bitki ile cümle

bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bitkiler daima yeşildir.De planten zijn groenblijvend.
Güneşli alanları seven bu bitki çok yıllıktır.De plant houdt van veel zon.
Şükran günü özel bitkisidir.Op Thanksgiving, het personage "Thanksgiving Marge".
Ayrıca süs bitkilerinin ve ilgili malzemenin üretiminde, pazarlamasında ve kullanımında görev alır.Bovendien zijn ze ongewenst tijdens de oogst en verwerking van de rest van de bieten.
RNA interferans bitkilerde etkili bir savunmadır.RNA interferentie is ook een effectief verdedigingsmechanisme bij planten.
Her biyomun biyotası (bitkileri ve hayvanları), doğanın her yanında benzer özellikler taşır.Ieder klier heeft (net als bij zweetklieren) een eigen buisje en uitgang.
Toprak nimet saçar, bitkiler kendiliğinden büyürdü.Hij werd de ziel van de planten die uit hem groeiden.
Bitkide büyümeyi sağlar.Ik kan het gras horen groeien.
Ayrıca bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.Hij komt ook voor als sierplant in tuinen.
Bu bitkinin kökünün kaynatılarak elde edilen suyunun içilmesi şeker hastalığına iyi geldiği ifade edilir.Het drinken van het sap van deze boom zou je onsterfelijk maken.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.Door de uitlopers kan het makkelijk open plekken opvullen.
4. binyılın sonunda step iklîmi daha nemli oldu ve daha zengin bir bitki örtüsü yetişti.Aan het einde van het 4e millennium werd het steppeklimaat vochtiger en de vegetatie rijker.
Kıbrıs'ın çeşitli bölgelerinde yetiştirilen Kolakas (Gölevez) bitkisi ile yapılır.Deze wordt veroorzaakt door (grote) massa's in de omgeving.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.Daarnaast kan het ook leiden tot het kweken van nieuwe planten.
Liebig’e kadar humusun bitkiler tarafından doğrudan alındığını varsaymışlardır.Tot de tijd van Liebig werd verondersteld dat humus direct werd opgenomen door planten.
Bu yüzden bazı bölgelerde bitkisel hayat yoktur.In andere regio's zit er geen brood in.
Hint lotusu (Nelumbo nucifera), Nelumbonaceae familyasına bağlı bir su bitkisi türü.De heilige lotus of Indische lotus (Nelumbo nucifera) is een waterplant uit de familie Nelumbonaceae.
Herhangi bir bitkiyi çalıp gidebilir.Met een borstel kunnen we de planten besprenkelen.
Ayrıca toprağın yapısını bitki gelişimi için uygun hale getirirler.Die zou de Kolegemse grond enkel geschikt hebben gevonden om kolen op te laten groeien...
Bu bölgenin iklimi ise sıcak ve kuru olup, bitkisel hayat yarı yarıya çöl özellikleri gösterir.Het klimaat is extreem stormachtig, koud en droog en het landschap is half woestijn half grasland.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Zijn woning werd vernield en de inboedel werd op straat in brand gestoken.
Tarıma alınmış bir bitki türüne ilişkin bir buluntu yoktur.Er is geen binding met een bepaalde plantensoort vastgesteld.
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.Het exporteren van de originele Japanse Wagyurunderen is verboden.
Daha önceki bitki örtüsü maki idi, şimdi karışık orman mevcuttur.Het zogeheten Woeste Gedeelte werd beplant en is nu een oud gemengd bos.
Bitki yıl boyunca çiçekli olarak kalabilir.De plant kan onder gunstige omstandigheden het gehele jaar bloeien.
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.Hij werd later apotheker.
Atropin, Atropa belladonna (Güzelavrat Otu) adlı bitkiden elde edilen bir alkaloiddir.Atropine is een alkaloïde en wordt door extractie verkregen uit wolfskers (Atropa belladonna).
Bunun dışında aromatik bitkiler ve tıbbi bitkiler gibi bitkiler bulunur.De planten worden ook als geneeskrachtige planten en als sierplanten gebruikt.
Bitkilerin üstünden uçar.Over planten.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Kunstmatige selectie komt voor bij het door mensen fokken van huisdieren of kweken van planten.
Özellikle, kilimleri boyamak için dağlardaki bitki köklerinden elde edilen boyalardır.Vooral voor het bedekken van lelijke muren zijn het gemakkelijke planten.
Bitkisel üretim daha sonra gelir.Tuinbouw werd later toegevoegd.
Bitkiler tarafından fazla glikozu depolamak için kullanılır.Potgrond wordt gebruikt voor het oppotten van planten.
Ot, çalı ve ağaç şeklinde bitkilerdir.De steunpalen zien eruit als takken en boomstammen.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Planten kunnen namelijk zelf energie vastleggen door fotosynthese.
Artan zamanın etkisi onu yıl sonunda bitkin bırakmıştır.Een rugblessure eind dat jaar hield hem geruime tijd buiten strijd.
Bitki örtüsü de azdır.Er is nauwelijks plantengroei.
Toprağı ve toprakla ilgili tüm unsurları, bitkileri ve hayvanları korur.Hij liet alle planten, dieren, mensen en dingen op aarde een eed zweren.
İnsanlara az, bitkilere nadiren rastlanır.Ze klimmen zelden op planten.
Bu bitkilerin yaprakları ya da gövdeleri çoğaltma amacıyla kullanılır.Hiermee worden trays of potten gevuld ten behoeve van de opkweek van hun planten.
Her zaman yeşil olan bitkilerdendir.Het zijn groenblijvende planten.
Lösin doğada hayvansal ve bitkisel proteinlerin yapısında bulunmaktadır.Het heeft als doel de handel in beschermde dier- en plantensoorten in kaart te brengen.
Tarlada kalan bitki artıkları temizlenir.In dit gebied wordt alle plantengroei verwijderd.
Bitki -15 C° 'deki sıcaklığa dayanabilir.De plant kan temperaturen tot -15 °C overleven.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Vooral hogere planten schitteren door hun afwezigheid.
Öte yandan bazı bitkiler ve Hayvanlarca da üretilmektedir.Bovendien komen er hier bijzondere planten en dieren voor.
Diğer nadir bitkiler arasında Hanabusaya bulunmaktadır.Daar vinden ze de zeldzame plant.
Nohut yetiştirilmesi kolay bir bitkidir.Het kweken van de fruitvlieg is eenvoudig.
Terim genellikle insan bağlamında ama aynı zamanda bitki veya hayvanlar için de kullanılır.De term drinken wordt vooral gebruikt bij mensen en dieren, soms ook bij planten.
Farklı bölgelerde yetişen bu bitkilerin anatomik açıdan farklı olmaktadır.De verspreidingsgebieden van beide soorten overlappen elkaar in Anatolië.
Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilere yeşil rengi verir.Omdat chlorofyl veel voorkomt in planten, hebben planten een groene kleur.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.God zal alle zondaren vernietigen waardoor alleen de rechtvaardigen eeuwig leven zullen ontvangen.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Dag en nacht werd er aan doorgewerkt zodat het binnen een jaar gereed kwam.
Ağaç ya da çalı, nadiren de liana formunda bitkilerdir.Het zijn heesters of lianen, zelden kruidachtige planten.
Yonca önemli bir yem bitkisidir.Orito is een belangrijke producent van aardolie.
Bitki 10 metreye kadar büyüme kapasitesine sahiptir.De plant groeit tot een hoogte van circa 10 m.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Jonge bladeren ontwikkelen zich rond het groeipunt van de plant.
Bu bitki tohumlardan çoğunun ilk yılda çimlenmemesi gibi farklı bir sorun oluşturmaktaydı.In dit seizoen was Robben veel minder geblesseerd dan in de jaren ervoor.
Elde edilen bu şeker daha sonra bitkinin büyümesi için kullanılır.Deze suikers gebruikt de plant weer om te groeien.
Rickettsia insanların yanı sıra bitkilerde de hastalıklara yol açar.Ook bij planten komen door rickettsiae veroorzaakte ziekten voor.

İlgili Sayfalar