Ana içeriğe geç
Sözlük

bitki ile cümle

bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bitkiler ve şifalı otlar üzerine 30'dan fazla kitap yazmıştır.Więcej opisów fortu oraz ponad 30 zdjęć tego obiektu
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Mogli też udać się na 2-miesięczny wypoczynek.
Bir bitkide en çok soymuk borularında bulunur.W najbardziej podmokłych miejscach występuje roślinność bagienna.
55.000 bitki türü içerir.35 gatunków roślin.
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Polska czerwona księga roślin.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Przez tysiąclecia wykorzystywano go w procesie udomawiania roślin i zwierząt.
Drogo bitkisel hayata girmiştir, khalasarı da onu terk etmiştir.Stał się cud i krokodyl go wypuścił.
Antidepressan kullananların bu bitkisel desteği almadan önce doktora danışmaları gerekmektedir.Zaleca się konsultację z lekarzem przed przyjmowaniem tych środków.
Kentte ve çevrisinde subtropikal bitkiler yetişir.W jej okolicach rozwija się roślinność wynurzona i podwodna.
Savaş esnasında, Gardiyanlar bitkilerden her türlü yardımı talep edebilirler.W ten sposób chłopi mogli liczyć na pomoc innych oddziałów w razie potrzeby.
Sözcük Latince’den alınmıştır; Flora, Roma mitolojisinde bitkiler ve ilkbaharın tanrıçasına verilen isimdir.Flora – imię żeńskie pochodzenia łacińskiego, pochodzące od imienia rzymskiej bogini kwiatów i wiosny.
Bitkinin toprağı nemli, humuslu ve iyi drenaj yapılmış olmalıdır.Stolec zdrowego psa powinien być zwarty, dobrze uformowany i połyskliwy.
Akvaryumun bol bitkili olmasına dikkat edilmelidir.Należy uważać z obsadą akwarium, w którym są hodowane gupiki.
Botanikçi, botanik denilen bitki bilimi uzmanı olan bilginlerdir.Medal przyznawany jest autorom prac z zakresu botaniki, odznaczających się wybitną wartością naukową.
Sakigiller hepçil olsalar da, beslenmelerinin büyük kısmı bitkisel gıdadan oluşur.Jest drapieżnikiem, ale dużą część jego pożywienia stanowią też rośliny.
Sindirim sistemi ile dişlerinin biçimi bitkisel beslenmiş olduğunu göstermektedir.Budowa jego zębów świadczy o mięsożerności.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Rośliny i zwierzęta.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Wrodzone układy odpornościowe posiadają wszystkie rośliny i zwierzęta.
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Roślinność ogólnie jest dosyć dobrze zachowana ze względu na to, że wyspa jest niezamieszkana.
Sonra Dimitri bitkiler bayrağı, Almanya üzerinden Sovyet zafer sinyalizasyon.Mimo ran Dmitrijowi udaje się zawiesić radziecką flagę, sygnalizującą zwycięstwo Sowietów.
Yörede Dünya'nın başka hiçbir yerinde yetişmeyen nadir bitki türleri bulunmaktadır.Niektóre z gatunków roślin rosnących na terenie obwodu nie są spotykane w żadnym innym miejscu na ziemi.
İlkbahar mevsiminde bitki gübrelenebilir.Na wiosnę roślinę przycina się.
Bu oran, bitkinin dişi türlerinde daha düşük yoğunlukludur.Są mniejsze niż inne owoce gatunków tej serii.
Bitkiler: Arabidopsis thaliana, en bilinen model bitki.Jednym z takich gatunków jest Arabidopsis thaliana wykorzystywany jako roślina modelowa.
Dağ yamaçlarında taygalar ve tundralar bitki örtüsü olarak görülür.Na zboczach wąwozu występuje roślinność górska i tundrowa.
Birçoğu hastalık, bitkinlik veya gardiyanlardan gördükleri işkence nedeniyle öldü.Ponad 30 tys. osób zdołało jednak opuścić obóz dzięki pomocy zatrudnionego tam polskiego personelu.
Şükran günü özel bitkisidir.Det är Thanksgiving.
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Qimmat Mayrkah Kūzah (kurdiska: Luktey Mêrge Kuje, لوتكەى مێرگە كوژە) är en bergstopp i Iran.
Örneğin Litvanya'da yetişen tüm bitki türlerinin %59'u bu parkta bulunur.I Aukštaitija nationalpark förekommer 59% av Litauens alla inhemska växtarter.
Çoğunlukla süs bitkisi olarak kullanılır. ^Den räknas ofta som ett sädesslag.
Açve bitkinim" dedi.Är du hungrig tro?”
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.Gröna växtdelar äter de sällan och därför är deras mage relativt enkelt uppbyggd.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.De finns på många ställen i naturen och återfinns i vatten, jord, växter och djur.
Besinlerinin %99'u bitkilerden oluşmaktadır.99 procent av denna massa har uppskattas bestå av växter.
Maraba kahve bitkileri, Coffea arabica türünün burbon cinsindendir.Kaffet är av arten Coffea arabica.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Våren därpå fortplantar de sig.
Bitkili akvaryumlardan hoşlanır.Släktet är mycket omtyckt bland akvarister.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.Men om Gud skapat människan god, så väljer människan det goda av fri vilja.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Efter en lång tids sjukdom och invaliditet avled hans hustru 1955.
Çok sayıda zehirli bitki de belirtilere yol açabilir.Ett stort antal giftiga växter kan också ge symptom.
Ramireziler kumları kazmaz ve bitkilere zarar vermezler.Det är en saprofyt och den skadar inte växterna.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Äldre plantor är mer stadiga.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.Rättikan är en av de äldsta kulturväxterna.
Bitki yıl boyunca çiçekli olarak kalabilir.Arten kan blomma hela året.
Böylelikle bitkilerin filenin kurulumu sırasında hasar görmesinin önüne geçilir.Dessa skulle dock framöver förlora kontrollen över Klisfästningen.
Çin'deki yaklaşık 30.000 damarlı bitki çeşidinden Yünnan'de 17.000'den fazla mevcuttur.Av de 30 000 sorters växter som finns i Kina, kan 18 000 bli funna i Yunnan.
Bitkinin dünya çapında,üretilip yayılmış çeşitli kültür türleri de bulunmaktadır.Samtidigt växte och blomstrade högre kulturer runt om i världen.
Bazen, kenardan çiçekleri deler, bitki tozlaşmadan nektarı alır.Ibland penetrerar den blomman från sidan för att ta nektarn utan att pollinera växten.
Kenya'da bitki örtüsü ve yaban hayat çok çeşitlilik arz etmektedir.Bara i Kenya finns tillräckliga skyddsåtgärder som hjälper arten att överleva.
Bazıları asalak bitkilerdir.Några av dem är slingerväxter.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Flera sydliga djur- och växtarter som inte finns i övriga Finland förekommer på området.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.De binder energin från solen genom fotosyntesen.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Det gäller såväl växter som djur.
Saponinler çeşitli bitki türlerinde bulunan bir kimyasal bileşik sınıfıdır.Polyfenoler är en kemisk ämnesklass som återfinns i växter.
Ayrıca bitkinin genç sürgünleri, çelenk süslemesinde de kullanılmaktadır.Även tiggande ungar dras ut genom inflygningshålet.
Bitkisel kalıntılarsa emmer buğdayının temel besin olduğunu göstermektedir.När man odlar äpplen, är det viktigt vilken grundstam trädet har.
Octo Zombie: Bitkilere ahtapot atar.Grönare tak - extensiv vegetation på tak.
Bölgede endemik bitki türleri de bulunmaktadır.Det finns även några endemiska arter i skogarna.
Bir ya da iki evcikli bitkilerdir.En eller två kamrar?
Dağın bitki örtüsü ormanlıktır.Bergskedjan är skogbeväxt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod