Sebze (kʼetsaanʼ') olarak değişik bitkiler kullanılır.Actualmente fazem-se cestos ( de diversos tipos ) de vime.
Göçmen değildir ama yöresel bitki örtüsü değişiklikleri nedeniyle göçebelik yapabilir.O município não conta com nenhuma favela, mas isso pode mudar devido ao desenvolvimento de invasões.
Fitosteroller bitkilerde bulunan steroidlerdir.Fitoesteróis são um grupo de esteróis naturalmente presentes nas plantas.
Çalışmalarının ana konusu bitki yiyen böcekler ile bu böceklerin yediği bitkiler arasındaki etkileşimdir.Suas pesquisas são focalizadas na interação entre os insetos que se alimentam de vegetais e as plantas.
Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.Em resumo, as perturbações ocasionadas pelos seres humanos podem provocar um impacto a estas aves.
Meyan bitkisinin kökleri ve yeraltındaki gövdesi (rizom) baharat olarak kullanılır.As folhas verde-escuras nascem a partir de um caule duro, grosso e subterrâneo (rizoma).
Parazit bitki olduğundan dolayı klorofil yoktur ve bu nedenle fotosentez yapmaz.Ele não possui folhas nem clorofila e, por isso, não faz fotossíntese.
Genel olarak bitki hermafroittir.Geralmente são hermafroditas.
Bazı parabenler bitkisel kaynaklı olarak bulunabilmektedir.Alguns parabenos são encontrados naturalmente em fontes vegetais.
Anavatanı Brezilya olup, tropik bölgelerde yetişen kauçuk bitkilerinin en önemlisidir.É a família mais abundante do Brasil onde é facilmente encontrada em regiões tropicais.
Deri sırtlıların temel gıdaları denizanalarıdır, ama başka deniz bitki ve hayvanlarını da yerler.A dieta principal dos girinos são algas, mas também comem outros animais se disponíveis.
Çocukları, hayvanları ve bitkileri korur.O Escuta protege as plantas e os animais.
Günümüzde ise popüler bir süs bitkisi haline gelmiştir.Finalmente, ele se transformou em um mero grão de milho.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.São plantas de cultivo muito difícil.
Afşar otu (Asarum europaeum), lohusa otugiller (Aristolochiaceae) familyasından bitki türüdür.O ásaro (Asarum europaeum), é uma planta medicinal da família das Aristolochiaceae.
Çok yıllık bir bitki olmasına karşın bir yıllık bitki olarak yetiştirilir.É uma planta perene, mas tem sido cultivada como anual.
Ancak, vahşi yaşam, iklim, bitki örtüsü, toprak özellikleri insan yaşamına elvermez.Honrarás a fauna, a flora, todas as formas de vida, e não apenas a humana.
Ancak bitkilerde diploid ve haploid kuşakların birbirini izlemesi nedeniyle bazı farklılıklar bulunur.Porém, você perde transparência porque as folhas e os compostos têm interfaces diferentes.
Birlikte bu dişler bitkileri makas gibi kesebilmekteydi. ^ Savage, RJG, & Long, MR (1986).Jornal da Zoologia 270 Savage, RJG, & Long, MR(1986).
Tom bitkin olduğunu söyledi.Tom disse que estava exausto.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus Laat planten heel snel groeien.
Çoğu Hayvanlar ve bitkiler, kendi C vitaminlerini glukozdan üretebilirler.Planten en de meeste gewervelde dieren zijn in staat om hun eigen vitamine C te maken.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.De flora in Azerbeidzjan telt meer dan 4.500 soorten hogere planten.
Bitki ve çeşitli alg gruplarında ayrıca plastitler bulunur.Bij de planten en verschillende groepen algen komen daarnaast organellen voor die plastiden genoemd worden.
Botanik, bitkilerin bilimidir.Plantkunde of botanie is de wetenschap van de planten.
Köpekbalıkları kullanarak bitkileri yer.Kijken hoe de hazen lopen.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.In de lente beginnen de bomen weer te groeien.
Banksia, Proteaceae bitki ailesindeki 170 civarında türün familyasıdır.Banksia is een geslacht van ongeveer 170 plantensoorten uit de familie Proteaceae.
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.Eind jaren 40 begon de herbouw van de kerk.
Ayrıca bitki bol miktarda su istemektedir.De plant heeft veel water nodig.
Tek yıllık bitkidir.De plant is eenjarig.
Sadece bitkilerle beslenirler.Waarschijnlijk eet hij alleen planten.
Bitki kendi kendini dölleyemez.De plant kan zichzelf niet bestuiven.
Gündüzleri bitkilerin sık olduğu yerlere girip saklanırlar.Ze houden zich overdag vaak op in planten.
Bitki boylu, yaprakları geniş, daneleri iridir.De stam is hol, de bladeren zijn groot en vingervormig.
Kısa boylu bitkilerin üzerinde, ayrıca dal ve ağaçların yere yakın dalları üzerinde bulunurlar.Je hoort in zwak (maan)licht huizen en bomen langs de weg te kunnen zien.
Talluslu bitkilere "Thallophyta" denilmektedir.De Thallophyta worden ook wel "de lagere planten" genoemd.
Baklagillerden olmayıp da azot fiksasyonu yapan bitkilerdir.Vruchten zijn geen (vitale) delen van planten, maar voortbrengsels ervan.
Bitkiler tarafından da emilebilirler.Deze kunnen zelf gemaakt worden van planten.
Fasulyeye benzer bir bitkidir.De vermaning oogt als een schuur.
Bitkiler daima yeşildir.De planten zijn groenblijvend.
Güneşli alanları seven bu bitki çok yıllıktır.De plant houdt van veel zon.
Şükran günü özel bitkisidir.Op Thanksgiving, het personage "Thanksgiving Marge".
Ayrıca süs bitkilerinin ve ilgili malzemenin üretiminde, pazarlamasında ve kullanımında görev alır.Bovendien zijn ze ongewenst tijdens de oogst en verwerking van de rest van de bieten.
RNA interferans bitkilerde etkili bir savunmadır.RNA interferentie is ook een effectief verdedigingsmechanisme bij planten.
Toprak nimet saçar, bitkiler kendiliğinden büyürdü.Hij werd de ziel van de planten die uit hem groeiden.
Bitkide büyümeyi sağlar.Ik kan het gras horen groeien.
Ayrıca bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.Hij komt ook voor als sierplant in tuinen.
Bu bitkinin kökünün kaynatılarak elde edilen suyunun içilmesi şeker hastalığına iyi geldiği ifade edilir.Het drinken van het sap van deze boom zou je onsterfelijk maken.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.Door de uitlopers kan het makkelijk open plekken opvullen.
4. binyılın sonunda step iklîmi daha nemli oldu ve daha zengin bir bitki örtüsü yetişti.Aan het einde van het 4e millennium werd het steppeklimaat vochtiger en de vegetatie rijker.
Kıbrıs'ın çeşitli bölgelerinde yetiştirilen Kolakas (Gölevez) bitkisi ile yapılır.Deze wordt veroorzaakt door (grote) massa's in de omgeving.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.Daarnaast kan het ook leiden tot het kweken van nieuwe planten.
Liebig’e kadar humusun bitkiler tarafından doğrudan alındığını varsaymışlardır.Tot de tijd van Liebig werd verondersteld dat humus direct werd opgenomen door planten.
Bu yüzden bazı bölgelerde bitkisel hayat yoktur.In andere regio's zit er geen brood in.
Hint lotusu (Nelumbo nucifera), Nelumbonaceae familyasına bağlı bir su bitkisi türü.De heilige lotus of Indische lotus (Nelumbo nucifera) is een waterplant uit de familie Nelumbonaceae.
Herhangi bir bitkiyi çalıp gidebilir.Met een borstel kunnen we de planten besprenkelen.
Ayrıca toprağın yapısını bitki gelişimi için uygun hale getirirler.Die zou de Kolegemse grond enkel geschikt hebben gevonden om kolen op te laten groeien...
Bu bölgenin iklimi ise sıcak ve kuru olup, bitkisel hayat yarı yarıya çöl özellikleri gösterir.Het klimaat is extreem stormachtig, koud en droog en het landschap is half woestijn half grasland.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Zijn woning werd vernield en de inboedel werd op straat in brand gestoken.