Tarıma alınmış bir bitki türüne ilişkin bir buluntu yoktur.Er is geen binding met een bepaalde plantensoort vastgesteld.
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.Het exporteren van de originele Japanse Wagyurunderen is verboden.
Daha önceki bitki örtüsü maki idi, şimdi karışık orman mevcuttur.Het zogeheten Woeste Gedeelte werd beplant en is nu een oud gemengd bos.
Bitki yıl boyunca çiçekli olarak kalabilir.De plant kan onder gunstige omstandigheden het gehele jaar bloeien.
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.Hij werd later apotheker.
Atropin, Atropa belladonna (Güzelavrat Otu) adlı bitkiden elde edilen bir alkaloiddir.Atropine is een alkaloïde en wordt door extractie verkregen uit wolfskers (Atropa belladonna).
Bunun dışında aromatik bitkiler ve tıbbi bitkiler gibi bitkiler bulunur.De planten worden ook als geneeskrachtige planten en als sierplanten gebruikt.
Bitkilerin üstünden uçar.Over planten.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Kunstmatige selectie komt voor bij het door mensen fokken van huisdieren of kweken van planten.
Özellikle, kilimleri boyamak için dağlardaki bitki köklerinden elde edilen boyalardır.Vooral voor het bedekken van lelijke muren zijn het gemakkelijke planten.
Bitkisel üretim daha sonra gelir.Tuinbouw werd later toegevoegd.
Bitkiler tarafından fazla glikozu depolamak için kullanılır.Potgrond wordt gebruikt voor het oppotten van planten.
Ot, çalı ve ağaç şeklinde bitkilerdir.De steunpalen zien eruit als takken en boomstammen.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Planten kunnen namelijk zelf energie vastleggen door fotosynthese.
Artan zamanın etkisi onu yıl sonunda bitkin bırakmıştır.Een rugblessure eind dat jaar hield hem geruime tijd buiten strijd.
Bitki örtüsü de azdır.Er is nauwelijks plantengroei.
Toprağı ve toprakla ilgili tüm unsurları, bitkileri ve hayvanları korur.Hij liet alle planten, dieren, mensen en dingen op aarde een eed zweren.
İnsanlara az, bitkilere nadiren rastlanır.Ze klimmen zelden op planten.
Bu bitkilerin yaprakları ya da gövdeleri çoğaltma amacıyla kullanılır.Hiermee worden trays of potten gevuld ten behoeve van de opkweek van hun planten.
Her zaman yeşil olan bitkilerdendir.Het zijn groenblijvende planten.
Lösin doğada hayvansal ve bitkisel proteinlerin yapısında bulunmaktadır.Het heeft als doel de handel in beschermde dier- en plantensoorten in kaart te brengen.
Tarlada kalan bitki artıkları temizlenir.In dit gebied wordt alle plantengroei verwijderd.
Bitki -15 C° 'deki sıcaklığa dayanabilir.De plant kan temperaturen tot -15 °C overleven.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Vooral hogere planten schitteren door hun afwezigheid.
Öte yandan bazı bitkiler ve Hayvanlarca da üretilmektedir.Bovendien komen er hier bijzondere planten en dieren voor.
Diğer nadir bitkiler arasında Hanabusaya bulunmaktadır.Daar vinden ze de zeldzame plant.
Nohut yetiştirilmesi kolay bir bitkidir.Het kweken van de fruitvlieg is eenvoudig.
Terim genellikle insan bağlamında ama aynı zamanda bitki veya hayvanlar için de kullanılır.De term drinken wordt vooral gebruikt bij mensen en dieren, soms ook bij planten.
Farklı bölgelerde yetişen bu bitkilerin anatomik açıdan farklı olmaktadır.De verspreidingsgebieden van beide soorten overlappen elkaar in Anatolië.
Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilere yeşil rengi verir.Omdat chlorofyl veel voorkomt in planten, hebben planten een groene kleur.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.God zal alle zondaren vernietigen waardoor alleen de rechtvaardigen eeuwig leven zullen ontvangen.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Dag en nacht werd er aan doorgewerkt zodat het binnen een jaar gereed kwam.
Ağaç ya da çalı, nadiren de liana formunda bitkilerdir.Het zijn heesters of lianen, zelden kruidachtige planten.
Yonca önemli bir yem bitkisidir.Orito is een belangrijke producent van aardolie.
Bitki 10 metreye kadar büyüme kapasitesine sahiptir.De plant groeit tot een hoogte van circa 10 m.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Jonge bladeren ontwikkelen zich rond het groeipunt van de plant.
Bu bitki tohumlardan çoğunun ilk yılda çimlenmemesi gibi farklı bir sorun oluşturmaktaydı.In dit seizoen was Robben veel minder geblesseerd dan in de jaren ervoor.
Elde edilen bu şeker daha sonra bitkinin büyümesi için kullanılır.Deze suikers gebruikt de plant weer om te groeien.
Rickettsia insanların yanı sıra bitkilerde de hastalıklara yol açar.Ook bij planten komen door rickettsiae veroorzaakte ziekten voor.
Kışları asıl olarak tohumlar ve su bitkilerinin köksaplarıyla beslenirler.In de winter voeden zich voornamelijk met zaden en granen.
Çoğunlukla yıllık bitkilerin tohumlarıyla beslenir.Voor de kruidenteelt worden meestal eenjarige planten gebruikt.
Çok yıllık bir bitki olmasına karşın bir yıllık bitki olarak yetiştirilir.Er is ook een meerjarige plant gekweekt als eenjarige.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.De honger naar meer was nog niet gestild.
Aynı şekilde meyve ve böğürtlen gibi bitkisel gıda da alırlar.Maar ook zoogdieren als de vos en de das eten de vruchten.
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.Verstoring van dieren en planten is eveneens verboden.
C3 bitkilerinin tümü ışık solunumu yaparken, C4 bitkileri çok az ışık solunumu yaparlar.Bij C4-planten treedt geen lichtverzadiging op in vol zonlicht.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Het is een leefgebied voor dieren en planten die nergens anders ter wereld voorkomen.
Ayrıca çiçek, meyve ve diğer bitki bölümleri ile beslenirler.Ook eten ze vruchten, bloemen en ander plantaardig materiaal.
Thripidae : Bitki zararlısı türlerin çoğu bu familyadadır.Chrysopinae; de meeste soorten behoren tot deze groep.
Bitkisel drogları anatomik olarak belirleyip tespit etmeyi olanaklı kılan bir atlas hazırladı.Ze bedenken een list om te testen of Anatool eerlijk is.
Kara yosunu benzeri ilk bitkiler Ordovisyende ortaya çıkmıştı.Bij de planten verschenen de eerste zaadplanten in het Trias.
Amorphophallus titanum veya Ceset Çiçeği, Dünya'nın en kötü kokusuna sahip olan bitkidir.Amorphophallus titanum heeft de grootste onvertakte bloeiwijze van alle planten.
Bitkilerde boyca uzamayı sağlar.Hoe fruitbomen te planten.
Tüm bu bitkiler zehirlidir.Al deze planten zijn giftig.
Bu bitkilerin tümü zehirlidir.Al deze planten zijn giftig.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus – powoduje szybki wzrost roślin.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Herakliusz nie narzucił ciężkich warunków, wiedząc, że jego kraj także bliski jest wyczerpania.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Rośliny te wyewoluowały oporność na wysokie poziomy metali w glebie.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na wiosnę liście znów się rozwijają.
Panda ise bambudan başka bitki yemez.Bambus nie jest jedynym pożywieniem pandy.