Ana içeriğe geç
Sözlük

bitme ile cümle

bitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Oylamanın bitmesiyle, 157 puan alarak 20 ülkenin şarkısı arasında 1. oldu.À l'issue du vote, elle a obtenu 152 points, se classant 1re sur 19 chansons,.
Aşkım Bitmeyecek (4:50) 04.Voy a escapar.(4:19) 5.
Speer, tam cezasının bitme süresi olan 1 Ekim 1966'da gecenin bir yarısında serbest bırakıldı.Speer réalisa donc l'ensemble de sa peine et fut libéré à minuit sonnant le matin du 1er octobre 1966.
Yaz tatili bitmek üzereydi.Les vacances se terminent.
Bu trajik dönemin bitmesiyle eser koroyla sonlanır .Cette fois, le happy end est remplacé par une fin tragique.
Mozart'ın hazırladığı eser müsveddesi burada bitmektedir.L’occasion de faire le siège de Madras semble passée.
Ancak gidecek yolu henüz bitmemişti.Mais, à ce jour, la route est toujours inachevée.
Bitmemiş olan bu eser ilk ve tek dünya coğrafyasıdır.Le dernier scénario avance que nous sommes les premiers ou les seuls dans l'Univers.
Her bir formatlama ^XA komutayla başlayıp ^XZ ile bitmek zorundadır.Une étiquette commence par ^XA et se termine avec ^XZ.
19 Mart'a gelindiğinde ise kayıtların bitmek üzere olduğunu açıkladı.Le 30 avril, elle annonce enfin que l'enregistrement a pris fin.
Sıradaki albümüm bitmek üzere.Le deuxième album suit.
Önce yaşadıklarının bir film olduğunu düşünür ancak sonra bunun hiç bitmeyecek bir film olduğunu fark eder.Nous voulons que cela ressemble à un voyage achevé, et nous pensons que ce film le fait.
Hakkında efsaneler asla bitmez.Le roman ne s'arrête jamais!
Ruh çözümlemenin son, bitmemiş ama köklü bir tanımı.Son dernier ouvrage, Unendliche Sphäre und Allmittelpunkt.
Nakarat kısmı "Biter mi dünya gailesi bitmez derken?Une théière perdue annonce-t-elle la fin du monde ?
Şehri terk etmemiş olanlar evlerinde salgının bitmesini beklemeye başladı.Des gens qui abandonnaient la ville mirent leur maison à sa disposition.
1983'te hapsinin bitmesinden üç yıl sonra geri dönerken Manila Uluslararası Havalimanı'nda öldürüldü.En 1983, trois ans après un voyage au Caire, il obtient enfin la nationalité française.
Köyün altyapı hizmetleri tamamen bitmek üzeredir.L'assainissement complet du village est bientôt terminé.
Proje çalışması bitmek üzeredir.Le planage viendra conclure le travail.
Tedavisi biter bitmez yeniden cepheye döndü.Guéri, il remonte au front.
Yapımı bitmemiş, yarım kalmıştır.L'œuvre pourtant n'est qu'à moitié terminée.
Yedi Yıl Savaşı'nın bitmesi için 10 Şubat'ta Paris Antlaşması 15 Şubat'ta Hubertusburg Antlaşması imzalandı.Le traité de Paris marquant la fin de la guerre de Sept Ans est signé le 10 février 1763.
İnşaatın bitme tarihi henüz kesinleştirilmemiştir.La date de construction n'a toujours pas pu être déterminée.
İki yıldan fazla süredir aynı albüm ile devam ediyorum ve henüz işim bitmedi." dedi.J'ai écouté cet album tant de fois que les deux dernières années, je n'ai pas écouté grand chose d'autre ».
Strasburg'un derlemesi burada bitmektedir.L'épisode communautaire semble à présent terminé.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Il voulait une place, mais le ciel collé à la terre ne lui en laissait aucune.
1 Haziran 2011 itibarıyla sözleşmesinin bitmesiyle serbest kalmıştır.Il est officiellement libéré de son contrat le 1er août.
