Aşkım Bitmeyecek (4:50) 04.Io non ti sposerò - (3:55)
Bitmek bilmeyen bir tatminsizliğin var!Вечно ты недоволен!
Bu beyinsizler bitmek tükenmek bilmiyor.Количество дураков бесконечно.
Toplantı bitmek üzere.Встреча подходит к концу.
Bu aşk asla bitmeyecek.Эта любовь никогда не кончится.
Yol bitmeyecekmiş gibi görünüyordu.Дорога казалась бесконечной.
İçimden bir ses bana bu işin hâlâ bitmediğini söylüyor.Что-то мне подсказывает, что это ещё не всё.
Yapımı 12 Ekim 1959'de başlamıştır ve bitmesi yaklaşık 2.5 yıl sürmüştür.Строительство началось 12 октября 1959 года и заняло около двух с половиной лет.
28 Mayıs 2010'da "Power" isimli parçanın bitmemiş hâli internete sızdırıldı.28 мая 2010 года незавершённая версия композиции «Power» утекла в интернет.
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.Но не всё было потеряно, ибо из пепла восстала великая птица.
Mağaradaki araştırmalar henüz bitmemiştir.Площадь пещер ещё не изучена до конца.
Ancak 123 yıl sonra I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra Polonya tekrar bağımsızlığını kazanabildi.В 1919 году, после окончания Первой мировой войны, Польша вновь обрела независимость.
Konser dizisinin 13 Temmuz 2009'da başlaması ve 6 Mart 2010'da bitmesi plânlanıyordu.Концерты должны были начаться 13 июля 2009 и завершиться 6 марта 2010.
Savaş, Yüzük Savaşı'ndaki ana savaşlardan birisidir ve Üçüncü Çağ'ın bitmesine yol açmıştır.Это величайшее сражение Войны Кольца и всей Третьей Эпохи.
Ancak Tom'un oyunları henüz bitmemiştir.Странствия на том не закончились.
Hakkında efsaneler asla bitmez.Никогда не следует разрушать легенды.
Yusuf Atılgan’ın duru anlatımıyla ve kurgu yeteneğiyle bezenmiş kitap, aslında hiç de bitmemiş gibi durmaz.Сведения о Ле Юйкоу скудны и противоречивы, жизнеописания его не существует.
İki tür renkten bitme vardır.Существуют две цветовые формы.
Bu (olay) bitmeyecek.При этом не кичиться достигнутым.
29 Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim.После 29-го года все упоминания о Та исчезают.
Max Payne,gecenin karanlığında ve hiç bitmeyecek gibi gözüken bir kar fırtınasının ortasında geçmektedir.Макс Колфилд приходит в себя в ночном лесу во время шторма, не понимая происходящего.
Babasına olan özlemi hiç bitmez.Мне всегда не хватало отца.
Surena bu saldırının bitmesini beklemeden katafraktların saldırıya geçmelerini emretmiştir.Днём Уоррен приказал прекратить атаки.
Ayaz'da sürprizler hiç bitmez.На этом сюрпризы не заканчиваются.
Seninle oynamam bitmedi.")Мы не можем играть без него».
Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi.Бедствия Византии на этом не закончились.
Köye İmam evi yapılmaktadır ve bitmek üzeredir.Моя квартира свободна, и разговору конец.
Mixlenmemişti, bitmemişti ve hiçbir şeydi.Она никогда не возникала, не возникает и не возникнет.
Yorulan Zemeckis, Geleceğe Dönüş'ü "The Film That Would not Wrap" (Hiç Bitmeyecek Film) diye andı.Как-то Земекис даже сказал, что «Назад в будущее» — «фильм, съёмки которого никогда не закончатся».
Köyün su kaynağının bitmek üzere olduğu yönünde söylemler de vardır.До сих пор не ясно из какого источника брали воду жители города.
Karadere barajı bitme aşamasına gelmiştir.При Потоцких здесь заканчивался парк.
Ama bu şarkı bir türlü bitmedi.Но песнь эта не допета.
Cephedeki görevinin bitmesi üzerine Kasım ayı sonunda Meclis’e gelerek görevine başladı.В конце того же месяца убыл с ней на Центральный фронт.
Anlıyoruz ki artık bitmeli.Думаю, что мне пора заканчивать.
Ancak siyasi istikrar yine temin edilememiş ve kargaşa bitmemişti.Это — политическая ошибка, и она до сих пор не исправлена.
19 Mart'a gelindiğinde ise kayıtların bitmek üzere olduğunu açıkladı.Однако уже 19 марта стало известно о прекращении переговоров.
Oğuz ve Bekir'in askerlik süresi bitmeye yaklaşmıştır.Вскоре возникла вражда с младшими братьями Намгоном и Намсаном.
Ayrıca Moszkowciz "Hala bizim için bu bir tartışma konusu, ve hala bitmedi.Его последними словами были: «…найдётся другой Мацкевич, и что я не сделал, сумеет окончить».
Bitmemiş Senfoni.Пушкин без конца.
Sezon Ted'in Stella'ya evlenme teklif etmesiyle bitmektedir.В конце 1 сезона соглашается на предложение Марата выйти за него замуж.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.توفي في منزله في بروكلين، وذلك قبل أنتهاء الحرب في 1918.
Seitsemän veljestä adlı romanın bitmesi ise yazarın on yılını aldı.أخذت رواية الأخوة السبعة منه عشر سنوات لكتابتها.
2003 yazı bitmeden sanatçının yeni albümü "Yaz Bitmeden" çıktı.وقبل نهاية صيف عام 2003 أصدرت الفنانة ألبوم جديد بعنوان " قبل إنتهاء الصيف".
İrlanda'daki yapımının bitmesinden sonra Kanada, Montreal'a gidildi ve burada da dört haftadan fazla duruldu.بعد الانتهاء من الإنتاج في أيرلندا، انتقلت إلى مونتريال في كندا لمدة أربعة أسابيع لمزيد من التصوير.
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.لكن لم يُفقد كل شيء، لأنه من الرماد ارتفع طائر مهيب.
1983'te hapsinin bitmesinden üç yıl sonra geri dönerken Manila Uluslararası Havalimanı'nda öldürüldü.وقد اغتيل في مطار مانيلا الدولي في عام 1983 عند عودته من منفاه الذي فرضه على نفسه.
İç savaş henüz bitmemiştir ve bu savaşı kısa bir süre sonra Munda Savaşı takip edecektir.كانت الحرب الأهلية لم تنته بعد، ومعركة موندا ستتبع قريبا.
Bu âna kadar tamamının bitmesi gerekirdi.كان علينا ان نمضي في ذلك حتى النهاية.
Bu (olay) bitmeyecek.ولا تسوى الدنيا.
Halk arasında bitmeyen kilise olarak da bilinir.الكنيسة هي الجمعية التي لا أحد غريب فيها.
Gainax, serilerin bitmesinden sonra 1997 yılında film hazırlıklarına başladı.أطلقت غايناكس مشروع إنتاج فيلم لنهاية المسلسل في 1997.
Bitmeyecek öykü hakkında bilgiحكاية بلا نهاية.
Ancak 123 yıl sonra I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra Polonya tekrar bağımsızlığını kazanabildi.بولندا تستعيد استقلالها بعد 123 سنة من تقاسمها بين الدول.
Gebze'de başlayıp, Çeşme'de bitmektedir.فضمير الغيبة : في محل نصب مفعول به أول، واللبن : مفعول به ثان.
Yaz tatili bitmek üzereydi.فهذا هو وقت العطلة الصيفية.
Ancak feud bitmemişti.لوبيز، لم يكتمل.
Ben size söylüyorum, bu bitmeyecek."وأنا أقول لكم جميعا كفى.»
Mağaradaki araştırmalar henüz bitmemiştir.لم ينتهِ اكتشاف جميع أجزاء الكهف بالكامل حتى الآن .
İstatistiksel sonuçlara göre bu projenin 2015 yılı civarında bitmesi planlanmaktadır.ينص هذا القرار أيضًا على ضرورة النظر في إنهاء هذه القضية بشكل كامل في خطة التنمية لما بعد عام 2015.
Fakat henüz hiçbir şey bitmedi.ولكن ذلك لم ينتهي بعد.