Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkin ile cümle

bitkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O tamamen bitkin düşmüş görünüyordu.と、突然、彼は野生のように笑い始めた。
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Ahora, el algodón es suave, pero la planta está llena de espinas.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Baumwolle ist weich, aber der Rest der Pflanze ist voller Stacheln.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Bông thì nhẹ nhưng cây thì toàn gai
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Bumbacul e moale, dar planta e plină de ţepi.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Hát a gyapot amúgy puha, de a külseje tele van bogánccsal.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.면은 부드러웠지만, 무명밭 주변은 정말 끈적였죠.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Le coton est doux, mais l'extérieure de la plante est pleine d'adhésif.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Nu is katoen wel zacht, maar de buitenkant van de plant is zo stekelig als wat.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Ora, il cotone è soffice ma la parte esterna della pianta è piena di spine.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Sama bawełna jest miękka, ale zewnętrzna część rośliny jest cała kolczasta.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Памукът е мек, но външната част на растението просто е пълна с лепки.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Хлопок мягкий, но растение снаружи покрыто кучей колючек.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.עכשיו, כותנה היא רכה אבל החלק החיצוני של הצמח פשוט מלא קוצים.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.الآن القطن يبدو ناعماً ولكنه من الخارج مليء بالأشواك
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.摘み方を知らないと
Sen motoru bitkin.Bạn kiệt sức động cơ.
Sen motoru bitkin.Se agotó el motor.
Sen motoru bitkin.Tu as épuisé le moteur.
Sen motoru bitkin.Você esgotado o motor.
Sen motoru bitkin.אתה מותש את המנוע.
Sen motoru bitkin.استنفدت أنت المحرك.
Sen motoru bitkin.レースは遠く、 ではないので、エンジンを吹きません。
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.Du sa: Ve mig! For Herren har lagt sorg til min smerte; jeg er trett av mine sukk og finner ikke ro.
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.네가 일찍 말하기를 슬프다 여호와께서 나의 고통에 슬픔을 더하셨으니 나는 나의 탄식으로 피곤하여 평안치 못하다 하도다 하셨고
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.אמרת אוי נא לי כי יסף יהוה יגון על מכאבי יגעתי באנחתי ומנוחה לא מצאתי׃
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.قد قلت ويل لي لان الرب قد زاد حزنا على المي. قد غشي علي في تنهدي ولم اجد راحة
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.巴 錄 〔 原 文 作 你 〕 曾 說 、 哀 哉 、 耶 和 華 將 憂 愁 加 在 我 的 痛 苦 上 . 我 因 唉 哼 而 困 乏 、 不 得 安 歇
Sen, ‹Vay başıma! Çünkü RAB acıma acı kattı. İnlemekten bitkin düştüm, bana rahat yok› dedin.巴錄 〔 原文 作 你 〕 曾 說 、 哀哉 、 耶和華 將憂 愁 加在 我 的 痛苦 上 . 我 因 唉哼 而 困乏 、 不 得 安歇
Son olarak matador, bu "katil", bitkin düşmüş boğayı bir kaç son atağa kışkırttıktan sonra kılıcıyla öldürür.Ostatecznie matador, ten zabójca po kilku prowokujących szarżach próbuje zabić byka przy pomocy szpady
Son olarak matador, bu "katil", bitkin düşmüş boğayı bir kaç son atağa kışkırttıktan sonra kılıcıyla öldürür.ולבסוף, המטדור, אותו "רוצח," מופיע ולאחר שגורר מהשור הגוסס לבצע מספר תקיפות מותשות, הוא מנסה להורגו עם חרבו.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.A trópusokon a denevérek sok növény elsődleges beporzói.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Cum așa? La tropice, liliecii sunt polenizatorii principali ai multor plante.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Flagermus i troperne er de store bestøvere af mange planter.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.In den Tropen sind Fledermäuse wichtige Bestäuber vieler Pflanzen.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.I pipistrelli ai tropici sono i maggiori impollinatori di molte piante.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.열대 지방의 박쥐들은 많은 식물의 중요한 꽃가루 운반자입니다.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Les chauves-souris dans les tropiques sont des pollinisateurs majeurs pour beaucoup de plantes.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Những con dơi vùng nhiệt đới là người thụ phấn của nhiều thực vật.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Nos trópicos, os morcegos são polinizadores importantes de muitas plantas.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.¿Por qué? Los murciélagos tropicales son los mayores polinizadores de muchas plantas.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Vleermuizen in de tropen zijn belangrijke bestuivers van veel planten.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.W tropikach zapylają wiele roślin.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Οι νυχτερίδες στις τροπικές ζώνες είναι κύριοι επικονιαστές για πολλά φυτά.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.В тропических лесах летучие мыши опыляют большинство растений.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.Кажани в тропіках є найголовнішими запилювачами багатьох рослин.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.עטלפים באיזורים טרופיים הם מאביקים עיקריים של צמחים רבים.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.تعتبر الخفافيش عامل أساسى فى التلقيح لنباتات كثيرة فى المناطق الاستوائية.
Tropiklerdeki yarasalar bir çok bitkinin temel tozlaştırıcısıdır.また 果実も食べ それらの種子を拡散させます
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Anholdelsen sled på Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.El arresto cobró su precio en Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.L'arrestation ébranle Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.L'arresto ebbe un certo peso su Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Zadržení si na Swartzovi vybralo daň.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Η σύλληψη είχε συνέπειες για τον Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Арест был сказывается на Шварц.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Арестът съкруши Шварц.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.الاعتقال أثر على سوارتز
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.彼はこの件について話したがりませんでした。
(ULASIM VE BITKINLIK)(SZÁLLÍTÁS ÉS FÁRADTSÁG)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod