Çok yıllık bitkilerdir.Växten är flerårig.
Güney Afrika'da doğal olan bir bitkidir.De flesta växter naturligt i södra Afrika.
Bu yemek, kurutulmuş çeşitli bitkiler ile birlikte yenmektedir.Denna kost kompletteras med olika växtdelar.
130 değişik baharat, bitki ve çiçekten yapılır.93 dagar mellan blomning och skörd.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Inom släktet finns exempelvis arter som är användbara för växtfärgning.
Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır.Dessutom bedrivs tillverkning av blomkrukor vid Gränsfors blomkruksfabrik.
Bitki örtüsü: palamut ağaçlari.Fasadpipor: attrapper av trä.
Bitki sulak arazileri sever.Arten tar gärna odlade grödor.
Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır.Den naturliga vegetationen i området är torr stäpp.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.Han bidrog även till den moderna patologins framväxt.
Bu sayede İzlanda'nın soğuk ikliminde bitkisel üretim yapılabilmektedir.På grund av detta går det numera hitta mycket närproducerade grönsaker på Island.
Çoğu türler bitkisel alanları tercih ederler.En del arter föredrar områden med många buskar.
Devekuşlarının diyetleri genel olarak bitkilerden oluşur.Födan utgörs allmänt av växtdelar.
Karbondioksit ile oksijen'in bitkiye girişini sağlarken, su buharının da dışarı atılmasını sağlar.När klyvöppningar öppnas för att släppa in koldioxid släpper de samtidigt ut vattenånga.
Muz bitkisi en büyük çiçekli otsul bitkidir.Blomkronan sitter kvar kring den mogna frukten.
Güney Avrupa'nın bitki örtüsü Akdeniz bölgesinin bitki örtüsüdür.Södra Ölands odlingslandskap blev ett världsarv.
Anason tohumları, tarçın, ve yaklaşık olarak 32 başka bitki özü ile lezzet kazanmıştır.Bittern smaksätts med anisfrön, kanel samt runt 32 andra örter.
Böyle hayatını devam ettiren bitkilere "epifit" adı verilir.Läran om sådana sjukdomar och deras utbredning kallas epizootiologi.
Koruma alanı, bitki ve hayvan çeşitliliği bakımından oldukça zengindir.Området är variationsrikt både vad gäller växt- och djurliv.
Begonya (Begonia), Begonyagiller (Begoniaceae) familyasından bir bitki cinsidir.Begoniasläktet (Begonia) är ett släkte i familjen begoniaväxter.
Larvaları yalnızca bitkilerden toplanmıştır.Födan består uteslutande av växtdelar.
Taşlı bahçe bitkisi olarak da kullanılır.Den är byggd som en trädgårdsstad.
Endüstri bitkilerinden tütün en önemli geçim kaynağıdır.Textiltillverkningen är den mest betydande sektorn för exporthandeln.
Köyün zengin iklimi pek çok şifalı bitkinin kendiliğinden yetişmesine imkân verir.Man kan säga att regnskogen till stor del alstrar sitt eget vattentillskott.
Alçak bitki örtüsünde saklanabileceği çorak fundalıkları ve çalılıkları tercih eder.Den föredrar ställen med buskar eller klippor för att gömma sig.
Bu palmiye formlu süs bitkisinin büyümesi uzun yıllar almaktadır.En granat av denna typ kan bilda rök under lång tid.
Haoma: Anestetik etkileri olan bitki.Fysiologi: med relevant anatomi.
Sukabakları, sarmaşıkgillerden bir bitkidir.Tuvskålar (Tympanis) är ett släkte av svampar.
Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilere yeşil rengi verir.Det är den relativt höga halten klorofyll som ger växter deras gröna färg.
Bitkiler Copper-colored Restrepia Kolombiya'ya özgü bir orkidedir.Quebrada La Restrepo är ett vattendrag i Colombia.
Bitkinin bol çiçek açması için düzenli sulanması gereklidir.Den kräver stora krukor för att blomma.
Bitki örtüsü zengindir.Växtligheten är riklig.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.För de släkten som tidigare ingick i mållväxterna anges detta med Chenopodiaceae.
Bu sırada sepet-sandık içinde Falstaff terden bitkin hale düşmüştür.Vid midnatt är Falstaff punktligt på plats.
Ayrıca mevsime göre bitkisel de beslenebilirler.På hösten kan den även äta växtmaterial.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.På grund av deras enkla tänder förmodas att de hade växter som föda.
Türkiye'de doğal olarak bulunmazlar ancak süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.I Sverige förekommer inga arter naturligt, utan de är alla införda som trädgårdsväxter.
Sadece küçük bir kısmı bir yıllık bitkilerden oluşur.Endast ett fåtal är ettåriga örter.
Aç ve bitkindi.Den var sliten och gammal.
Bu durum bitki örtüsü kuşakları için de geçerlidir.Sådana termer är också beroende av parfymtrender.
Hayat bana her zaman köksapının üzerinde yaşayan bir bitki gibi görünmüştür.Människan har alltid sett jorden som livgivare.
Birçok hayvan ve bitki türü yok olmuştur.Både växt- och djurarter försvann.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Lokalflora är den samlade växtligheten inom ett visst område, eller en beskrivning av densamma.
Sulama: Yazın bitkiye bol miktarda su verilmeli, sıcak havalarda yapraklarına su püskürtülmelidir.De kräver mycket vatten från vår till höst, då de ska odlas under lätt skuggat glas.
Bitkisel parazit, bitkilerin üzerinde yaşayan parazit çeşitidir.Parasitiska växter lever på en annan växt, parasitens värdväxt.
2008–2009'da, bitki yönetimi kendi üzüm bağlarının alanını genişletmek için 15 milyon ruble yatırım yaptı.У 2008—2009 роках керівництво заводу вклало 15 млн рублів в розширення площі власних виноградників.
Dekoratif bitki olarak yetiştirilir.Вирощують як декоративну.
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.Згодом стала фізіотерапевтом коней.
Alternaria türleri başlıca bitki patojenleri olarak bilinirler.Види Alternaria відомі перш за все як небезпечні патогени рослин.
Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir.Гірчак зміїний теж цінна лікарська рослина.
Sosyal yaşamlı böcekler çiçekli bitkilerle yaklaşık aynı zaman diliminde göründüler.Суспільні комахи з'явилися приблизно в той же час, що й квіткові рослини.
Diğer sıradışı bitki ise Dorstenia gigas bitkisidir.Інша незвичайна рослина — Dorstenia gigas.
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Фактично, вони їдять один тільки бамбук.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Деякі споживають водорості або планктон.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Його інтерес до рослин змусив його вивчити основи фармагології і використання мікроскопу.
Tamamen bitkisiz açık alanlarda ya da yağmur ormanlarında pek sık rastlanılmaz.Вони зазвичай не знаходяться у відкритому полі або глибоких лісах.
Ancak, bazı bitki türlerinin yağlarının oldukça zehirli olduğu unutulmamalıdır.Треба зважати на те, що молоді рослини багатьох видів сорго отруйні.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Точних підрахунків померлих від голоду тоді ніхто не вів.
Bunun %50-60 ı bitki mevsiminde yağar.50-60 % площі засаджують рослинністю.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Вони працювали позмінно, через кожний один місяць.