Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkin ile cümle

bitkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
(ULASIM VE BITKINLIK)(TRANSPORTUL SI EXTENUAREA)
(ULASIM VE BITKINLIK)(תעבורה ותשישות)
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Albowiem dla niedostatku i głodu samotni byli, i uciekali na niepłodne, ciemne, osobne, i puste miejsce;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói kém thiếu thốn, đi gậm cạp đất khô hóc, Từ lâu đã bỏ hoang vắng vẻ.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Chúng ốm tong vì bị đói_kém thiếu_thốn , đi gậm cạp đất khô hóc , Từ lâu đã bỏ_hoang vắng_vẻ .
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De er uttæret av nød og sult; de gnager på den tørre mo, som allerede igår var ørk og øde;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.De míngua e fome emagrecem; andam roendo pelo deserto, lugar de ruínas e desolação.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Desséchés par la misère et la faim, Ils fuient dans les lieux arides, Depuis longtemps abandonnés et déserts;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.die vor Hunger und Kummer einsam flohen in die Einöde, neulich verdarben und elend wurden;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.disfatti dalla indigenza e dalla fame, brucano per l'arido deserto
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.그들은 곧 궁핍과 기근으로 파리하매 캄캄하고 거친 들에서 마른 흙을 씹으며
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Mereka lapar dan menderita sekali, sehingga makan akar kering di gurun yang sunyi
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nebo chudobou a hladem znuzeni, utíkali na planá, tmavá, soukromná a pustá místa.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Nedostatkom a hladom zmorení, tí, ktorí obhrýzali vypráhlu zem, šero pustiny a púšte,
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Por la miseria y el hambre están anémicos; roen la tierra reseca, la tierra arruinada y desolada
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.puute ja kova nälänhätä! He kaluavat kuivaa maata, jo ennestään autiota erämaata;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Sfrijiţi de sărăcie şi foame, fug în locuri uscate, de multă vreme părăsite şi pustii.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Shujšani od stradanja in lakote, glojejo suho zemljo, ki je od nekdaj pusta in prazna.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Szükség és éhség miatt összeaszottak, a kik a kopár földet futják, a sötét, sivatag pusztaságot.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.tørrede hen af Trang og Sult. De afgnaver Ørk og Ødemark
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Uitgeput door de honger hebben zij 's nachts rondgezworven, in verschroeid land, in verlaten woestijnen.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Δι' ενδειαν και πειναν ησαν απομεμονωμενοι εφευγον εις γην ανυδρον, σκοτεινην, ηφανισμενην και ερημον
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.Бедностью и голодом истощенные, они убегают в степь безводную, мрачную и опустевшую;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.От немотия и глад те бяха измършавели; Гризяха изсушената земя, отдавна пуста и опустошена;
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.בחסר ובכפן גלמוד הערקים ציה אמש שואה ומשאה׃
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.في العوز والمحل مهزولون عارقون اليابسة التي هي منذ امس خراب وخربة.
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.他 們 因 窮 乏 飢 餓 、 身 體 枯 瘦 、 在 荒 廢 淒 涼 的 幽 暗 中 、 齦 乾 燥 之 地
Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler, Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.他 們因窮 乏 飢餓 、 身 體 枯瘦 、 在 荒廢淒涼 的 幽暗 中 、 齦 乾燥 之地
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Căci voi răcori sufletul însetat, şi voi sătura orice suflet lihnit de foame.` -
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Car je rafraîchirai l`âme altérée, Et je rassasierai toute âme languissante.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››denn ich will die müden Seelen erquicken und die bekümmerten Seelen sättigen.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››For jeg vil kvege den trette sjel, og hver vansmektende sjel vil jeg mette.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Ik zal de vermoeiden rust en de bedroefden blijdschap geven.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››이는 내가 그 피곤한 심령을 만족케 하며 무릇 슬픈 심령을 상쾌케 하였음이니라 하시기로
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Lebo zavlažím unavenú dušu a každú zármutkom hynúcu dušu nasýtim.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Mereka yang lelah akan Kusegarkan, dan yang lesu karena kelaparan akan Kukenyangkan
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Mert megitatom a szomjú lelket, és minden éhezõ lelket megelégítek.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Napoję zaiste duszę spracowaną, a wszelką duszę smutną nasycę.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Poiché ristorerò copiosamente l'anima stanca e sazierò ogni anima che languisce»
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Pois saciarei a alma cansada, e fartarei toda alma desfalecida.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Porque he de saciar al alma fatigada, y he de llenar a toda alma que languidece.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Rozvlažím zajisté duši ustalou, a všelikou duši truchlou nasytím.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Sillä minä virvoitan väsyneen sielun, ja jokaisen nääntyvän sielun minä ravitsen."
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Thi jeg kvæger den trætte Sjæl og mætter hver vansmægtende Sjæl.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Ty jag skall vederkvicka trötta själar, och alla försmäktande själar skall jag mätta.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Vì ta đã làm cho lòng một mỏi được no nê, và mỗi lòng buồn rầu lại được đầy dẫy.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Vì ta đã làm cho lòng một mỏi được no_nê , và mỗi lòng buồn_rầu lại được đầy_dẫy .
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Zakaj obilo napojim od žeje opešano dušo in vsako dušo, ki medleva, nasitim. –
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››διοτι εχορτασα την εκλελυμενην ψυχην και ενεπλησα πασαν τεθλιμμενην ψυχην.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Защото наситих наситих изнурената душа И напълних всяка изнемощяла душа.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››Ибо Я напою душу утомленную и насыщу всякую душу скорбящую.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››כי הרויתי נפש עיפה וכל נפש דאבה מלאתי׃
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››لاني ارويت النفس المعيية وملأت كل نفس ذائبة.
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››疲 乏 的 人 、 我 使 他 飽 飫 、 愁 煩 的 人 、 我 使 他 知 足
Yorgun cana kana kana içirecek, bitkin canı doyuracağım.››疲乏 的 人 、 我 使 他 飽飫 、 愁煩 的 人 、 我 使 他 知足
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Akhirnya, sapi perah, seperti yang satu ini, ambruk karena kelelahan.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Alla fine le mucche da latte, come questa collassano esauste.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.In cele din urma, vacile de lapte, ca aceasta, se prabusesc din cauza epuizarii.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Så småningom kommer mjölkkor, som den här, att kollapsa av utmattning.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Schließlich brechen Milchkühe, wie dieses hier, vor Erschöpfung zusammen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod