Ana içeriğe geç
Sözlük

bitme ile cümle

bitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.Mutta kaikki ei ollut mennyttä, sillä tuhkasta nousi mahtava lintu.
Lokavtın bitmesiyle yeniden NBA'e dönmüştür.Hän palasi NBA:han työsulun päätyttyä.
Fakat bu saldırılar, 2005 yılında bitme noktasına geldi.Tämän vuoksi onkin hieman yllättävää, että kohde löydettiin vasta vuonna 2005.
Bu, hiç bitmezmiş.Luulin ettei se loppuisi koskaan.
29 Ağustos'ta, Pope bitmemiş demiryolu hattı boyunca Jackson'ın hatlarına karşı bir dizi saldırı başlattı.29 elokuuta Pope määräsi useita hyökkäyksiä Jacksonin asemia vastaan.
Manson'ın alkol kullanımı ve uzak tavırları da bu ilişkinin bitmesine neden olarak gösterildi.Myös Mansonin alkoholinkäyttöä ja etäistä käyttäytymistä on arveltu eron syyksi.
Balkan topluluklarıyla yapılan savaşlar, mücadeleler bitmek bilmiyordu.Euroopan valtioiden sisäiset sodat eivät estäneet tekemästä löytöretkiä.
Öğrencilik hiç bitmez.Koulu, eikö se ikinä lopu?)
Not: 2008'in sonuna kadar hesaplama bitmeyeceğinden dolayı, 2008 etki faktörü 2009 yılında yayınlanmaktadır.Investointien ja poistojen määrän vuoksi tulos pysynee vuoden 2008 tasolla.
Bitmez gökte karanlık gece elbiselerini çıkartmakta.")Aion ottaa nokosia pääsi päällä auringonvalossa.”).
Sıradaki albümüm bitmek üzere.Seuraavan albumin työstö oli jo käynnissä.
Böylece Güller Savaşı'nın efektif olarak bitmesini sağlar.Ruusujen sota käytännössä päättyi tähän taisteluun.
Ancak feud bitmemişti.Silti Grotle hävisi.
İki tür renkten bitme vardır.Siitä on kaksi värimuunnelmaa.
Nakarat kısmı "Biter mi dünya gailesi bitmez derken?Ruokanen, Miikka: Milloin maailma loppuu.
Her şey düzene girmiş gibi gözükürken, beklenenin aksine film mutlu sonla bitmez.Kulkurielokuvien perinteisestä kaavasta poiketen elokuvan loppu ei ole onnellinen.
Raymond'ın işiyle ilgili stresi çiftin evliliğini bitme noktasına getirir.Tämä herättää taas Judyssa epäilyksiä avioliiton tilasta...
Maçın bitmesine 9 saniye kalmıştır.Ottelun peleistä peräti yhdeksän päättyi tasan.
Fred Madison'un telefon numarası şeytanın sayısı olarak bilinen "666" ile bitmektedir.Kristinuskossa 666 on ns. pedon luku.
Bunun yanında, artan mezhep çatışmaları da savaşın bitmeden yeniden başlamasına neden olmuştu.Hän antoi jalkaväen myös levätä ennen taistelun alkua.
Amaç Müttefiklere karşı saldırıların zaferle bitmesidir.Taistelu päättyi liittoutuneiden murskavoittoon.
Tüylü mamut, Neolitik dönem bitmeden önce tükenmiştir.Zalavrugan kuvat on ajoitettu neoliittisen kauden loppuun.
1983'te hapsinin bitmesinden üç yıl sonra geri dönerken Manila Uluslararası Havalimanı'nda öldürüldü.Aquino palasi maanpaosta Yhdysvalloista vuonna 1983, jolloin hänet ammuttiin kuoliaaksi Manilan lentokentällä.
Köyün altyapı hizmetleri tamamen bitmek üzeredir.Kreivin lähentely-yritys päättyy huonosti.
Eldeki bütün işaretler Maxwell'in daha o yaşta bitmeyen bir merak duygusuna sahip olduğunu göstermiştir.Όλες οι ενδείξεις δείχνουν ότι ο Μάξγουελ είχε μια άσβεστη περιέργεια από νεαρή ηλικία.
Anlıyoruz ki artık bitmeli.Έτσι φαντάζομαι ότι θα τελειώσει.
Üzerinden yenilen yemekler hiç bitmez.Τα Προπύλαια δεν ολοκληρώθηκαν ποτέ.
Sidney'de gece hayatı hiç bitmez.Έντονη νυκτερινή ζωή δεν έχει.
Konser dizisinin 13 Temmuz 2009'da başlaması ve 6 Mart 2010'da bitmesi plânlanıyordu.Οι συναυλίες θα ξεκινήσουν στις 13 Ιουλίου 2009 και θα τελειώσουν στις 6 Μαρτίου 2010.
Havalimanı yeni güney terminalin inşaatı ile genişleme sağlıyor, inşaatın 2009'da bitmesi bekleniyor.Άρχισε να χτίζει ένα νέο τερματικό σταθμό του αεροδρομίου και να επισκευάζει το διάδρομο στα τέλη του 2009.
Seninle oynamam bitmedi.")Δεν παίχτηκε η παρτίδα μας ακόμα».
Çekimlerin bitmesinden sonra birçok sahne, zaman sınırlaması olmasından dolayı kısaltıldı ya da kesildi.Αργότερα, πολλοί συνθέτες προσπάθησαν να την συντομεύσουν περιορίζοντας ή εξαλείφοντας την επανάληψη.
Fakat henüz hiçbir şey bitmedi.Καμμία από αυτές δεν ολοκληρώθηκε.
29 Ağustos'ta, Pope bitmemiş demiryolu hattı boyunca Jackson'ın hatlarına karşı bir dizi saldırı başlattı.Den 29. august iværksatte Pope en række angreb mod Jacksons stilling langs en ufærdig jernbanelinje.
Konser dizisinin 13 Temmuz 2009'da başlaması ve 6 Mart 2010'da bitmesi plânlanıyordu.Koncerterne var planlagt at begynde den 13. juli 2009 og slutte den 6. marts 2010.
Fakat bu saldırılar, 2005 yılında bitme noktasına geldi.Rækken af angreb endte dog ikke i 2005.
Bu trajik dönemin bitmesiyle eser koroyla sonlanır .Det er her, den tragiske slutning lanceres.
Yaz tatili bitmek üzereydi.Det er lige blevet sommerferie.
Buzul Çağı'nın bitmesiyle, yani MÖ 10.500 civarlarında, Sahra yeşil ve bereketli bir vadiydi.Under den sidste istid for ca. 10.000 år siden og et stykke tid efter var Sahara grøn og frodig.
Kuzey İrlanda'nın Larne şehrinde başlayıp, İspanya'nın Sevilla şehrinde bitmektedir.E1 er en europavej der begynder i Larne i Nordirland og ender i Sevilla i Spanien.
Lokavtın bitmesiyle yeniden NBA'e dönmüştür.Han vendte dog af flere omgange tilbage til NBA.
Sakatlığının bitmesi ile Hearts'ın genç takımının değişmez kalecisi olmaya devam etti.Hen imod slutningen af sit liv syntes Youngs kunstneriske deroute dog at være ovre.
Silahın üretimi II. Dünya Savaşı'nın bitmesiyle son bulmuştur.Produktionen af koppen endte sandsynligvis med afslutningen af 2. verdenskrig.
Bu, hiç bitmezmiş.For det første: blev den nogensinde færdig?
1989 yılında iç savaşın bitmesinden sonra Lübnan silahlı kuvvetlerinin komutanlığına atandı.Ved udgangen af 2014 overtog de afghanske sikkerhedsstyrker ansvaret for landets sikkerhed.
Hakkında efsaneler asla bitmez.Betingelserne vil aldrig høre op.
Hasır ip hiç bitmemiş.Skruen uden ende.
Ben size söylüyorum, bu bitmeyecek."Slap af - Dette kommer ikke til at gøre ondt."
Yalıtkan üzerindeki yük bu süreçte bitmediği için, metal tabaka üzerindeki yük deneyler için kullanılabilir.Da metalpladens positive ladning ikke forsvinder umiddelbart, kan denne anvendes til eksperimenter.
Ancak aşkları burada bitmemiştir.Dog var striden endnu ikke endt.
Speer, tam cezasının bitme süresi olan 1 Ekim 1966'da gecenin bir yarısında serbest bırakıldı.Speer udstod sin fulde straf og blev løsladt ved midnat, da den 1. oktober 1966 begyndte.
Seitsemän veljestä adlı romanın bitmesi ise yazarın on yılını aldı.Romanen Syv brødre tok ham ti år å skrive.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Før en gjest begynner å snakke venter vedkommende høflig på at den nåværende taleren skal avslutte.
Birinci sınıf bitmek üzereyken okumayı sökememiştir.Egentlig kan han ikke lese ved utgangen av første klasse.
29 Ağustos'ta, Pope bitmemiş demiryolu hattı boyunca Jackson'ın hatlarına karşı bir dizi saldırı başlattı.29. august satte Pope i gang en rekke angrep mot Jacksons stillinger langs den uferdige jernbanestigningen.
Yapımı 12 Ekim 1959'de başlamıştır ve bitmesi yaklaşık 2.5 yıl sürmüştür.Brobygget ble påbegynt den 12. oktober 1959 og arbeidet i to og et halvt års tid.
Hoşea'nın kehanetinin merkezi, Tanrı'nın, günahkar İsrail'e karşı bitmeyen sevgisini konu alır.Profetien til Hosea sentrerte rundt Guds uendelig kjærlighet for syndige Israel.
2012 yılının sonunda anlaşmanın bitmesi ile beraber, Nestea-ya Coca Cola taraından son verilmiştir.Til tross for definisjonen har Tine siden slutten av 2011 hatt tillatelse til å fjerne fett fra helmelken.
Sezon Ted'in Stella'ya evlenme teklif etmesiyle bitmektedir.På slutten av episoden, frir Ted til Stella.
Romanla film arasındaki en büyük fark romanın daha mutlu bir sonla bitmesidir.Det neste samarbeidet med Felice Romani skulle bli det siste.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod