bitki ile cümle
bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece bitkinin kurak ortama uyumunu arttırır.إذا كان جفاف جلدك أو الحكة تقلق نومك.
Klâsik bir kilittaşı tür, bir otçul türün baskın bitki türünü yok etmesini engelleyen türdür.من أشهر الأنواع الرئيسية هو المفترس الذي يمنع نوعا عاشبا ما من القضاء على أحد أنواع النباتات.
Vasabi (Wasabia japonica ya da Eutrema japonica), Turpgiller familyasına üye bir bitkidir.أوزاوا (小沢 أو 小澤) هو اسم عائلة يابانية.
Bitkileri sulamayı unutma.و لا تنسَ سقاية المزروعات.
Tom gerçekten bitkin olduğunu söyledi.قال توم أنه كان حقا مرهقا.
Hepsinin adı ginseng olsa da bu bitkilerin her biri farklı fonksiyonel yararlara sahiptir.Apesar de todos serem chamados de ginseng, cada planta tem diferentes funções distintas.
Eduard Strasburger de aynı sonuçlara bitkiler için ulaştı (1884).Eduard Strasburger produziu os mesmos resultados em plantas (1884).
Georgia Pemberton rolü Fiona Frauenfeld, bitkileri kontrol edebilen bir çocuk.Georgia Pemberton como Fiona Frauenfeld, uma jovem que pode controlar e manter plantas.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.O uso de plantas como medicamentos antecede a história humana escrita.
Bitkileri iyileştirir.Plantas Que Curam.
Bitki ve hayvan çeşidi genellikle Orta Avrupa ile aynıdır.Plantas e animais são aqueles geralmente comuns para a Europa central.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Os seres humanos têm usado a selecção artificial há milhares de anos na domesticação de plantas e animais.
Sosyal yaşamlı böcekler çiçekli bitkilerle yaklaşık aynı zaman diliminde göründüler.Insectos sociais apareceram por volta da mesma altura que as plantas com flor.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.Na ilha, Claire desmaia por causa do calor e descobrem que a água restante foi roubada.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Com isso, as plantas ficaram mais resistentes.
Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu.Além disso, não havia vegetação natural ou animais na montanha coberta de neve.
Bunu tohumları düşürmek için bitkiyi döverek yapar.Seguidamente é posta a secar ao Sol para serem extraídas as sementes.
İzci, bitki ve hayvanları sever ve korur.Um Escoteiro ama e protege as plantas e animais.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.Descobriu, também, que na escuridão os vegetais expelem gás carbônico.
Kara bitkileri, Geç Devoniyen yok oluşunda katkıda bulunduklarını düşündürecek kadar başarılıydılar.Plantas terrestres foram tão bem sucedidas que se pensa que elas contribuíram para a extinção do Devoniano.
Yazın, bitkiler daima büyür.No verão as plantas crescem.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Seu interesse por plantas o introduziu às bases da farmacologia e o uso do microscópio.
Serin, güneşli deni kıyısı iklimi çoğu hayvan ve bitki türü için uygundur.O clima temperado, ensolarado marítimo é bem adequado para muitas plantas e animais.
1940'ların sonunda bitkinin yeniden inşası başladı.Apenas no final da década de 1940 foi reiniciada a venda de imóveis.
Çin bitki çaylarında kullanılır.A planta é usada em medicina chinesa.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Isto demonstrava que uma parte da massa das plantas vinha do ar, e não somente do solo.
Çölde 1.750 ile 2.000 tür bitki çeşidi olduğuna inanılmaktadır.A região abriga de 1.750 a 2.000 espécies de plantas.
Venus, bitki canavarının kızıdır.É filha da planta monstro.
Bu zorlu yetişme koşullarında, birkaç bitki hayatta kalabilir.Neste período mais quente alguns seres vivos conseguem se desenvolver.
Bitki ise bakteriye fotesentezden elde ettiği organik bileşikleri sağlar.As planta por sua vez fornecem às bactérias compostos orgânicos produzidos por meio da fotossíntese.
Neredeyse ekilebilir araziler gıda bitkileri için kullanılır.Todas as terras aráveis são usadas virtualmente para as plantações de alimentos.
1500 farklı canlı çeşidinin yaşadığı parkta, tüm Senegal'in bitki türlerinin %78'i bu alandadır.O parque tem cerca de 1500 especies de plantas, ou seja 78% das florestas do Senegal.
Otlar, likenler ve diğer bitkileri yerler.Os iaques comem gramas, líquens e outras plantas.
Çoğu türler bitkisel alanları tercih ederler.A maioria das espécies prefere ambientes mais frescos.
Söğütler kışın en çok yenen bitkilerdendir.Os pubs são os mais recomendados no inverno.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Neste caso, plantas com resistência a altos níveis de metais no solo evoluem.
Çerkesler suya, ateşe, bitkilere, ormanlara, kayalara, gök gürültüsüne ve yıldırımlara tapmışlardır.Os mundos foram chamados de Alpeon (Terra), Inferos (Fogo), Aqueon (Água), Eris (Ar), e Luxian (Luz).
Geranium viscosissimum türü yarı etçil bitki olarak kabul edilir.A espécie Geranium viscosissimum é considerada uma planta protocarnívora.
1,8 hektarlık bir alanda 8.000'in üzerinde bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır.Contém mais de 8000 espécies de plantas numa área de 1,8 hectares.
Bitki yıl boyunca çiçekli olarak kalabilir.A planta dá flores e frutos durante todo o ano.
Yağış ve nemin azalması doğal bitki örtüsüne zarar vermiştir.Falhas técnicas de som e segurança quase estragam a festa.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heráclio não impôs termos severos, sabendo que seu império estava também próximo da exaustão.
Karayip manatileri yalnız yaşar ve bir günde kendi ağırlığının çeyreği kadar su bitkisi yer.Em cativeiro, ele chega a comer metade do seu peso em um único dia.
Türkiye'de, yaklaşık 10.000 bitki türü yetişir.Ao todo a Costa Rica abriga mais de 10.000 espécies de plantas.
İkisi beraber bir sandal ile göl kıyısına geçer yürüyüş yapar ve bitki toplarlar.Ambos chegam ao porto e pegam uma vaca.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.As plantas utilizam a energia da luz solar para realizar a fotossíntese.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.Eles são amplamente distribuídos na natureza, e são encontrados no solo, água, plantas e animais.
Bitkiler yarı gölge veya güneşli alanlara dikilmelidir.Deve ser cultivada a pleno sol ou a meia-sombra.
Fesleğen bitkisi, yerli bir Anadolu bitkisi değildir.Ou seja, uma planta exótica não é autóctone do ambiente nativo.
Mide bulantsından bitkin düşseler de Charlie adamı dövmeyi başarır.David, apavorado, abre o estômago do homem de qualquer maneira.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.Ele também propôs que plantas convertem luz em energia química.
Adaya düşen yağışın %80'i bitkilerin terlemesi ve buharlaşma ile kaybedilmektedir.Pelo menos 80% das construções da ilha foram danificadas ou destruídas.
Derin zon: Bitkilerin olmadığı dipler.Cobertura vegetal: presença de áreas sem vegetação.
Köyün bitki örtüsü bozkırdır.A alma do fazendeiro está limpa.
Bunlardan birisi bitkiler üzerindeki etkisidir.As fotos são de uma destas plantas.
Anason tohumları, tarçın, ve yaklaşık olarak 32 başka bitki özü ile lezzet kazanmıştır.A becherovka obtém seu sabor a partir da semente de anis, canela, e aproximadamente 32 outras ervas.
Bitkiler monoik veya dioik olabilirler.A espécies podem ser monoicas ou dioicas.
Yörede Dünya'nın başka hiçbir yerinde yetişmeyen nadir bitki türleri bulunmaktadır.As numerosas espécies de plantas são endêmicas à região e não nascem em qualquer outro lugar no mundo.
Bitkilerde hormon denilen düzenleyiciler üretilmektedir.Em plantas, as hormônios são conhecidas como factores de crescimento.
Bitki örtüsü çok zengin ve yoğun olup, yükselti kuşaklarına göre farklılaşmaktadır.A culinária sudestina é muito rica e diversa, variando de estado para estado.