Bu terim remisyon süresinin bitmesinde de kullanılır.Elle est recrutée à l'issue de cette période d'essai.
Mixlenmemişti, bitmemişti ve hiçbir şeydi.Ce n’était même pas interdit, ça ne se faisait pas, c’est tout.
Gösteriyle bu iş bitmez, çözüme kavuşamaz.La suite montrera qu'il n'y parviendra pas.
"Bu şarkı burda bitmez komutanım".Toute la musique y est enclose ».
Bu asla bitmeyecek.Esto no acabará nunca.
Sabırları bitmek üzereydi.La paciencia de ellos estaba al límite.
Bizim işimiz asla bitmez.Nuestro trabajo nunca acaba.
Hayat hiç bitmez fakat dünyadaki hayat biter.La vida no acaba nunca, pero la vida en la Tierra sí.
Raporla işim bitmek üzere.Estoy a punto de terminar el informe.
O iyi bitmedi.No acabó bien.
Yemeğin bitmesini bekle.Espera a que acabe de cenar.
O henüz bitmedi.No terminó todavía.
O hâlâ bitmedi.Todavía no ha terminado.
Henüz suyumuz bitmedi.Todavía no nos hemos quedado sin agua.
Bu ülkenin sorunları bitmez, ama insanı bitirir.Los problemas de este país no se acaban, pero sí sus habitantes.
4 Mart 2014 te 10 günlük kontratın bitmesiyle Santa Cruz'a geri döndü.El 4 de marzo de 2014, regresó con Santa Cruz después de que su contrato de 10 días expirara.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Antes de hablar, cada invitado educadamente espera que termine el orador actual.
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.Pero no todo estaba perdido, a partir de las cenizas se levantó un gran pájaro.
Poe'ya göre de öykü "olması gerektiği kadar iyi bitmemiştir."Poe consideró que el cuento «no terminó tan bien como debería».
Mixlenmemişti, bitmemişti ve hiçbir şeydi.No estaba mezclada, no estaba terminada, no era nada.
Yapımı 12 Ekim 1959'de başlamıştır ve bitmesi yaklaşık 2.5 yıl sürmüştür.La construcción comenzó el 12 de octubre de 1959, y llevó casi dos años y medio completarla.
İrlanda'daki yapımının bitmesinden sonra Kanada, Montreal'a gidildi ve burada da dört haftadan fazla duruldu.Después de terminar la producción en Irlanda, luego se mudó a Montreal, Quebec durante cuatro semanas más.
Bitmemiş Senfoni.Sinfonía inacabada.
Tüylü mamut, Neolitik dönem bitmeden önce tükenmiştir.El mamut lanudo se extinguió antes del final del período Neolítico.
Şarkısız yolculuk bitmez.Recopilatorio de canciones no terminadas.
Kuzey İrlanda'nın Larne şehrinde başlayıp, İspanya'nın Sevilla şehrinde bitmektedir.Esta carretera comienza en Larne (Irlanda del Norte) y termina en Sevilla (España).
Savaşın bitmesi ve uçaklara karşı askeri talepin bitmesi BFW'yi şiddetli sarstı.El fin de la guerra supuso un duro golpe para BFW al desaparecer la demanda de aviones militares.
Cümlesi bitmedi.El punto acaba la frase.
İki tür renkten bitme vardır.Hay dos clases de coloración.
Beklenen çeviriler bitmez.La traducción inconclusa.
Bitmemiş olan bu eser ilk ve tek dünya coğrafyasıdır.Aquella fue hasta ahora su primera y única experiencia en el extranjero.
Erdem'in bu koğuştaki misafirliği ise o kadar çabuk bitmeyecektir.La vida de Rubí en esa casa no será fácil.
Üretiminin 1942'de bitmesi planlanan yüksek maliyetli Luger P08'in yerine geçmesi için geliştirilmiştir.La intención era reemplazar a la costosa Luger P08, cuyo cese de producción había sido programado para 1942.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod