Okuldaki herhangi bir günde soruların yanıtlarını öğrenmek için bitmez tükenmez saatler harcarız.長い時間をかけて 問題の答えを学んでいたけど ここでひとつ まったく 逆のことをしてみよう
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Aspetta che io abbia finito la scuola.
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Espera a que termine la escuela. Eso es el futuro.
Okulun bitmesini beklemeliyiz. Gelecekten bahsediyorsun.Vänta tills jag blir klar med plugget.
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Warte, bis ich fertig studiert habe. Das ist dann.
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Πε- ρίμενε να τελειώσω τις σπουδές.
olay bitmeden önce% 1 înainte de sfîrșit@ item@ intable N days/ hours/ minutes before/ after the start/ end
olay bitmeden önce종료% 1 전
olay bitmeden önce% 1 před ukončením
olay bitmeden önce% 1 przed końcem@ item@ intable N days/ hours/ minutes before/ after the start/ end
olay bitmeden önce% 1 πριν το τέλος@ item@ intable N days/ hours/ minutes before/ after the start/ end
olay bitmeden önce% 1 до завершения@ item@ intable N days/ hours/ minutes before/ after the start/ end
olay bitmeden öncea befejezés előtt ennyivel:% 1@ item@ intable N days/ hours/ minutes before/ after the start/ end
olay bitmeden önceantes de o evento terminar
olay bitmeden önceantes de que termine el evento
olay bitmeden önceavant la fin de l' événement
olay bitmeden önceBevor das Ereignis endet
olay bitmeden öncefør begivenheden slutter
olay bitmeden önceinnan händelsen slutar
olay bitmeden öncepred koncem dogodka
olay bitmeden önceprima della fine dell' evento
olay bitmeden öncevoor einde van de activiteit
olay bitmeden önceдо завершення події
olay bitmeden önceイベントの終了前
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Az, amikor lenézett a lábára, úgy tűnt, hogy szinte ki szem előtt voltak, egyre eddig ki).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(For, da hun kiggede ned på hendes fødder, de syntes at være næsten ud af syne, var de komme så langt væk).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(För när hon tittade ner på hennes fötter, tycktes de vara nästan ut synhåll, var de blivit så långt bort).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(Für, wenn sie schaute auf ihre Füße, sie schienen fast aus den Augen, sie waren immer so weit weg).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Gdy spojrzała w dół na nogi, wydawało się, że prawie się z oczu, oni się tak daleko).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(그녀의 발 앞에 내려 보았다 때, 그들은 거의 것 같았다 눈에 그들은) 지금까지 올랐 을때.
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(Per quando guardò giù ai suoi piedi, sembravano quasi fuori della vista, stavano ottenendo così lontano).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Pour quand elle regarda à ses pieds, ils semblaient être presque hors de vue, ils devenaient si loin).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Pre prípad, keď sa pozrela dole na svoje nohy, zdalo sa, že sa takmer zraku, boli stále tak ďaleko).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(Voor als ze keek naar haar voeten, ze leek bijna uit van het zicht, werden ze steeds zo ver weg).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Za ko je pogledal dol na nogah, se zdi, da je skoraj ven od oči, so bili že tako daleč).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Ибо, когда она посмотрела на свои ноги, они, казалось, почти не осталось зрения, они получали так далеко).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(שכן כאשר היא השפילה את מבטה אל כפות רגליה, נראה שהם כמעט בחוץ הראייה, שהם מקבלים כל כך רחוק).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(على حين أنها أطلت على قدميها ، وبدا أن تكون تقريبا من أصل البصر ، وكانوا حتى الآن الحصول على إيقاف).
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.A férfi mesélt házasságáról Maria Elenával, mély szerelmükről, és óriási veszekedéseikről.
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.Contou tudo sobre o seu casamento com Maria Elena... ...do seu amor profundo e das suas terríveis brigas.
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.Le contó sobre su matrimonio con María Elena... ...de su profundo amor, y de sus peleas terribles.
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.أخبرها عن زواجه بماري إيلينا و الحب العميق و القتال المريع
Onları gördün. Böyle bitmesine izin veremem.Не може да се разделим така.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzCsodálhatják formájuk, mozgásuk szépségét, szüntelen tevékenykedésüket.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuz우리는 참다랑어의 아름다운 외형과 기능 끊임없는 움직임을 볼 수 있습니다
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzLi vediamo nella loro bellezza di forma e funzione, nella loro attività incessante.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzMożemy zobaczyć ich piękno, kształt czy funkcje, ich nieustającą aktywność.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzNous pouvons voir dans la beauté de leur forme et de leur fonction, leur activité incessante.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzPutem vedea în frumuseţea formei și funcției lor, activitatea lor neîncetată.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzSe lo puede ver en su belleza de forma y función, en su actividad incesante.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzWe kunnen ze zien in hun schoonheid van vorm en functie, met hun onophoudelijke activiteit.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzWir können die Schönheit ihrer Form und Funktion sehen, und auch ihre unablässige Bewegung.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzМы можем видеть их кипучую деятельность во всей красе.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzНие можем да видим красотата им като форма и действия, тяхната непрекъсната активност.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzאנחנו יכולים לראות ביופי צורתם והפונקציונליות שלהם, את פעילותם הבלתי פוסקת.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzنستطيع رؤية جمال شكلها ووظيفته ونشاطها غير المنقطع
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuz見ることができます 海という名の宇宙を 飛んでいるのです
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Atiram-se as imagens ao rio. Porque isso tem de acabar. No ano seguinte, ela voltará.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Bạn nhấn chìm tất cả xuống lòng sông. Bởi vì tất cả phải kết thúc. Và tới năm sau, nữ thần sẽ quay trở lại.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Belökik a vízbe. Mert véget kell érnie. Következő évben visszajön.