Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Skall tillsättas i slutet av matlagningen.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Här intogs frukost.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Han ville helst av allt återvända till Korsika och fortsätta sin karriär där.
Ardından da Swift sahneye çağırarak konuşmasını bitirmesini istedi.Ted tappade då bort hennes telefonnummer.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.Sångaren sjunger hur ett ensidigt romantiskt förhållande håller på att sluta.
Azınlıklara karşı Osmanlı Devleti bir an önce savaşı bitirmek istiyordu.1763 stod de krigströtta makterna redo att avsluta kriget.
En çok arka arkaya ikinci bitirme 2, Hollanda (1974-1978) ve Almanya (1982-1986).Nederländerna (1974, 1978) och Västtyskland (1982, 1986) förlorade två raka finaler.
Ancak genel olarak dünyada 8. sırada bitirmek kötü değil." demiştir.Але в цілому, зайняти восьму сходинку в світі не так вже і погано.»
Okul zordu ama bitirmeyi çok arzu ediyordum.Було надзвичайно важко, та було бажання вчитися.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.План був простий – отримати розподіл на роботу в Ленінграді і залишитися тут жити.
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Після повернення додому починалася поминальна вечеря.
Ve de artık bitirme zamanın geldiği kararına vardılar.Але тепер я вважаю, що прийшов час закінчувати з виступами.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Наприкінці війни замість широкої застібки застосовували тонку.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Кінець сніданку.
Raphina, grup şarkısını bitirmeden önce gelir ve barışırlar.За результатами голосування до фіналу вийшли співачка ILLARIA та співак ROZHDEN.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Друга половина починається з закінчення першої.
Vadeye kalan gün sayısı ne kadar fazlaysa varantın karda bitirme olasılığı o kadar yüksektir.Чим вище було звання, тим вища була імовірність отримання шпаги.
Duyduğuma göre bitirme sınavları bir hafta erken gerçekleşecekmiş.Оглядовий збір проводиться на протязі одного тижня .
Bu işi bitirmeliyim)".Він завершить все».
Bu işi bitirmek sizin sorumluluğunuz.Це твій обов'язок закінчити роботу.
Bu işi bitirmek zorundayız.Ми мусимо закінчити цю роботу.
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Po večeři se koleduje.
1863 yılında henüz bitirmediği taslağı, yayıncı Macmillan'a götürdü ve Mcmillan hikâyeyi beğendi.V roce 1863 ukázal nedokončený rukopis nakladateli Macmillanovi, kterému se okamžitě zalíbil.
Şimdilik geriye sadece bitirmek kaldı.Nyní to jen musím dokončit.
Fakat bu seferi kendisi bitirmemiştir.Ten ale již nedokončil.
Sonunda bu yanlış ilişkiyi bitirmeye karar verirler.Nakonec se rozejdou napravit své pochroumané vztahy.
Belirli periyotlarla "Tarama Sınavları", dönem sonlarında "Dönem Bitirme Sınavları" yapılır.Druhá sada zkoušek, „Final Honour School“ („Finals“) probíhají na konci studia.
Koleji bitirmesi ardından Sankt-Peterburg’a hukuk okumak üzere gitti.Po dokončení střední školy odešel studovat právo do Petrohradu.
Şampiyonayı Marc Haynes ve Luciano Burti'nin ardından üçüncü sırada bitirmeyi başardı.Celkově byl v šampionátu třetí, za Marcem Hynesem a Lucianem Burtim.
Danimarka’nın çekilmesi, savaşı bitirmedi.Porážka španělské Armady neznamenala konec války.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Valentová: Do Snídaně se mi nechtělo.
Duyduğuma göre bitirme sınavları bir hafta erken gerçekleşecekmiş.Výsledky histologického vyšetření jsou známy zhruba za týden.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Připravoval se v Lohje a ke konci sportovní kariéry v Nivale.
(Faruk Kaleli) Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Pukati (práskat bičem) se smí až po večeři.
Cameron'ın filmi 2 Temmuz 1997 tarihinde yayınlanacak bir şekilde bitirmesini bekliyorlardı.Ei se așteptau ca filmul să fie terminat de Cameron pentru o lansare programată pe 2 iulie 1997.
En çok arka arkaya ikinci bitirme 2, Hollanda (1974-1978) ve Almanya (1982-1986).Cele mai multe clasări consecutive pe locul doi 2, Olanda (1974–1978) and Germania (1982–1986).
Luca Pitti 1472 yılında yapıyı bitirmeden öldü.Luca Pitti a murit în 1472 lăsând clădirea neterminată.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Lucrul, odată început, e pe jumătate făcut.
Pac-Man'de oyuncu, bir labirent içerisinde hareket ederek sarı diskleri bitirmeye çalışır.În Pac-Man, jucătorul trebuie să-l facă pe Pac-Man, un disc galben, să se miște de-a lungul unui labirint.
Bitirmek : Baigti Aš baigiu rašyti tekstą : Metni yazmayı bitiriyorum.Exemplu: Am ascuns/Am terminat cartea.
Bitirme tezini "Ultrasonun Yol Açtığı Trombolitik Hareketlerin Artan Etkileri" üzerine vermiştir.Teza ei de senior a avut titlul "Efectele acțiunii trombolitice sunt datorită ultrasunetelor".
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Perfect: L-o fi mîncat?
Bu nedenle Konstanze, Mozart'ın kendi öğrencilerine eseri bitirmek için başvurdu.De aceea a apelat la foști elevi ai lui Mozart pentru terminarea lucrării.
Belirli periyotlarla "Tarama Sınavları", dönem sonlarında "Dönem Bitirme Sınavları" yapılır.La unele materii se susține un examen parțial, la sfârșitul semestrului (Teză).
Örneğin yakın bir süpernova, gezegenin üzerindeki yaşamı bitirme kapasitesine sahiptir.O supernovă apropiată ar putea distruge planeta.
Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır.Inconveniente : necesită un timp lung pentru uscare.
Bir ayda işi tamamen bitirmek imkansız.Este absolut imposibil să termin treaba într-o lună.
Konuşmamı yazmayı bitirmeliyim.Trebuie să-mi termin de scris discursul.
Martin üçüncü kitabı Kılıçların Fırtınası'nı bitirmekte birkaç ay gecikti.Martin néhány hónap késésben volt a harmadik könyv, a Kardok vihara a kiadónak való átadásával.
Son bölümü bitirmesine rağmen Kafka romanı tamamlamadı.Nem fejezte be a regényt, de az utolsó fejezetet igen.
Bu dönemde Polanski, Tate'in Ransohoff'la iş ortaklığını bitirmesini istedi.Polański szorgalmazta, hogy Tate fejezze be az együttműködést Ransohoff-fal.
Okulu bitirmeden ayrıldı.Az iskola elkészülte előtt hunyt el.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Kap-e rendesen enni?
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Az étkezés befejeztével ez a megfelelő pozíció.
Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır.Eltelt némi idő, mire Ono rávette magát, hogy befejezze.
Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesini bitirmesinin ardından Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden mezun oldu.A helyi Ziya Gökalp Líceum elvégzését követően az Ankarai Egyetemen állatorvosként diplomázott.
Yüksek vergi koyuldu çünkü Mısırlılar köle ticaretini bitirmeye çalıştı.A spanyol hivatalnokok vámok kivetésével próbálták megakadályozni azt, hogy Hawkins eladja a rabszolgákat.
Ve de artık bitirme zamanın geldiği kararına vardılar.Láttam, hogy itt a döntés pillanata.
Akşam yemeğinden önce ev ödevimi bitirmeliyim.Vacsora előtt elvégeztem a házi feladatomat.
Martin üçüncü kitabı Kılıçların Fırtınası'nı bitirmekte birkaç ay gecikti.Martin oli monta kuukautta jäljessä kolmannen kirjan, Miekkamyrskyn, aikataulusta.