Ana içeriğe geç
Sözlük

bitme ile cümle

bitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Anlıyoruz ki artık bitmeli.Sabíamos que se había acabado.
Öğrencilik hiç bitmez.Pero nunca terminó los estudios.
Ama sözcüğün kendisinde bitmesini engellemeye çalışır.Evitar que la publicación se convierta en un fin en sí misma.
Hasır ip hiç bitmemiş.La fiebre del Zorro no se acababa.
Bu oklar hiç bitmez.El rayo que no cesa.
Çekimlerin bitmesinden sonra birçok sahne, zaman sınırlaması olmasından dolayı kısaltıldı ya da kesildi.Muchas escenas del guion fueron recortadas o eliminadas por su elevado coste.
Ayrıca bu gelişmenin Mezopotamya'daki Ubaid Dönemi'nin bitmesine katkıda bulunduğuna inanılmaktadır.También se cree que este evento contribuyó al final del Período de El Obeid en Mesopotamia.
Konser dizisinin 13 Temmuz 2009'da başlaması ve 6 Mart 2010'da bitmesi plânlanıyordu.Estaba programado para comenzar el 13 de julio de 2009 y continuar hasta el 6 de marzo de 2010.
Ancak hayatının büyük bölümünü seyahatlarla geçiren bu adamın yolculuğu henüz bitmemişti.A excepción de los periodos de viajes, permaneció gran parte de su vida allí.
Alonzo Mourning'in büyük kontratının bitmesiyle, Heat'in verebileceği maaş potansiyeli artmış oldu.El contrato de Alonzo Mourning expiraba al próximo verano, dando a los Heat mayor margen para reconstruir.
Aşkım Bitmeyecek (4:50) 04.Traspasando mi corazón (04:50).
Nakarat kısmı "Biter mi dünya gailesi bitmez derken?«¿La Moneda al fin sin rejas?
Ve böylece olayların burada bitmediğini bize gösterirler.Allí nos confirmaron que todo había terminado.
Ancak, iç mekan parçaları 1940'ların başına kadar bitmedi.Sus trabajos de consolidación no concluyeron hasta 1940.
Tur bitmeden ölen oyuncular, dirilmek için turun bitmesini beklemek zorundadır.Cuando un jugador muera, deberá esperar a que acabe la ronda para revivir.
Seitsemän veljestä adlı romanın bitmesi ise yazarın on yılını aldı.Su novela cumbre Seitsemän veljestä le llevó diez años de trabajo.
Tatarların soyu hakkındaki araştırmalar bitmemekle beraber, Tatarlar Türklerin Kıpçak boyundan gelmektedirler.A pesar del cese del fuego, los turcos entran en Karavas.
19 Mart'a gelindiğinde ise kayıtların bitmek üzere olduğunu açıkladı.Pero cuando llegaron a su celda, se dan cuenta de que es Martes.
Seninle oynamam bitmedi.")«No debes jugar».
Üzerinden yenilen yemekler hiç bitmez.La conquista nunca concluyó.
"Bu şarkı burda bitmez komutanım".¡Salgan de aquí antes de que termine la canción!".
Bu aşamadan sonra, destenin bitmesi durumundaki kurallar geçerlidir.Por esto, durante este día, las reglas de duelo se suspenden.
Oyunda, normal bitme, çifte bitme ve okey atarak bitme şeklinde üç farklı bitiş seçeneği mevcuttur.El juego, y la serie completa, tiene dos posibles finales.
Yedi Yıl Savaşı'nın bitmesi için 10 Şubat'ta Paris Antlaşması 15 Şubat'ta Hubertusburg Antlaşması imzalandı.Junto al Tratado de París firmado el 10 de febrero, marca el final de la Guerra de los Siete Años.
Galeri, savaşın bitmesiyle 1919 yılında tekrar açıldı.Reanudó sus operaciones en 1919, después de la finalización de la guerra.
Fred Madison'un telefon numarası şeytanın sayısı olarak bilinen "666" ile bitmektedir.El precio de Maggie es el número del diablo, 666.
Savaşın bitmesinden sonra Osmanlılar Sırbistan'daki isyancıları yenerek Belgrad'ı tekrar ellerine geçirdiler.Cuando los francos llegaron por fin, las tropas musulmanas ya habían vuelto a entrar, intactas, a Zaragoza.
Ancak feud bitmemişti.Valdez ya no falló.
Bu bir günde olup bitmez.No es de día.
