Soğuk Savaş'ın bitmesiyle Yugoslavya dağıldı ve Hırvatistan ve Bosna savaşları patlak verdi.Jugoslavia går i oppløsning, og det ender med borgerkrig både i Kroatia og Bosnia-Hercegovina.
Havalimanı yeni güney terminalin inşaatı ile genişleme sağlıyor, inşaatın 2009'da bitmesi bekleniyor.De benytter stasjonen som midlertidig treningsfasilitet inntil nye lokaler forhåpentligvis er på plass i 2009.
Lothar bu evliliğin bitmesini metresi Waldrada ile evlenebilmek için istiyordu.Hun lovte å gifte seg Mashiro dersom deres drømmer gikk i oppfyllelse.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.Braun meninggal di rumahnya di Brooklyn sebelum perang berakhir, pada tahun 1918.
Yaz tatili bitmek üzereydi.Liburan musim panas hampir berakhir.
IMDb'de Bitmeyen Azap SinemaTürk'te Bitmeyen AzapPerbedaannya umumnya di sekitar tingkat hukuman yang diterima oleh anggota jemaat yang dikucilkan.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Aku jawab, pada Tuhan, yang menciptakan langit dan bumi.
Maçın bitmesine 9 saniye kalmıştır.Beberapa menit menjelang pertandingan berakhir.
Bu (olay) bitmeyecek.Akan tetapi tidak sedikitpun tampak hasilnya.
Anlıyoruz ki artık bitmeli.Saya rasa sudah habis semua.
Japon adaları anakaradan MÖ 11.000 dolaylarında buz devrinin bitmesiyle ayrılmıştır.Kepulauan Jepang terpisah dari daratan Asia setelah zaman es terakhir sekitar 11.000 SM.
Bu bitmemiş görevi, bu cesur insanların bu kadar ilerlettiği noktadan alıp daha ileriye taşımalıyız.Kita perlu sebuah bangsa yang cukup berani untuk memimpin kita ke arah ini.
Biri bitmemiş olan dokuz senfoni bıraktı.Ada 9 ending yang harus diselesaikan.
Lombard-Gepid savaşının Lombard zaferi ile bitmesi.1 selama Perang Lombok.
Hakkında efsaneler asla bitmez.Beritanya tidak pernah basi.
Bu oklar hiç bitmez.Lampung Barat memang tidak pernah habis.
Üzerinden yenilen yemekler hiç bitmez.Namun kegigihannya untuk ikut berjuang tak pernah padam.
İstatistiksel sonuçlara göre bu projenin 2015 yılı civarında bitmesi planlanmaktadır.Masuk ke layanan ini diharapkan berada di suatu tempat sekitar tahun 2015.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.Braun chết ở nhà của ông tại Brooklyn (New York) năm 1918, trước khi chiến tranh kết thúc.
Eldeki bütün işaretler Maxwell'in daha o yaşta bitmeyen bir merak duygusuna sahip olduğunu göstermiştir.Mọi chứng cứ gợi ý rằng Maxwell đã có tính tò mò không ngừng ngay từ hồi nhỏ.
Amerikan İç Savaşı'nın bitmesinin ardından Birleşik Devletler, cumhuriyetçilere destek vermeye başladı.Kể từ lúc chấm dứt cuộc nội chiến, người Mỹ gốc Phi ủng hộ Đảng Cộng hòa.
Kalanlar ise silahla nöbet tutarak çatışmaların bitmesini bekler.Những người còn lại biết bộ binh đang chờ, vẫn quyết tâm đưa pháo tới đích.
1865 - Franz Schubert'in, Bitmemiş Senfonisi ilk kez seslendirildi.1865 – Giao hưởng số 8 của Franz Schubert được trình diễn lần đầu tiên.
"Bu Kalp Seni Unutur mu? bitmemeli!".Bây giờ tru sát, liệu có diệt hết nổi không?".
Ses mühendisi Moniz albümde olduğunu onayladı ve albümün bitmeye yakın olduğunu bildirdi.Cô nói với người hâm mộ rằng cô đang ở trong Mexico để thu âm album và đang rất hài lòng với kết quả của nó.
Kruşçev çözülmesi ile birlikte baskı azaldı, ancak hiçbir zaman tamamen bitmedi.Xung đột, mặc dù giảm, không bao giờ thực sự chấm dứt.
Anlıyoruz ki artık bitmeli.Nó hiện đã hoàn thành.
1983'te hapsinin bitmesinden üç yıl sonra geri dönerken Manila Uluslararası Havalimanı'nda öldürüldü.Ông bị ám sát tại sân bay quốc tế Manila vào năm 1983 khi trở về.
Hasır ip hiç bitmemiş.Còn hương khói thì không bao giờ dứt.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.ブラウンは1918年、戦争が終結する前にブルックリンで亡くなった。
Ancak Tom'un oyunları henüz bitmemiştir.もちろんトムたちのパーティは中断。
IMDb'de Bitmeyen Azap SinemaTürk'te Bitmeyen Azap累犯者に対しては懲役刑の刑期が加重される(累犯加重)。
Volkanik püskürmeler buzul çağı periyotlarının başlaması ve/veya bitmesinde etkili olmuş olabilir.火山の噴火は氷河時代の開始および、または終焉の一因となったかもしれない。
Prusya Başbakanı Bismarck, özellikle kısa sürede savaşın bitmesini istedi.特にプロイセン宰相ビスマルクは、可能な限り早く戦争を終わらせたかった。
İrlanda'daki yapımının bitmesinden sonra Kanada, Montreal'a gidildi ve burada da dört haftadan fazla duruldu.アイルランドでの製作が終了すると、一行はカナダのモントリオールに移動し、カナダで4週間に渡って撮影が行われた。
Manson'ın alkol kullanımı ve uzak tavırları da bu ilişkinin bitmesine neden olarak gösterildi.マンソンのアルコール依存症とよそよそしい振る舞いが、破局の原因として挙げられもした。
Maçın bitmesine 9 saniye kalmıştır.9回が終わるとゲーム終了である。
Lokavtın bitmesiyle yeniden NBA'e dönmüştür.オフは再びNBAに挑戦。
Ben size söylüyorum, bu bitmeyecek."でも、キミは続かないよ』と言われましてね。
29 Ağustos'ta, Pope bitmemiş demiryolu hattı boyunca Jackson'ın hatlarına karşı bir dizi saldırı başlattı.8月29日、ポープは未完成の鉄道路盤に沿ったジャクソンの陣地に一連の攻撃を掛けさせた。
Yaz tatili bitmek üzereydi.夏休みが終っちゃう!
Şarkısız yolculuk bitmez.終わりの歌はなし。
Topal ayağımın bastığı yerde ot bitmez oldu diye seslenir.片足で残って、という相撲はもうやめてもらいたいです。
Savaşın bitmesiyle Avusturya'daki Klagenfurt kentindeki İngiliz kuvvetlerine teslim oldu.師団はオーストリアのクラーゲンフルトでイギリス軍に降伏した。
Sıradaki albümüm bitmek üzere.新アルバムが出る予定。
Ve böylece olayların burada bitmediğini bize gösterirler.生徒たちは、それでお終いだと思い込んでいるようです。
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.ただし、体育館はこの時点では未完成。
Seninle oynamam bitmedi.")我々は立ち止まってはいられない」。
Anlıyoruz ki artık bitmeli.現在は終了している模様。
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.しかし、これらの曲はいずれも完成しなかった。
5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.いわゆる、五社協定の終焉である。
Karnak aslında bitmemiş bir tapınaktı.平僧地は正式な住職がいない寺であった。
Ancak işletme faaliyetinin bitmesinden sonra kayısı ağaçlarıda kuruyup yok oldu.事故後の汚染除去作業で、赤い森の木々は伐採され埋め立てられた。
Tedavisi biter bitmez yeniden cepheye döndü.これらも治療が完了すると元へ戻る。
Fakat henüz hiçbir şey bitmedi.だが、全てはまだ終わっていなかった。
Edirne'nin en yüksek tepelerinden birinde bulunur ve rüzgarı hiç bitmez.「エベレストは世界最高峰で、誰も登頂していない。
İç savaş henüz bitmemiştir ve bu savaşı kısa bir süre sonra Munda Savaşı takip edecektir.戦中は出征していたが、戦後間もなく復員する。
Kurultayın bitmesiyle 2 ay kadar sürecek başkanlık seçimi kampanyası başlamış olur.選挙の前6か月までに軍歴を終えていること。
Bu arada da işlemcinin şimdiki buyruğun işlenmesi bitmeden sonraki buyruğun adresini bilmesi gerekir.ただし、次の運営事業者が決定されるまでは運行を継続する見通し。
Ancak iş sdece motorla bitmedi.オートバイの不慮の事故でなくなった。