamento"'ya olan kini bitmemişti.Ce « Parlement inutile » est dissous.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod