Ana içeriğe geç
Sözlük

bitme ile cümle

bitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tedavisi biter bitmez yeniden cepheye döndü.Na zijn herstel keerde hij steeds terug naar het front.
Bakunin'in pek çok çalışması gibi bu eser de bitmemiştir.Net als bij veel werken van Collins is er veel onduidelijk gebleven over dit werk.
Yarın iş bitmeli.Morgen moet het werk af zijn.
Toplantı nerdeyse bitmek üzere.De bijeenkomst is bijna voorbij.
Onun bitmez tükenmez dırdırından bıktım.Ik heb meer dan genoeg van zijn eeuwige gezeur.
Filmin böyle bitmesi gerekir miydi?Was het nu nodig dat de film zo moest eindigen?
Bireylerde bazen bu korku, sevilen birinin ölümüyle veya önemli bir ilişkinin bitmesi ile oluşur.Osoby czasem porównują ten strach ze śmiercią bliskiej osoby lub zakończeniem ważnego związku.
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.Ostatecznie piosenka nie trafiła jednak do finału.
Ancak Tom'un oyunları henüz bitmemiştir.Problemy Jana nie skończyły się jednak.
Savaşın bitmesi ve uçaklara karşı askeri talepin bitmesi BFW'yi şiddetli sarstı.Koniec wojny mocno dotknął BFW, ponieważ zapotrzebowanie na samoloty wojskowe upadło.
28 Mayıs 2010'da "Power" isimli parçanın bitmemiş hâli internete sızdırıldı.28 maja 2010, niedokończona wersja pierwszego singla pt. „Power” wyciekła do sieci.
Anlıyoruz ki artık bitmeli.To już skończone.
Yıldız uçları top şeklinde bitmektedir.Ramiona gwiazdy zakończone są złotymi kulkami.
Havalimanındaki ilave olarak yapılan büyümenin yeni uydu terminalleriyle 2012'de bitmesi planlanmıştır.Przełomem w rozwoju lotniska było oddanie do użytku w maju 2012 roku nowego terminala pasażerskiego.
Mağaradaki araştırmalar henüz bitmemiştir.Rekonstrukcja zamku nie została jeszcze zakończona.
Bitmeyecek öykü hakkında bilgiNiedokończone opowieści
Bu bir günde olup bitmez.A to jeszcze nie koniec dnia...
Hakkında efsaneler asla bitmez.Legendy nie umierają nigdy (ang.)
407), Hezekiel üzerine (410 - 415 arası) ve Yeremya üzerine (415'ten sonra, bitmemiş eser).407 r.), Ezechiela (między 410 a 415 r.) oraz Jeremiasza (po 415 r., który pozostał niedokończony).
Seninle oynamam bitmedi.")I nie udaję.”
Kurtuluş Savaşı için, sıralamayla bitmeyen birçok isimler el ele verdi.W czasie przesłuchania, chcąc ratować samego siebie podał nazwiska wielu osób jeszcze nieobciążonych.
1865 - Franz Schubert'in, Bitmemiş Senfonisi ilk kez seslendirildi.1865 – W Wiedniu odbyła się premiera VIII Symfonii „Niedokończonej” Franza Schuberta.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.Braun zmarł w swoim domu w Brooklynie w 1918 roku.
Sıradaki albümüm bitmek üzere.Kończę mój album.
Ancak 123 yıl sonra I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra Polonya tekrar bağımsızlığını kazanabildi.Po 123 latach zaborów Polska odzyskała niepodległość (data umowna).
Kilsenin bitmesi için yaklaşık 120 yıl aldı.Ukończenie budowli zajęło 120 lat.
İnşaatın bitme tarihi henüz kesinleştirilmemiştir.Nie jest do końca pewna data ukończenia budowy.
Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir.Spotkanie to przeradza się po pewnym czasie w wielkie uczucie zakończone ślubem.
Tedavisi biter bitmez yeniden cepheye döndü.Po zakończeniu leczenia wrócił na front.
Kurultayın bitmesiyle 2 ay kadar sürecek başkanlık seçimi kampanyası başlamış olur.Były premier przygotowywał się bowiem intensywnie do wyborów prezydenckich za dwa lata.
Köye İmam evi yapılmaktadır ve bitmek üzeredir.Mój czas jest skończony i muszę odejść.
Maçın bitmesine 9 saniye kalmıştır.Pięć sekund do końca meczu.
Savaşın bitmesiyle 1947'de Kickers Offenbach takımına geçti.W 1946 występował w Kickers Offenbach.
Bu terim remisyon süresinin bitmesinde de kullanılır.Podobnie ponowne jej rozpędzenie po zakończeniu godzinnej akcji.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Głosili, że Bóg nie stworzył ciemności, ognia ani wody, bowiem istniały one odwiecznie wraz z nim.
Yedi Yıl Savaşı'nın bitmesi için 10 Şubat'ta Paris Antlaşması 15 Şubat'ta Hubertusburg Antlaşması imzalandı.10 lutego – podpisaniem pokoju paryskiego zakończono wojnę siedmioletnią.
Karnak aslında bitmemiş bir tapınaktı.Parafia nie posiadała stałej świątyni.
Surena bu saldırının bitmesini beklemeden katafraktların saldırıya geçmelerini emretmiştir.Tanabe zaplanował przed atakiem zachowanie po jego zakończeniu.
Seitsemän veljestä adlı romanın bitmesi ise yazarın on yılını aldı.Nad najważniejszą powieścią życia, Siedmioma braćmi, pracował 10 lat.
Artık her iki tarafın askerleri de savaşın bitmesini istiyorlardı.Wieczór zmusił obie strony do zaprzestania walki.
Tatarların soyu hakkındaki araştırmalar bitmemekle beraber, Tatarlar Türklerin Kıpçak boyundan gelmektedirler.Pospolite ruszenie, zebrane pod Piławcami, ucieka na wieść o przybyciu Tatarów.
Diğer imparatorlar Romadan genellikle savaş için ayrılır ve savaşın bitmesinin hemen ardından geri dönerdi.Andra kejsare lämnade ofta Rom enbart för att kriga och återvände snart efter att konflikter avslutades.
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.Men allt var icke förlorat, ty ur askan reste sig en väldig fågel.
498 - Turambar ve Níniel sonbaharda evlenir ve Turin o yıl bitmeden savaşa gider.498: Túrin gifter sig med Niniel under hösten och innan årets slut fortsätter han kriga.
Yapımı 12 Ekim 1959'de başlamıştır ve bitmesi yaklaşık 2.5 yıl sürmüştür.Brobygget påbörjades den 12 oktober 1959 och arbetet pågick under två och ett halvt års tid.
Savaşın bitmesiyle Avusturya'daki Klagenfurt kentindeki İngiliz kuvvetlerine teslim oldu.Vid krigets slut kapitulerade förbandet till brittiska trupper nära Klagenfurt i Österrike.
Hakkında efsaneler asla bitmez.Uppräkningen tar aldrig slut.
Tüylü mamut, Neolitik dönem bitmeden önce tükenmiştir.Ullhårig mammut och uroxe var utdöda före slutet av neolitikum.
Bitmez gökte karanlık gece elbiselerini çıkartmakta.")I romanens sista rad klär hon av sig i mörkret.
Gösteriyle bu iş bitmez, çözüme kavuşamaz.Bandet kommer att fortsätta uppträda utan honom.
Amaç Müttefiklere karşı saldırıların zaferle bitmesidir.Kriget avslutades med seger för de allierade.
İki taraf da savaşın bitmesini istemesine rağmen çatışmalar devam ediyordu.Båda sidor hävdade efter kriget att de vunnit.
İki tür renkten bitme vardır.Två färgformer förekommer.
Karnak aslında bitmemiş bir tapınaktı.Shinto saknar egentliga tempel.
Sovyetler Birliğinin çöküşünden sonra, ve soğuk savaşın bitmesiyle, Sovyet donanması tekrar ihmal edildi.Efter Sovjetunionens fall och kalla krigets slut blev många örlogsfartyg överflödiga.
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.Faran för silikos är inte över.
Öğrencilik hiç bitmez.Det är aldrig för sent att träna.
İnsan kendi kendine "bu şekilde olmamalıydı", "böyle bitmemeliydi" diyor.Man ska med andra ord tänka ”vad skulle hända om jag inte gjorde så?”.
Ve böylece olayların burada bitmediğini gösterirler.I och med detta upphörde fallen att existera.
Mağaradaki araştırmalar henüz bitmemiştir.Färdigställandet av tornet har ännu inte återupptagits.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod