bitki ile cümle
bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kışları asıl olarak tohumlar ve su bitkilerinin köksaplarıyla beslenirler.In de winter voeden zich voornamelijk met zaden en granen.
Çoğunlukla yıllık bitkilerin tohumlarıyla beslenir.Voor de kruidenteelt worden meestal eenjarige planten gebruikt.
Çok yıllık bir bitki olmasına karşın bir yıllık bitki olarak yetiştirilir.Er is ook een meerjarige plant gekweekt als eenjarige.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.De honger naar meer was nog niet gestild.
Aynı şekilde meyve ve böğürtlen gibi bitkisel gıda da alırlar.Maar ook zoogdieren als de vos en de das eten de vruchten.
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.Verstoring van dieren en planten is eveneens verboden.
C3 bitkilerinin tümü ışık solunumu yaparken, C4 bitkileri çok az ışık solunumu yaparlar.Bij C4-planten treedt geen lichtverzadiging op in vol zonlicht.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Het is een leefgebied voor dieren en planten die nergens anders ter wereld voorkomen.
Ayrıca çiçek, meyve ve diğer bitki bölümleri ile beslenirler.Ook eten ze vruchten, bloemen en ander plantaardig materiaal.
Thripidae : Bitki zararlısı türlerin çoğu bu familyadadır.Chrysopinae; de meeste soorten behoren tot deze groep.
Bitkisel drogları anatomik olarak belirleyip tespit etmeyi olanaklı kılan bir atlas hazırladı.Ze bedenken een list om te testen of Anatool eerlijk is.
Kara yosunu benzeri ilk bitkiler Ordovisyende ortaya çıkmıştı.Bij de planten verschenen de eerste zaadplanten in het Trias.
Amorphophallus titanum veya Ceset Çiçeği, Dünya'nın en kötü kokusuna sahip olan bitkidir.Amorphophallus titanum heeft de grootste onvertakte bloeiwijze van alle planten.
Bitkilerde boyca uzamayı sağlar.Hoe fruitbomen te planten.
Tüm bu bitkiler zehirlidir.Al deze planten zijn giftig.
Bu bitkilerin tümü zehirlidir.Al deze planten zijn giftig.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus – powoduje szybki wzrost roślin.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Herakliusz nie narzucił ciężkich warunków, wiedząc, że jego kraj także bliski jest wyczerpania.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Rośliny te wyewoluowały oporność na wysokie poziomy metali w glebie.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na wiosnę liście znów się rozwijają.
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Bambus nie jest jedynym pożywieniem pandy.
Erbaa'nın zengin bir bitki örtüsü vardır.Stanowiła część dóbr Potok Wielki.
Bahçe Bitkileri.Rośliny ogrodowe.
Kraterler çevresinde fazla bitki örtüsü bulunmaz.Nie obserwuje się tu prawie żadnych kraterów uderzeniowych.
Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.W górach występują lasy sosnowe i dębowe.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.Flora Azerbejdżanu składa się z ponad 4500 gatunków roślin wyższych.
Yüksekteki bitkilere ulaşmak istediğinde arka ayaklarının üzerine kalkıp hortumuyla bitkileri yakalar.Gdy chce dosięgnąć wysokich roślin może wspiąć się na tylnych nogach i chwycić ryjkiem gałązkę.
Bitkibilim, hobisidir.Przyrodnik - hobbysta.
Bitki kendi kendini dölleyemez.Jednak placówka nie utrzymała się sama.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.Hodowla tych roślin jest bardzo trudna.
Bitkiler daima yeşildir.Są to rośliny zawsze zielone.
Bunlar toprak, su, ateş, hava ve bitkidir.Są to ziemia, woda, powietrze i ogień.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.Jest to jeden z największych zbiorów izraelskich roślin.
Bozkır (ot) bitkileriyle kaplı olan Uzunyayla'da küçükbaş hayvan ve at yetiştirilir.Niewielki udział posiada bór mieszany świeży (BMśw) i las mieszany wyżynny (LMwyż).
Hastalıklar bitkinin bütün bölümlerini etkileyebilir.Objawy mogą wystąpić na wszystkich nadziemnych częściach rośliny.
Larvaları yalnızca bitkilerden toplanmıştır.Plony zbierano wyłącznie za pomocą sierpów.
Çok yıllık bitkilerdir.Są roślinami wieloletnimi.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Zapoznał się z podstawami farmakologii i używaniem mikroskopu.
Yaprağı dökülen bitkiler az ürün verir.Porażone plantacje dają niski plon.
Bu bitki örtüsüyle kaplı alanlara makilik denir.Czym są pokryte rośliny?
Fasulyeye benzer bir bitkidir.Gatunek uprawiany jest jako roślina ozdobna.
Ayçiçeği dünyada ve Türkiye'de en önemli yağ bitkilerinden biridir.Odpady są jednym z najważniejszych problemów środowiskowych w Polsce i na świecie.
Saz, kamış, kındırandan oluşan hayli zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.Stawiany – potok będący prawobrzeżnym dopływem Będkówki.
Uganda çok çeşitli bir bitki örtüsüne sahiptir.Angola ma zróżnicowaną szatę roślinną.
Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilere yeşil rengi verir.Znaczna zawartość chlorofili w organizmach fotosyntetyzujących jest odpowiedzialna za ich zieloną barwę.
Bitki örtüsü maki'dir.Główną formacją roślinną jest makia.
Gölün florasını 1.500 den fazla bitki türü oluşturmaktadır.Tworzą zbiorowisko puszczy, w której rośnie ponad 1500 gatunków roślin.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.Jego marzeniem jest wyhodowanie nowych gatunków roślin.
Bu bitkinin çiçekleri çok miktarda balözü salgıladığından arılar için çok değerlidirler.Podczas kwitnienia są odwiedzane przez ogromne ilości pszczół.
Tohumlu Bitkiler Sistematiği.Przegląd systematyczny owadów.
Üç bitkin kişi sonunda Cooper Creek'e giden yolu bulup döndüler.Wyprawa zawróciła do Cooper Creek.
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Można tam kupić nie tylko lekarstwa i zioła, lecz również suszone zwierzęta.
Tohumlu bitkiler aktif ve pasif olmak üzere iki şekilde yayılırlar.Metody teledetekcyjne dzielą się na aktywne i pasywne.
Ramireziler kumları kazmaz ve bitkilere zarar vermezler.Nie ryje w dnie i oszczędza rośliny.
Çok yıllık bir bitki olup, boyu 30 cm kadardır.Roślina wieloletnia osiągająca wysokość 30 cm.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Jak gatunki inwazyjne wpływają na lokalną faunę?
Aslında çay törensel amaçlı veya geleneksel bitkisel ilacın bir parçası olarak kullanılıyordu.Początkowo, używano herbaty do celów ceremonialnych oraz w tradycyjnej medycynie opartej na ziołach.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.Jest jedną z najdawniej uprawianych roślin.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Zapobiega to nadmiernemu tworzeniu mleczanu w warunkach beztlenowych.
Getirdikleri bitki örnekleri arasında patates de vardır.Wśród eksponowanych roślin znajdowały się między innymi okazy ziemniaka.