bitki ile cümle
bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hastalıklar bitkinin bütün bölümlerini etkileyebilir.Estas doenças podem afetar quase todos os órgãos do organismo.
Atropin, Atropa belladonna (Güzelavrat Otu) adlı bitkiden elde edilen bir alkaloiddir.O seu antagonista clássico é a atropina, produzido, por exemplo, pela planta Atropa belladonna.
Valin adlı amino asit ismini bu bitkiden almıştır.O aminoácido valina foi assim denominado a partir do nome desta planta.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Lá se podem encontrar belas flores e árvores de todo o mundo.
Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır.Mais de 60% das espécies nativas não podem ser encontradas em qualquer outra parte do planeta.
Embriyodan gelişen bu meristematik yapı ise olgun bitkide kökleri oluşturmuş olur.É a parte do embrião da semente que irá de formar em raiz.
Bazı mantar türleri bitkiler üstünde yaşar ve besinini bitkilerden sağlar.Algumas espécies permanecem sobre as flores, se alimentando de pólen.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, insanlık tarihinin en eski tıbbi tekniklerinden biridir.A manufatura dos tecidos é uma das mais velhas tecnologias do homem.
Susam bitkisinden yağ üretimi konusunda çalışmıştır.Construiu uma fábrica para a produção de óleo de amendoim.
Bu virüsler bitkilerde verim kaybına neden olurlar ancak bunlarla mücadele ekonomik değildir.Esses cemitérios aparentemente promovem a igualdade entre os homens, sem discriminação econômica.
Daha sonra, tanınabilir bitki motifleri (lotus yaprakları ve çiçekler gibi) ve insan figürleri görünür.Mais tarde, aparecem motivos humanos e vegetais, como folhas e flores de lótus.
Ayrıca gün uzunluğu bazı bitkilerin dünya üzerindeki yayılışını da belirler.Isso se deve ao longo período de floração de uma mesma planta.
Bitkisel ve hayvansal her organizma, bu temel yapı taşlarından oluşur.Todos os animais e plantas são dotados deste tipo de células.
Sklerankima hücreleri bitkiyi dayanıklı ve gerilmeye karşı dirençli hale getirir.Por exemplo, as glicoproteínas permitem que as plantas se mantenham em pé, contra a força da gravidade.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Os famintos prisioneiros dificilmente conseguiam caminhar sozinhos.
Üçüncü şarkı "Total Geschlaucht" (Tamamen bitkin) işsizlik ve iş aramaya değinmektedir.A música "Sine Pornô" fala de desemprego.
Çoğu Hayvanlar ve bitkiler, kendi C vitaminlerini glukozdan üretebilirler.Os seres humanos, entre outros animais, necessitam de vitamina C na dieta para produzir colagénio.
Bir ya da iki evcikli bitkilerdir.Existem um ou dois tipos de artilharia de campo.
En yaygın bulunan bitkiler eğreltiotlarıdır.Os motivos decorativos mais importantes são os vegetais.
Toprak yüzeyi veya bodur bitki üzerinde yaşarlar.Caso contrário, sobrevivem no solo ou em restos de plantas.
Sebze (kʼetsaanʼ') olarak değişik bitkiler kullanılır.Actualmente fazem-se cestos ( de diversos tipos ) de vime.
Göçmen değildir ama yöresel bitki örtüsü değişiklikleri nedeniyle göçebelik yapabilir.O município não conta com nenhuma favela, mas isso pode mudar devido ao desenvolvimento de invasões.
Fitosteroller bitkilerde bulunan steroidlerdir.Fitoesteróis são um grupo de esteróis naturalmente presentes nas plantas.
Çalışmalarının ana konusu bitki yiyen böcekler ile bu böceklerin yediği bitkiler arasındaki etkileşimdir.Suas pesquisas são focalizadas na interação entre os insetos que se alimentam de vegetais e as plantas.
Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.Em resumo, as perturbações ocasionadas pelos seres humanos podem provocar um impacto a estas aves.
Meyan bitkisinin kökleri ve yeraltındaki gövdesi (rizom) baharat olarak kullanılır.As folhas verde-escuras nascem a partir de um caule duro, grosso e subterrâneo (rizoma).
Parazit bitki olduğundan dolayı klorofil yoktur ve bu nedenle fotosentez yapmaz.Ele não possui folhas nem clorofila e, por isso, não faz fotossíntese.
Genel olarak bitki hermafroittir.Geralmente são hermafroditas.
Bazı parabenler bitkisel kaynaklı olarak bulunabilmektedir.Alguns parabenos são encontrados naturalmente em fontes vegetais.
Anavatanı Brezilya olup, tropik bölgelerde yetişen kauçuk bitkilerinin en önemlisidir.É a família mais abundante do Brasil onde é facilmente encontrada em regiões tropicais.
Deri sırtlıların temel gıdaları denizanalarıdır, ama başka deniz bitki ve hayvanlarını da yerler.A dieta principal dos girinos são algas, mas também comem outros animais se disponíveis.
Çocukları, hayvanları ve bitkileri korur.O Escuta protege as plantas e os animais.
Günümüzde ise popüler bir süs bitkisi haline gelmiştir.Finalmente, ele se transformou em um mero grão de milho.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.São plantas de cultivo muito difícil.
Afşar otu (Asarum europaeum), lohusa otugiller (Aristolochiaceae) familyasından bitki türüdür.O ásaro (Asarum europaeum), é uma planta medicinal da família das Aristolochiaceae.
Çok yıllık bir bitki olmasına karşın bir yıllık bitki olarak yetiştirilir.É uma planta perene, mas tem sido cultivada como anual.
Ancak, vahşi yaşam, iklim, bitki örtüsü, toprak özellikleri insan yaşamına elvermez.Honrarás a fauna, a flora, todas as formas de vida, e não apenas a humana.
Ancak bitkilerde diploid ve haploid kuşakların birbirini izlemesi nedeniyle bazı farklılıklar bulunur.Porém, você perde transparência porque as folhas e os compostos têm interfaces diferentes.
Birlikte bu dişler bitkileri makas gibi kesebilmekteydi. ^ Savage, RJG, & Long, MR (1986).Jornal da Zoologia 270 Savage, RJG, & Long, MR(1986).
Tom bitkin olduğunu söyledi.Tom disse que estava exausto.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus Laat planten heel snel groeien.
Çoğu Hayvanlar ve bitkiler, kendi C vitaminlerini glukozdan üretebilirler.Planten en de meeste gewervelde dieren zijn in staat om hun eigen vitamine C te maken.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.De flora in Azerbeidzjan telt meer dan 4.500 soorten hogere planten.
Bitki ve çeşitli alg gruplarında ayrıca plastitler bulunur.Bij de planten en verschillende groepen algen komen daarnaast organellen voor die plastiden genoemd worden.
Botanik, bitkilerin bilimidir.Plantkunde of botanie is de wetenschap van de planten.
Köpekbalıkları kullanarak bitkileri yer.Kijken hoe de hazen lopen.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.In de lente beginnen de bomen weer te groeien.
Banksia, Proteaceae bitki ailesindeki 170 civarında türün familyasıdır.Banksia is een geslacht van ongeveer 170 plantensoorten uit de familie Proteaceae.
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.Eind jaren 40 begon de herbouw van de kerk.
Ayrıca bitki bol miktarda su istemektedir.De plant heeft veel water nodig.
Tek yıllık bitkidir.De plant is eenjarig.
Sadece bitkilerle beslenirler.Waarschijnlijk eet hij alleen planten.
Bitki kendi kendini dölleyemez.De plant kan zichzelf niet bestuiven.
Gündüzleri bitkilerin sık olduğu yerlere girip saklanırlar.Ze houden zich overdag vaak op in planten.
Bitki boylu, yaprakları geniş, daneleri iridir.De stam is hol, de bladeren zijn groot en vingervormig.
Kısa boylu bitkilerin üzerinde, ayrıca dal ve ağaçların yere yakın dalları üzerinde bulunurlar.Je hoort in zwak (maan)licht huizen en bomen langs de weg te kunnen zien.
Talluslu bitkilere "Thallophyta" denilmektedir.De Thallophyta worden ook wel "de lagere planten" genoemd.
Baklagillerden olmayıp da azot fiksasyonu yapan bitkilerdir.Vruchten zijn geen (vitale) delen van planten, maar voortbrengsels ervan.
Bitkiler tarafından da emilebilirler.Deze kunnen zelf gemaakt worden van planten.
Fasulyeye benzer bir bitkidir.De vermaning oogt als een schuur.