Ana içeriğe geç
Sözlük

bitki ile cümle

bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok alt türü bulunan bitkinin boyu, 1 ila 2 metre yüksekliğe erişebilir.Toutefois, les plus grandes espèces peuvent atteindre plusieurs mètres de hauteur.
Herhangi bir bitkiyi çalıp gidebilir.Elle peut manipuler les plantes à loisir.
Bitkilerde hastalık yapan Pythium ve Fusarium’a karşı etkilidir.Enfin, Fusarium et Pythium peuvent être des maladies importantes au stade de la plantule.
Öldüğünde dönüştürdüğü bitkiler koyun halinden çıkar.Des graines qu’elle recelait, sortent des genêts.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Toutes les céréales sont cultivées avec succès.
Vaalbara zamanında dünya hayvanlardan yoksundu ancak yaşam vardı ve bitkiler vardı.Au Silurien il n'y avait pas encore de vie animale sur terre, il n'y avait que des animaux marins.
Bitkilerden: Indigofera sufruticosa ve Indigrofera guatemalensis bitkileri.CHAPITRE XXI : Magnifique récolte de tortues qu’obtiennent les Indiens de l'Orénoque.
İsmini "valerian" isimli bitkiden almıştır.Son nom provient de la valériane.
Bitkiler büyür.Las plantas crecen.
Bu makarna sosunda kullanılan bitki maydanoz olabilir.La hierba usada en esta salsa para pasta puede ser perejil.
Komşunun oğlu avlunun bütün bitkilerini kırdı.El hijo de la vecina rompió todas las plantas del patio.
Böcekleri uzaklaştıran bitkiler var.Hay plantas que ahuyentan los insectos.
Bitki büyüyor.La planta crece.
İyi büyümek için, bu bitkilerin çok fazla nem içermeyen toprağa ihtiyacı var.Para crecer bien, estas plantas necesitan una tierra que no contenga demasiada humedad.
Bu bitki yaygın olarak ilaç olarak kullanılır.Esta planta se emplea ampliamente como medicina.
O, bizim Rabbimiz olduğu gibi, bütün hayvanlar ve bitkiler âleminin de Rabbidir.Nuestro Señor de la Resurrección y Ntra.
Ayrıca geçen yıl Alman doktorlar tarafından çok bitkin bir halde çarmıha gerildim.Además, el año pasado fui crucificado por los doctores alemanes de una manera muy drástica.
Eduard Strasburger de aynı sonuçlara bitkiler için ulaştı (1884).Eduard Strasburger obtuvo los mismos resultados en plantas (1884).
Bitkileri iyileştirir.Las plantas curativas.
Virüsler sadece bitki ve hayvanlarda üretilebilmişlerdi.Los virus solo habían sido cultivados en plantas y animales.
Yünnan, doğal kaynaklar bakımından zengindir ve Çin'deki bitki yaşamının en büyük çeşitliliğine sahiptir.Yunnan es rico en recursos naturales y tiene la mayor diversidad de plantas en China.
Bu çalışmalar, bitkiler, hayvanlar, bakteri ve çevreleri arasındaki ilişkileri vurgular.Estos estudios hacen hincapié en las relaciones entre plantas, animales y bacterias y su entorno.
Sosyal yaşamlı böcekler çiçekli bitkilerle yaklaşık aynı zaman diliminde göründüler.Los insectos sociales aparecieron alrededor del mismo tiempo que las plantas con flores.
Bu bitkinin tıbbi kullanımı aslında geniş ölçüde bilinememekte ve kullanılamamaktadır.Los usos medicinales de esta planta no son ampliamente conocidos o usados.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Su estudio de plantas lo introdujo en los fundamentos de farmacología y el uso del microscopio.
Herakleios, kendi imparatorluğunun da bitkin olduğunu bilerek sert şartlar uygulamadı.Heraclio no impuso duras condiciones, a sabiendas de que su propio Imperio estaba también a punto de agotarse.
Bu zorlu yetişme koşullarında, birkaç bitki hayatta kalabilir.En estas difíciles condiciones de crecimiento, pocas plantas sobreviven.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Son buenos para todo tipo de cultivo.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.En la isla, Claire se desmaya del agotamiento por calor, y descubren que el agua restante ha sido robada.
Biyolojik pigmentler içinde bitki pigmentleri ve çiçek pigmentleri de bulunur.Los pigmentos biológicos incluyen pigmentos vegetales y pigmentos de flores.
Bitkiler genellikle dioiktirler.Es quien usualmente conduce el camión.
Sözcük Latince’den alınmıştır; Flora, Roma mitolojisinde bitkiler ve ilkbaharın tanrıçasına verilen isimdir.El término flora, procedente del latín, alude a Flora, diosa romana de las flores, jardines y de la primavera.
Yemek için nektar toplarlarken aynı zamanda bitkilerin tozlaşmasında da yardımcı olurlar.Mientras recogen el néctar, también ayudan en la polinización de las plantas.
Bu dağlar, bitki örtüsünden yoksundur.Todos estos montes están desprovistos de vegetación.
Bitki ve mantar hücrelerinin enfeksiyonu hayvan hücrelerininkinden farklıdır.La infección de las células vegetales es diferente a la de las células animales.
Bahçe Bitkileri.Plantas de jardín.
Sadece bitkilerle beslenirler.Se alimentan solo de vegetales.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.El dormitorio se quemó por completo, igual que el pasillo.
Çiçekli bitkiler ve deniz fitoplanktonu, hala olsun günümüzün en büyük ve baskın organik madde üreticileridir.Las plantas con flores y el fitoplancton marino siguen siendo los principales productores de materia orgánica.
Rhizobia bağımsız olarak azot fiksasyonu yapamaz ve bir bitki konakçısına ihtiyacı vardır.Los rizobios no pueden independientemente fijar nitrógeno atmosférico: requieren una planta hospedante.
Bitkiler rizom meydana getirmektedir.La isla produce verduras.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Las plantas obtienen la energía directamente del Sol por medio de la fotosíntesis.
Bazılarınınistilacı bitki türlerine karşı biyokontrol ajanı olarak kullanılabilineceği düşünülmektedir.Por estas razones ya no se considera adecuado como agente de biocontrol.
Esas olarak dünyanın birçok yerinde bulunan bir bitkidir.Es una especie plantada en muchas partes del mundo.
Bitki toplam 2 veya 3 defa sarı renk çiçek açar.Las inflorescencias cuentan con dos o cuatro flores de color amarillo.
İnsanları etkileyen patojenlerin her sınıfı bitkilerde de hastalık yapabilir.Los miembros de cada clase de patógeno que infecta a los humanos también infecta a las plantas.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Tras una larga enfermedad y postración, murió en 555 sin haber tenido descendencia.
1663’te ise hayvanları, bitkileri ve mineralleri anlatan Oedipum Chemicum kitabı yayınlandı.En 1663 publicó Oedipum Chemicum y un libro sobre animales, plantas y minerales, Thier- Kräuter- und Bergbuch.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Esto hace que los complejos sean cada vez más estables.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.Son muy difíciles de cultivar.
Bölgede endemik bitki türleri de bulunmaktadır.Desde luego, también existen allí variadas especies endémicas de la zona.
Bitki ve hayvan vücutlarını örten mum tabakaları su kaybını önler.Prohibió el arrojo de cadáveres de animales y de detritos putrescibles en las cuevas.
Bu oynunda farklıca hem zombi, hem de bitki ile oynanabilmektedir.El jugador tendrá la probabilidad de jugar tanto como plantas así como zombis.
Sarımsak yıllık bir bitkidir.El eneldo es una planta herbácea anual.
Çok yıllık bitkilerdir.Son plantas anuales.
Botanik, bitkilerin bilimidir.La botánica es el estudio científico de las plantas.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Come plantas y animales.
C3 bitkilerinde tek fotosentez yolu bulunurken, C4 bitkilerinde 2 fotosentez yolu bulunur.Todo el clado salvo dos especies muestra fotosíntesis por la vía del C4.
Göl içinde bitki bulunmaz.No hay desperdicio en el bosque.
İnsanlar tarafından tüketilen yapraklı bitkidir.Las plantas que son cultivadas por los humanos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bitki ile cümle - Sayfa 30 - bitki kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App