bitkin ile cümle
bitkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.Les noms et les altitudes de ce massif divergent selon la source.
Üç bitkin kişi sonunda Cooper Creek'e giden yolu bulup döndüler.Les deux hommes décident de retourner au dépôt de Cooper Creek.
Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır.En botanique, le processus de transfert des feuilles vers les autres organes de la plante.
Köyün etrafı dağ ve tepelerle çevrili olup her bitkinin yeşerip yetişmesine elverişlidir.Le village est entouré de toutes parts par des collines et des vallons cultivés ou boisés.
Birçok alt türü bulunan bitkinin boyu, 1 ila 2 metre yüksekliğe erişebilir.Toutefois, les plus grandes espèces peuvent atteindre plusieurs mètres de hauteur.
Ayrıca geçen yıl Alman doktorlar tarafından çok bitkin bir halde çarmıha gerildim.Además, el año pasado fui crucificado por los doctores alemanes de una manera muy drástica.
Bu bitkinin tıbbi kullanımı aslında geniş ölçüde bilinememekte ve kullanılamamaktadır.Los usos medicinales de esta planta no son ampliamente conocidos o usados.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heraclio no impuso duras condiciones, a sabiendas de que su propio Imperio estaba también a punto de agotarse.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.En la isla, Claire se desmaya del agotamiento por calor, y descubren que el agua restante ha sido robada.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Tras una larga enfermedad y postración, murió en 555 sin haber tenido descendencia.
Tümenin tüm askerleri, günler ve geceler boyu süren çatışmalardan dolayı bitkin durumdadır.Todos los hombres se agotaron de días y noches de continua lucha.
Görünüşte zencefili andıran bitkinin tadı ise zencefile pek benzemez.La percepción del sabor de los alimentos tiene más de olfativo que gustativo.
Bu bitkinin kökünün kaynatılarak elde edilen suyunun içilmesi şeker hastalığına iyi geldiği ifade edilir.El agua potable de esos estanques se considera curativa.
Bitkinin tohumları baharat olarak kullanılır.Los frutos son consumidos como fruta de tiempo.
Bitkinin bol çiçek açması için düzenli sulanması gereklidir.Se necesitan cantidades constantes de humedad para establecer la fruta grande.
Bu bitkinin çiçekleri çok miktarda balözü salgıladığından arılar için çok değerlidirler.Sus flores son muy visitadas por las abejas.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.Sull'isola, Claire ha un colpo di calore e si scopre che l'acqua restante è stata rubata.
Bitkin algoritma Baeza-Yates'in bir uygulamasıdır.L'Algoritmo Bitap è un'applicazione dell'approccio di Baeza-Yates.
Ayağa kalkamayacak kadar hasta ve bitkindir.È molto debole e fatica a reggersi in piedi.
Yorgunluğu ve bitkinliği giderir, zindeleşmeyi sağlar.Tanto viaggiare lo stanca e lo fa ammalare.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Gli assediati, pur ridotti alla fame, non cedettero comunque.
Çiçek açan her bitkinin yönetimi onun elindedir.Alla base di ogni fiore sono presenti delle brattee.
Tüketilen kısmı, bitkinin gövdesidir ve toprak altındadır.Il serbatoio vero e proprio si trova all'interno del codino e sotto la sella.
Sweet Potato: Patatestir.Zombileri o bitkinin olduğu tarafa çeker.Zombi Sparasemi (Peashooter Zombie): Questo zombi spara semi contro le piante.
2008 yılında, kalıtsal winemaker Evgeny Druzhinin bitkinin başı oldu.Nel 2008, Yevgeny Druzhinin divenne direttore della fabbrica.
Bitkinin arka taç yaprağı yukarı doğru kalkıktır ve böcekler için bir iniş düzlemi gibidir.Душа при этом подобна огню, это более высокое начало, одушевляющее плоть.
