Ana içeriğe geç
Sözlük

bitme ile cümle

bitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.Как только хрящ полностью покроют, его поместят туда.
Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.Після обробки його туди кладуть.
Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.ואז מספר שבועות לאחר מכן אפשר להוציא את שלד הסחוס.
Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.بمجرد تغطيتها توضع بالداخل
Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.そして数週間後 軟骨の骨組みを取り外す事ができます
Enerjisi bitmek üzere.Anh đang cạn dần năng lượng.
Enerjisi bitmek üzere.Elfogy az energiája.
Enerjisi bitmek üzere.Está quedándose sin energía.
Enerjisi bitmek üzere.Il perd de l'energie.
Enerjisi bitmek üzere.Jeho energia sa mu míňa.
Enerjisi bitmek üzere.그의 에너지가 떨어져 갑니다.
Enerjisi bitmek üzere.Rămâne fără energie.
Enerjisi bitmek üzere.Seine Energie schwindet.
Enerjisi bitmek üzere.Sta esaurendo le proprie energie.
Enerjisi bitmek üzere.Traci energię.
Enerjisi bitmek üzere.Zijn energie raakt op.
Enerjisi bitmek üzere.Енергията му свършва.
Enerjisi bitmek üzere.Його енергія вичерпується.
Enerjisi bitmek üzere.נגמרת לו האנרגיה.
Enerjisi bitmek üzere.وبدأ يفقد طاقته
Enerjisi bitmek üzere.寒すぎて、体内の活力を維持できないのです
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Consumul de canabis tinde s≤ fie ocazional sau s≤ fie abandonat dup≤ o perioad≤ de timp de la ini†iere.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Gebruik van cannabis is vaak incidenteel of er wordt enige tijd na initiatie in het gebruik mee gestopt.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Il consumo di cannabis tende a essere occasionale o ad essere interrotto dopo un certo tempo.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Kaikkiaan kannabiksen käytön yleistilanne koululaisten keskuudessa on pysynyt Euroopassa ennallaan.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Najniższe wartości szacunkowe (poniżej 10%) dotyczą Cypru, Grecji, Szwecji, Rumunii, Turcji i Norwegii (61).
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Užívanie kanabisu má tendenciu byť občasné alebo prerušené na určitú dobu po jeho začatí.
Esrar kullanımı, başlandıktan bir süre sonra zaman zaman kullanmaya veya bitmeye eğilim göstermektedir.Užívání konopí bývá příležitostné nebo se od něj po určité době od začátku užívání upouští.
Fakat şok edici ifadeler bununla bitmedi.Erdoğan a déclaré : « Chaque avortement est un Uludere ».
Fakat şok edici ifadeler bununla bitmedi.Non si è trattato tuttavia dell'unica dichiarazione shock.
Fakat şok edici ifadeler bununla bitmedi.Pero este discurso no fue chocante solamente para las mujeres.
Fakat şok edici ifadeler bununla bitmedi.Αλλά αυτός δεν είναι ο μόνος σοκαριστικός λόγος για τις γυναίκες.
FBI kapýnýn önünde bitmek için fýrsat kolluyor, sýrf kapýyý kilitlemeyi unuttuđun için çamaţýr yýkamayaドアに鍵をしていなかったので 彼らがアパートに押し入ってきたと考えてみてください、 きっと......かなりのストレスでしょう、
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Als in films computers zoals Watson beginnen te denken, loopt het meestal slecht af.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Dans les films, lorsque des ordinateurs comme Watson commencent à réfléchir, ça ne finit pas toujours bien.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...En el cine, cuando las computadoras como Watson comienzan a pensar, las cosas no siempre terminan bien.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...I filmene, når computere som Watson begynder at tænke, ender tingene ikke altid godt.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...În filme, când computere ca Watson încep să gândească, nu prea se sfârșește bine.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Když ve filmech počítače, jako je Watson, začnou myslet samostatně, nedopadne to obvykle dobře.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...영화에서 왓슨과 같은 컴퓨터가 생각하기 시작하면 결론이 좋게 끝나는 법이 없지요.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Nei film, quando i computer come Watson cominciano a pensare, le cose non sempre vanno a finire bene.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Nos filmes, quando os computadores como o Watson começam a pensar, as coisas nem sempre terminam bem.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Trong điện ảnh, khi những cỗ máy như Watson bắt đầu biết suy nghĩ mọi thứ luôn không có kết thúc tốt đẹp.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Wenn Computer wie Watson im Film anfangen zu denken, nimmt es normalerweise kein gutes Ende.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...W filmach, gdy komputery zaczynają myśleć, nie zawsze kończy się to dobrze,
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...В кино, когда компьютеры вроде "Ватсона" начинают думать, далеко не всегда всё заканчивается хорошо.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...Във филмите, когато компютри като Уотсън започнат да мислят, нещата не винаги свършват добре.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...בסרטים, כאשר מחשבים כמו ווטסון מתחילים לחשוב, דברים לא תמיד נגמרים טוב.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...في الأفلام، عندما أجهزة الكمبيوتر مثل واتسون تبدأ التفكير، دائماً لا تنتهي الأمور جيدا.
Filmlerde, Watson gibi bilgisayarlar düşünmeye başlayınca, işin sonu çoğu zaman iyi bitmez...必ず悪い結果になります この手の映画は 美しいユートピアの話ではなく
Fırına benzer aletimize koyduk; Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.Ăsta e dispozitivul cu rol de cuptor; odată ce suprafaţa este căptuşită se aşează aici.
Fırına benzer aletimize koyduk; Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.Das ist das ofenähnliche Gerät; sobald das Ohr ummantelt ist, kommt es da hinein.
Fırına benzer aletimize koyduk; Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.Det er det ovnlignende apparat; når det er dækket bliver det placeret her.
Fırına benzer aletimize koyduk; Ekim işlemi biter bitmez hemen buraya yerleştiriyoruz.Това е подобното на пещ устройство; щом е покрито, се поставя там.
Formaliteler biter bitmez... ...evlenmelerini umuyoruz.Doufáme, že hned po ohláškách se budou moci vzít.
Formaliteler biter bitmez... ...evlenmelerini umuyoruz.Mieliśmy nadzieję, że kiedy im odpuszczono wykroczenia, będą mogli pobrać się od razu.
Formaliteler biter bitmez... ...evlenmelerini umuyoruz.Speravamo che lei potesse sistemare le formalitā senza dare troppo nell'occhio. Sė.
Formaliteler biter bitmez... ...evlenmelerini umuyoruz.Vi hoppades att de skulle få klart med lysningen- -och sen få bli vigda av kyrkoherden i all enkelhet.
Formaliteler biter bitmez... ...evlenmelerini umuyoruz.Wir dachten, Sie könnten die Formalitäten regeln... und dann gäbe es eine stille, kleine Hochzeit.
Formaliteler biter bitmez... ...evlenmelerini umuyoruz.Έχω τα χαρτιά. Πρώτα δημοσιεύσαμε την αναγγελία του γάμου... και μετά ήρθαμε σε σας για να τους παντρέψετε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod