bitki ile cümle
bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus Kouzlo nutící rostliny okamžitě vyrůst.
Akabinde Bose bitki fizyolojisinde birkaç keşfin öncülüğünü yapmıştır.Následně Bose učinil řadu pionýrských objevů v oblasti fyziologie rostlin.
Bu çalışmalar, bitkiler, hayvanlar, bakteri ve çevreleri arasındaki ilişkileri vurgular.Tyto studie zdůrazňují vztah mezi rostlinami, zvířaty, houbami, a bakteriemi a jejich prostředím.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Tím ukázal, že část rostlinné hmoty pochází nejen z půdy, ale také ze vzduchu.
Sanayi bitkileri: Ayçiçeği, Şeker pancarı.Díla: Milenci, Kávová panenka.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Díky rostlinám se dostal k farmakologii a k používání mikroskopu.
Işık seven bir bitkidir.Jedná se o světlomilnou rostlinu.
Çoğunlukla çok yıllık nadiren bir yıllık veya iki yıllık otsu bitkilerdir.Jedná se zpravidla o jednoleté, vzácně dvouleté byliny.
Cücelik hayvanlarda, insanlarda ve bitkilerde meydana gelebilir.Mohou se vyskytovat u lidí, zvířat i rostlin.
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.Jednou se chce stát lékárnicí.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Je vhodná do všech pěstitelských poloh.
Meyve, ot ve su bitkilerini de yer.Živí se semeny a suchými i dužnatými plody rostlin.
Bitkisel ve hayvansal yağların ana bileşenidir.Jsou hlavní složkou rostlinných olejů a živočišných tuků.
Sütuncelerin başlıkları geometrik ve bitkisel karakterli motiflerle süslenmiştir.Hlavice sloupků jsou ozdobeny ornamentem z geometrických a rostlinných motivů.
Çoğu türler bitkisel alanları tercih ederler.Mnoho druhů upřednostňuje zasolené půdy.
Virüsler sadece bitki ve hayvanlarda üretilebilmişlerdi.Biota se však dělila pouze na rostliny a živočichy.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Někteří jedinci žijící v jezerech mohou dokonce požírat plankton.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Mnoho druhů zdejších rostlin a živočichů se nenachází nikde jinde na světě.
Parkta 512 tür bitki vardır.V parku bylo objeveno celkem 525 druhů rostlin.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Cukrová řepa byla pěstována jako krmivo již od antických dob.
Çok sayıda zehirli bitki de belirtilere yol açabilir.Symptomy mohou být vyvolány i mnoha jedovatými rostlinami.
Buna örnek olarak Ayçiçeği bitkisini gösterebiliriz.Můžeme si zní vytvořit například vánoční svetr.
Tek yıllık bitkidir.Je to jednoletá rostlina.
Buralarda dikenli bitkiler görülür.Rostou zde unikátní rostliny.
Etrafında susam bitkileri vardır.Jedovaté rostliny kolem nás.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Při skladování plody vadnou, zvláště pokud jsou podtržené.
Charles Darwin, etçil bitkiler üzerine bilinen ilk tezi Böcekçil Bitkiler adı altında 1875 yılında yazmıştır.Charles Darwin v roce 1875 napsal první velké pojednání o masožravých rostlinách.
Euphorbia Gaditana, bir bitki türü.Euphorbia umbellata je druh rostliny z čeledi pryšcovité.
Şükran günü özel bitkisidir.Specifická jsou sváteční jídla.
Eski Kırgızlarda bir bitki tanrıçası aynı isimi taşıyordu.Na zde ražených mincích bývala i podoba bohyně.
Bazılarınınistilacı bitki türlerine karşı biyokontrol ajanı olarak kullanılabilineceği düşünülmektedir.Pozor, někteří výrobci motorů klasifikují použití biopaliva jako porušení záručních podmínek.
Hayvanlar, bitkiler ve mantarlardaki hemen hemen tüm hücreler, piller gibi işlev görür.Ve skutečnosti při pitvě nebo operaci vypadají tepny a žíly téměř stejně.
Dişi, yumurtalarını bitkilerin yapraklarının alt yüzeyine bırakır.Samice klade vajíčka jednotlivě na spodní stranu přízemních listů živné rostliny.
Bunun dışında aromatik bitkiler ve tıbbi bitkiler gibi bitkiler bulunur.Některé druhy mají využití jako aromatické rostliny a v medicíně.
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Panda se kvůli své převážně bambusové stravě totiž nedokáže přizpůsobit kulturní krajině.
Tropikal ve Yarıtropikal Amerika'da yetişen bu bitkinin yüz elliden fazla çeşidi vardır.V tropické Americe roste více než polovina všech druhů.
Bitki yıl boyunca çiçekli olarak kalabilir.Rostlina může kvést po celý rok.
Burada bitkilerin çeşitli kısımlarının karakterleri formüle edilmiştir.V malé míře zde zasahují fragmenty z jiných vegetačních stupňů.
Seyrek olarak meyve gibi bitkisel gıda da alırlar.V zajetí pásovci konzumují i jídlo, jako je ovoce a zelenina.
Adada doğal bitki örtüsü bulunmaktadır.Na ostrovech se vyskytuje polopouštní rostlinstvo.
Kafein birçok bitkide değişik miktarlarda bulunmaktadır.Kofein obsahují mnohé rostliny.
Panicum maksimum çok yıllık bir bitkidir.Muškát je víceletá rostlina.
Çoğunlukla bitkisel beslenirler, ama hepsi farklı ölçüde hepçildir.Regulací je v podstatě vybaven každý kotel, ale na různé úrovni.
Bitkide büyümeyi sağlar.Může se pěstovat.
Çok yıllık bir bitkidir.Je to velmi dlouhověká rostlina.
Sağındaki bitkileri iyileştirir.Voda z kaple uzdravuje.
Bazı bitki özleri çevreden satın alınır, ve bazıları da Karlovy Vary çevresinde yetişir.Některé druhy prý rostou přímo v okolí Karlových Varů.
Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir.Třezalka tečkovaná je významná léčivá rostlina.
Bitki üç ayda yetişkin hale gelir.Do tří let vyroste přístavba.
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Nejen samotní živočichové, ale i jejich vejce mohou splývat s prostředím.
Toplanan bitkiler hakkında, ele geçen bitki kalıntıları fikir vermektedir.Pro plánovaný sběr se tato statná rostlina pěstuje.
Evde yetiştirilmek üzere çeşitli bitki satıcılarınca satılmaktadır.V prodejních prostorách domu se vystřídala řada prodávaného sortimentu.
Mahallenin ekonomisi bitkisel üretim ve hayvancılığa dayalıdır.Náhradní činností za hornictví se stalo lesní hospodářství a chov dobytka.
İlaçlar hem bitki hem de insan sağlığına zararlı olmaktadır.Roztoči a klíšťata škodící zdraví člověka.
Meşe palamutu bitkisini çok sever.Má hodně ráda jemnolisté rostliny.
Ayçekirdeği, ayçiçeği (Helianthus annuus) bitkisinin meyvesi.Slunečnicový olej je netěkavý olej získávaný ze semen slunečnice (Helianthus annuus).
Herboloji yoluyla tıp aynı zamanda bitkiler üzerine edinilen bilgilere yeni bir deneysel kaynak oluşturdu.Rozvoj medicíny v antice přinesl spoustu nových poznatků, které se uplatňovaly i ve zvěrolékařství.
Şakayık, oldukça dayanıklı bir bitkidir.Je to vytrvalá, prudce jedovatá rostlina.
Bu dağlar, bitki örtüsünden yoksundur.Svahy hory jsou porosté bujnou vegetací.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na jaře tyto rostliny mají být opět vysázeny ven.