Mendel, bezelyelerle yaptığı çaprazlama deneylerinde bu bitkinin kalıtımını incelemiştir.Лила пробует добытый ими космический мёд.
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.В конце 1944 года сахарный завод возобновил работу.
Bitkinin dişisinde erkeğine kıyasla 4-5 kat daha fazla bulunur.Качество зрения у птиц превосходит остроту зрения человека в 4—5 раз.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Оба разводят метель и улетают, месяц исчезает.
Bitkinin rengi morumsu olur.Сок имеет пурпурный цвет.
Ancak bazı hayvanlar için yedikleri bitkinin türü önemlidir.Растения этого рода являются кормом для многих животных.
Bu bitkinin soğanları en az 1 sene ara ile kullanılmaktadır.Эти лягушки остаются в стадии головастика не менее года.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.وكلا السنتين كانتا مقسمتان لشهور وأسابيع.
Tüketilen kısmı, bitkinin gövdesidir ve toprak altındadır.الجَذر هو جزء من النبات تحت الأرض.
Lura bitkindi.أحافير زائفة.
Bu istenilen sonuca ulaşamama hatta bitkinin ölümüne sebep olmaktadır.وبعملها هذا، تؤدي إلى حدوث أضرار أو حتى موت النباتات الأخرى.
Böylece bitkinin kurak ortama uyumunu arttırır.إذا كان جفاف جلدك أو الحكة تقلق نومك.
Tom gerçekten bitkin olduğunu söyledi.قال توم أنه كان حقا مرهقا.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.Na ilha, Claire desmaia por causa do calor e descobrem que a água restante foi roubada.
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.Apenas no final da década de 1940 foi reiniciada a venda de imóveis.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heráclio não impôs termos severos, sabendo que seu império estava também próximo da exaustão.
Mide bulantsından bitkin düşseler de Charlie adamı dövmeyi başarır.David, apavorado, abre o estômago do homem de qualquer maneira.
Hastalıklar bitkinin bütün bölümlerini etkileyebilir.Estas doenças podem afetar quase todos os órgãos do organismo.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Os famintos prisioneiros dificilmente conseguiam caminhar sozinhos.
Üçüncü şarkı "Total Geschlaucht" (Tamamen bitkin) işsizlik ve iş aramaya değinmektedir.A música "Sine Pornô" fala de desemprego.
Tom bitkin olduğunu söyledi.Tom disse que estava exausto.
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.Eind jaren 40 begon de herbouw van de kerk.
Bu bitkinin kökünün kaynatılarak elde edilen suyunun içilmesi şeker hastalığına iyi geldiği ifade edilir.Het drinken van het sap van deze boom zou je onsterfelijk maken.
Artan zamanın etkisi onu yıl sonunda bitkin bırakmıştır.Een rugblessure eind dat jaar hield hem geruime tijd buiten strijd.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Dag en nacht werd er aan doorgewerkt zodat het binnen een jaar gereed kwam.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Jonge bladeren ontwikkelen zich rond het groeipunt van de plant.
Elde edilen bu şeker daha sonra bitkinin büyümesi için kullanılır.Deze suikers gebruikt de plant weer om te groeien.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.De honger naar meer was nog niet gestild.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Herakliusz nie narzucił ciężkich warunków, wiedząc, że jego kraj także bliski jest wyczerpania.
Hastalıklar bitkinin bütün bölümlerini etkileyebilir.Objawy mogą wystąpić na wszystkich nadziemnych częściach rośliny.
Bu bitkinin çiçekleri çok miktarda balözü salgıladığından arılar için çok değerlidirler.Podczas kwitnienia są odwiedzane przez ogromne ilości pszczół.
Üç bitkin kişi sonunda Cooper Creek'e giden yolu bulup döndüler.Wyprawa zawróciła do Cooper Creek.
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.Pod koniec lat 40. odbudowali swoją przystań.
Eşekdikeni, aynı familyadan başka bir bitkinin adıdır.Nieco myląca jest sama nazwa rośliny.