bitki ile cümle
bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çok sayıda zehirli bitki de belirtilere yol açabilir.Ett stort antal giftiga växter kan också ge symptom.
Ramireziler kumları kazmaz ve bitkilere zarar vermezler.Det är en saprofyt och den skadar inte växterna.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Äldre plantor är mer stadiga.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.Rättikan är en av de äldsta kulturväxterna.
Bitki yıl boyunca çiçekli olarak kalabilir.Arten kan blomma hela året.
Böylelikle bitkilerin filenin kurulumu sırasında hasar görmesinin önüne geçilir.Dessa skulle dock framöver förlora kontrollen över Klisfästningen.
Çin'deki yaklaşık 30.000 damarlı bitki çeşidinden Yünnan'de 17.000'den fazla mevcuttur.Av de 30 000 sorters växter som finns i Kina, kan 18 000 bli funna i Yunnan.
Bitkinin dünya çapında,üretilip yayılmış çeşitli kültür türleri de bulunmaktadır.Samtidigt växte och blomstrade högre kulturer runt om i världen.
Bazen, kenardan çiçekleri deler, bitki tozlaşmadan nektarı alır.Ibland penetrerar den blomman från sidan för att ta nektarn utan att pollinera växten.
Kenya'da bitki örtüsü ve yaban hayat çok çeşitlilik arz etmektedir.Bara i Kenya finns tillräckliga skyddsåtgärder som hjälper arten att överleva.
Bazıları asalak bitkilerdir.Några av dem är slingerväxter.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Flera sydliga djur- och växtarter som inte finns i övriga Finland förekommer på området.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.De binder energin från solen genom fotosyntesen.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Det gäller såväl växter som djur.
Saponinler çeşitli bitki türlerinde bulunan bir kimyasal bileşik sınıfıdır.Polyfenoler är en kemisk ämnesklass som återfinns i växter.
Ayrıca bitkinin genç sürgünleri, çelenk süslemesinde de kullanılmaktadır.Även tiggande ungar dras ut genom inflygningshålet.
Bitkisel kalıntılarsa emmer buğdayının temel besin olduğunu göstermektedir.När man odlar äpplen, är det viktigt vilken grundstam trädet har.
Octo Zombie: Bitkilere ahtapot atar.Grönare tak - extensiv vegetation på tak.
Bölgede endemik bitki türleri de bulunmaktadır.Det finns även några endemiska arter i skogarna.
Bir ya da iki evcikli bitkilerdir.En eller två kamrar?
Dağın bitki örtüsü ormanlıktır.Bergskedjan är skogbeväxt.
Çok yıllık bitkilerdir.Växten är flerårig.
Güney Afrika'da doğal olan bir bitkidir.De flesta växter naturligt i södra Afrika.
Bu yemek, kurutulmuş çeşitli bitkiler ile birlikte yenmektedir.Denna kost kompletteras med olika växtdelar.
130 değişik baharat, bitki ve çiçekten yapılır.93 dagar mellan blomning och skörd.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Inom släktet finns exempelvis arter som är användbara för växtfärgning.
Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır.Dessutom bedrivs tillverkning av blomkrukor vid Gränsfors blomkruksfabrik.
Bitki örtüsü: palamut ağaçlari.Fasadpipor: attrapper av trä.
Bitki sulak arazileri sever.Arten tar gärna odlade grödor.
Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır.Den naturliga vegetationen i området är torr stäpp.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.Han bidrog även till den moderna patologins framväxt.
Bu sayede İzlanda'nın soğuk ikliminde bitkisel üretim yapılabilmektedir.På grund av detta går det numera hitta mycket närproducerade grönsaker på Island.
Çoğu türler bitkisel alanları tercih ederler.En del arter föredrar områden med många buskar.
Devekuşlarının diyetleri genel olarak bitkilerden oluşur.Födan utgörs allmänt av växtdelar.
Karbondioksit ile oksijen'in bitkiye girişini sağlarken, su buharının da dışarı atılmasını sağlar.När klyvöppningar öppnas för att släppa in koldioxid släpper de samtidigt ut vattenånga.
Muz bitkisi en büyük çiçekli otsul bitkidir.Blomkronan sitter kvar kring den mogna frukten.
Güney Avrupa'nın bitki örtüsü Akdeniz bölgesinin bitki örtüsüdür.Södra Ölands odlingslandskap blev ett världsarv.
Anason tohumları, tarçın, ve yaklaşık olarak 32 başka bitki özü ile lezzet kazanmıştır.Bittern smaksätts med anisfrön, kanel samt runt 32 andra örter.
Böyle hayatını devam ettiren bitkilere "epifit" adı verilir.Läran om sådana sjukdomar och deras utbredning kallas epizootiologi.
Koruma alanı, bitki ve hayvan çeşitliliği bakımından oldukça zengindir.Området är variationsrikt både vad gäller växt- och djurliv.
Begonya (Begonia), Begonyagiller (Begoniaceae) familyasından bir bitki cinsidir.Begoniasläktet (Begonia) är ett släkte i familjen begoniaväxter.
Larvaları yalnızca bitkilerden toplanmıştır.Födan består uteslutande av växtdelar.
Taşlı bahçe bitkisi olarak da kullanılır.Den är byggd som en trädgårdsstad.
Endüstri bitkilerinden tütün en önemli geçim kaynağıdır.Textiltillverkningen är den mest betydande sektorn för exporthandeln.
Köyün zengin iklimi pek çok şifalı bitkinin kendiliğinden yetişmesine imkân verir.Man kan säga att regnskogen till stor del alstrar sitt eget vattentillskott.
Alçak bitki örtüsünde saklanabileceği çorak fundalıkları ve çalılıkları tercih eder.Den föredrar ställen med buskar eller klippor för att gömma sig.
Bu palmiye formlu süs bitkisinin büyümesi uzun yıllar almaktadır.En granat av denna typ kan bilda rök under lång tid.
Sukabakları, sarmaşıkgillerden bir bitkidir.Tuvskålar (Tympanis) är ett släkte av svampar.
Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilere yeşil rengi verir.Det är den relativt höga halten klorofyll som ger växter deras gröna färg.
Haoma: Anestetik etkileri olan bitki.Fysiologi: med relevant anatomi.
Bitkiler Copper-colored Restrepia Kolombiya'ya özgü bir orkidedir.Quebrada La Restrepo är ett vattendrag i Colombia.
Bitkinin bol çiçek açması için düzenli sulanması gereklidir.Den kräver stora krukor för att blomma.
Bitki örtüsü zengindir.Växtligheten är riklig.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.För de släkten som tidigare ingick i mållväxterna anges detta med Chenopodiaceae.
Bu sırada sepet-sandık içinde Falstaff terden bitkin hale düşmüştür.Vid midnatt är Falstaff punktligt på plats.
Ayrıca mevsime göre bitkisel de beslenebilirler.På hösten kan den även äta växtmaterial.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.På grund av deras enkla tänder förmodas att de hade växter som föda.
Türkiye'de doğal olarak bulunmazlar ancak süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.I Sverige förekommer inga arter naturligt, utan de är alla införda som trädgårdsväxter.
Sadece küçük bir kısmı bir yıllık bitkilerden oluşur.Endast ett fåtal är ettåriga örter.
Aç ve bitkindi.Den var sliten och gammal.