Toplantı nerdeyse bitmek üzere.La riunione sta per finire.
Braun, 1918'de savaş bitmeden önce, Brooklyn'deki evinde vefat etti.Braun morì nella sua casa di Brooklyn prima della fine della guerra, nel 1918.
Seitsemän veljestä adlı romanın bitmesi ise yazarın on yılını aldı.La stesura del romanzo Sette fratelli gli richiede dieci anni di lavoro.
Maçın bitmesine 9 saniye kalmıştır.Mancano nove giornate alla fine del campionato.
Manson'ın alkol kullanımı ve uzak tavırları da bu ilişkinin bitmesine neden olarak gösterildi.L'abuso di alcolici da parte di Manson e la distanza tra i due furono inoltre citati come cause della rottura.
Yapımı 12 Ekim 1959'de başlamıştır ve bitmesi yaklaşık 2.5 yıl sürmüştür.La costruzione iniziò il 12 ottobre 1959 ed andò avanti per due anni e mezzo.
Eldeki bütün işaretler Maxwell'in daha o yaşta bitmeyen bir merak duygusuna sahip olduğunu göstermiştir.Tutti gli indizi suggeriscono che Maxwell avesse un'instancabile curiosità fin da bambino.
Lokavtın bitmesiyle yeniden NBA'e dönmüştür.Dopo lo scudetto tornò nella NBA.
Ancak her şey bitmemişti, zira küllerden büyük bir kuş yükseldi.Ma non tutto era perduto, giacché dalle ceneri sorse un mitico uccello.
Ben size söylüyorum, bu bitmeyecek."E pensare che non è ancora finita."
İfadeler noktalı virgül (;) ile bitmek zorunda değil.Nessun punto di riferimento sarà più (grande).
Ancak feud bitmemişti.Fisher invece restò.
Tedavisi biter bitmez yeniden cepheye döndü.Dopo la guarigione non tornò più al fronte.
Yaz tatili bitmek üzereydi.Le "vacanze estive" volgono al termine.
Kuraklığın başlama ve bitme zamanının tespiti zordur.È dura distinguere l'inizio e la fine.
Ertesi gün, yapımı bitmeyen evleri de işgal etti.Il giorno seguente chiesero la resa di Casas Grandes senza successo.
Ayaz'da sürprizler hiç bitmez.Ma le sorprese non finiscono qui.
Üzerinden yenilen yemekler hiç bitmez.I mondi superiori a questi non vengono mai distrutti.
Görüşme tamamlandığında hükümet kurulması gerektiren sürenin bitmesine 6 gün kalmıştı.Terminata l'assunzione si fa seguire un intervallo di 6 giorni in cui l'associazione deve essere sospesa.
28 Mayıs 2010'da "Power" isimli parçanın bitmemiş hâli internete sızdırıldı.Il 28 maggio 2010 una versione incompiuta del primo singolo titolato Power è trapelata su Internet.
Augustus kitabı bitirdikten sonra, kitabın beklenmedik bir şekilde bitmesiyle hüsrana uğradığını dile getirir.Con l'avvento della sua morte, il libro finì nel dimenticatoio.
Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir.Iniziano così i problemi della coppia che non riuscirà più a ritrovare la serenità.
Strasburg'un derlemesi burada bitmektedir.In questo modo finì l'assedio di Napoli.
Şarkısız yolculuk bitmez.La canzone non passa le finali.
"Türk sineması oku oku bitmez".La vocazione cinematografica di Torino non cessò.
Fakat oyun burada bitmez.Il gioco però non finisce.
2012 yılının sonunda anlaşmanın bitmesi ile beraber, Nestea-ya Coca Cola taraından son verilmiştir.Per ultimo, sul finire della stagione 2012, doveva essere formalizzato un nuovo Patto della Concordia.
Belçika Grand Prix'i sonrasında sezonun bitmesine dört yarış kala şampiyonluğu garantiledi.Il Gran Premio del Brasile fu la prima gara della stagione dopo quattro mesi di sosta.
Geri dönmesinin sebebi cezasının tecilli'nin yakında bitmesi.L'accusa è di nuovo possibile una volta che il mandato è terminato.
Ancak gidecek yolu henüz bitmemişti.La strada non fu però portata a compimento.
Oyun tüm insanların mutant olmasıyla veya tüm mutantların bitmesiyle sona erer.Finisce però per attirare sul luogo tutti i mutanti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod