bitkin ile cümle

bitkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu istenilen sonuca ulaşamama hatta bitkinin ölümüne sebep olmaktadır.Jedynym sposobem by się to nie wydarzyło wydaje się śmierć kapłanki.
Güzel kokulu bu bitkinin sakinleştirme ve rahatlatma etkisi vardır.Przyjemne zapachy prawdopodobnie poprawiają koncentrację i pamięć.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Mogli też udać się na 2-miesięczny wypoczynek.
Bitkinin toprağı nemli, humuslu ve iyi drenaj yapılmış olmalıdır.Stolec zdrowego psa powinien być zwarty, dobrze uformowany i połyskliwy.
Bu oran, bitkinin dişi türlerinde daha düşük yoğunlukludur.Są mniejsze niż inne owoce gatunków tej serii.
Birçoğu hastalık, bitkinlik veya gardiyanlardan gördükleri işkence nedeniyle öldü.Ponad 30 tys. osób zdołało jednak opuścić obóz dzięki pomocy zatrudnionego tam polskiego personelu.
Açve bitkinim" dedi.Är du hungrig tro?”
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Efter en lång tids sjukdom och invaliditet avled hans hustru 1955.
Bitkinin dünya çapında,üretilip yayılmış çeşitli kültür türleri de bulunmaktadır.Samtidigt växte och blomstrade högre kulturer runt om i världen.
Ayrıca bitkinin genç sürgünleri, çelenk süslemesinde de kullanılmaktadır.Även tiggande ungar dras ut genom inflygningshålet.
Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır.Dessutom bedrivs tillverkning av blomkrukor vid Gränsfors blomkruksfabrik.
Köyün zengin iklimi pek çok şifalı bitkinin kendiliğinden yetişmesine imkân verir.Man kan säga att regnskogen till stor del alstrar sitt eget vattentillskott.
Bitkinin bol çiçek açması için düzenli sulanması gereklidir.Den kräver stora krukor för att blomma.
Bu sırada sepet-sandık içinde Falstaff terden bitkin hale düşmüştür.Vid midnatt är Falstaff punktligt på plats.
Aç ve bitkindi.Den var sliten och gammal.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Точних підрахунків померлих від голоду тоді ніхто не вів.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Вони працювали позмінно, через кожний один місяць.
Yaprak üzerindeki avın kaçmak için çırpınma hareketi, bitkinin avını daha kolay sindirmesine yardımcı olur.Миття собаки на піку линяння допоможе легше позбутися випалої шерсті.
O çok bitkin görünüyordu.Вона виглядала дуже втомленою.
Bitkin görünüyordun.Ти виглядаєш виснаженим.
Tropikal ve Yarıtropikal Amerika'da yetişen bu bitkinin yüz elliden fazla çeşidi vardır.V tropické Americe roste více než polovina všech druhů.
Bitkinin su kaybını engeller.Rostlina tak zabraňuje ztrátám vody.
Bu da bitkinin daha fazla ışık alması ve daha fazla fotosentez yapabilmesi demektir.Tím se dostane do vyšších pater lesa a získá více světla pro fotosyntézu.
Jeju’ya giderlerken yolda aşırı derecede bitkin düşmüş olan Leydi Han ölür.În drum spre insula Jeju, epuizată, doamna Han moare.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heraclius nu impune condiții dure, știind că și imperiul său a avut momente de colaps.
Ancak, aynı zamanda sanatçının bitkin düşmesine yol açtı.Este cu atât mai trist când moare un artist!
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.La începutul anilor 2000 s-a început în cele din urmă o restaurare de mare anvergură.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.După o boală prelungită, a murit în 555, fără moștenitori.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Cei doi sunt împreună timp de aprox. un an, după care se despart.
İki dağcı bitkinlik nedeniyle 7.600m'deki dördüncü kampta ölürler.7400 m-es magasságban, a 4-es táborban végkimerülés miatt ketten életüket vesztik.
Gövdesi çok uzundur, bitkinin ağırlığını çekemeyecek inceliktedir.Bőre olyan vastag, hogy meg sem érzi a termeszkatonák harapását.
Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır.A levelek irányából szállítja el az asszimilációs termékeket a növény többi része felé.
Eşekdikeni, aynı familyadan başka bir bitkinin adıdır.A Petrosaviales egy egyszikű, egyetlen családot tartalmazó növényrend neve.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Molempia osapuolia kuulusteltiin, minkä jälkeen seurasi lähes kuukauden mittainen tauko.
Bitkinin bütün parçaları merkezî sinir sistemini etkileyen zehirli terpen bileşikleri içerir.Koko kasvi sisältää keskushermostoon vaikuttavaa myrkkyä.
Babası Robert genellikle çok yorgun ve bitkin olur.Helsingin yleisilme on pääosin yrmeä ja ahdistunut.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Hän kuitenkin sairastui ja kuoli vuoden 1955 lopulla.
Hareketsiz, bitkindi.Jalattomat, elottomat.
Ancak bazı hayvanlar için yedikleri bitkinin türü önemlidir.Kasvit, jotka olivat monen eläimen ravintoa, kuolivat.
Bitkinin Latince isminde geçen fulva sözcüğü Latince turuncu-sarı demektir.Pääte tulee latinan kielen sanasta keltainen, flavus.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Έπειτα από μακροχρόνια ασθένεια και κατάπτωση, απεβίωσε το 555.
Bu istenilen sonuca ulaşamama hatta bitkinin ölümüne sebep olmaktadır.Το τσίμπημα αυτού του είδους μπορεί να προκαλέσει ακόμα και το θάνατο.
Dido gayet bitkindir ve Belinda onu teskin etmeye çalışmaktadır.Dido er meget ulykkelig, og den altid glade Belinda prøver forgæves at muntre hende op.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Reposado – lagret fra to måneder til et år.
Dökülmeler bitkinin özellikle alt dalcıklarında olur.Aromaen sidder især i bærrenes skal.
Artan zamanın etkisi onu yıl sonunda bitkin bırakmıştır.Hendes voldsomme skema gør dog, at hun hen mod slutning af året er totalt udmattet.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Man kan bruge en lille bid af plantens vækstpunkt.
Oditoryum(salon) son derece soğuktu ve seyirciler programın uzunluğu yüzünden bitkin düştü.Kørerne synes det var alt for varmt og publikum svigtede.
Birçok alt türü bulunan bitkinin boyu, 1 ila 2 metre yüksekliğe erişebilir.Der findes dog arter, der kan vokse næsten en meter om dagen.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.En sådan mere fast organisation mod hungersnøden tabte sig snart.
Bitkinin üretimi ABD, Kanada, İtalya ve İspanya'da yapılıyor.Uden for EU produceres foie gras i Canada, Kina og USA.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Det ble tilsammen to reiser på to måneder hver, kun adskilt ved en ukes hvile i Christiania.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Setelah lama sakit ia meninggal pada tahun 555.
Eksiklik belirtileri; Azot: Yetişme engellenir, bitkinin rengi sararır.Berikut contohnya, errar menjadi yerra (bukan ierra); oler menjadi huele (bukan uele).
İki dağcı bitkinlik nedeniyle 7.600m'deki dördüncü kampta ölürler.Dua pendaki gunung tewas kelelahan di Kamp 4 pada ketiggian 7.600 meter (24,930 kaki).
Bitkinin asıl görünen kısmı gametofit nesildir.Tumbuhan lumut yang biasa dikenal adalah fase gametofit.
Futbol ve şöhretten bitkin hâlde, Tostão tıp doktoru oldu.Từ giã bóng đá và vinh quang, Tostão trở thành một bác sĩ.
Oditoryum(salon) son derece soğuktu ve seyirciler programın uzunluğu yüzünden bitkin düştü.Khán phòng hôm đó cực kỳ lạnh và khán giả đã kiệt sức vì buổi biểu diễn quá dài.
Bu bitkinin tıbbi kullanımı aslında geniş ölçüde bilinememekte ve kullanılamamaktadır.Việc sử dụng thuốc của nhà máy này không được biết đến hoặc được sử dụng rộng rãi.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Mỗi ngày, bà đều lôi kỷ vật của hai người ra ngắm nghía, ôn lại tháng ngày tươi đẹp.

İlgili Sayfalar