Oyunda amaç rakibin taşlarını bitirmektir.Цель игры — захватить все камни соперника.
Bitirmek : Baigti Aš baigiu rašyti tekstą : Metni yazmayı bitiriyorum.مثال:لم يبق لي سوى أن أكتب الخاتمة.
"Biz buradaydık" diye yazdı Wheeler sonra "nükleer bir silah yaparak savaşı bitirmeye çok yakınız.ورد عليه ويلر ببرقية "نحن قريبين جدا من إختراع سلاح نووي لإنهاء الحرب .
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.ترك مائدة الطعام بمجرد الانتهاء من تناوله.
Bisikletçiler ödülü kazanmak için yarışı bitirmek zorundalar.وكان على المتسابق انهاء السباق لكسب النقاط.
Bitirme tezi Kömagil Köyü'nde Giyim'di.وكان مشروع التخرج بعنوان " الملابس في قرية كوماجيل.
1935 yılına kadar devam ettiği üniversiteyi bitirmeden okuldan ayrıldı.وانفصل عن الدراسة دون أن يُنهي تعليمه الجامعي الذي استمر فيه حتى عام 1935.
Ve kilise inşaatını bitirmesini söyler.وإنه فعل هذا لضمان بقاء الكنيسة .
Bu işi bitirmeliyim)".وسيتم إنجاز العمل".
DNF = Yarışı bitirmedi.ولذلك لم تستطع ديكر أن تكمل السباق.
O kaltağın işini bitirmek istiyorsanız doğru kişiyi buldunuz, kararınızı hemen verin” der.""إن تحولت رغبتك للعدالة، فاختر لجارك ما تختار لنفسك"، من أقوال بهاء الله.
Emevilerin hükmü 749 yılında "Kasap" lakaplı Ebu Abbas'ın devletlerini bitirmesine kadar sürdü.وبقى الأمويين حتى تم القضاء على دولتهم عام 749 على يد أبي العباس الملقب بالسفاح.
Amaçları insan ve mutantları korumak ve iki taraf arsındaki savaşı bitirmek.في المثال المقابل اللعب للأبيض والإماتة في نقلتين.
Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır.ونتيجة لذلك ، يجب أن يتراجع الوقت الذي يستغرقه إكمال النشاط.
1676 yılında, bitirme sınavlarına girmeden Oxford Üniversitesi'ni bıraktı.وفي عام 1746، ترك سميث جامعة أوكسفورد، وكان ذلك قبل نهاية منحته الدراسية.
Son bölümü bitirmesine rağmen Kafka romanı tamamlamadı.Kafka não concluiu o romance, apesar de ter finalizado o capítulo final.
Carnero işlerini biran önce bitirmek istemektedir ve Czipra'yı bir bilgili tanık olarak çağırır.O Comissário sugere continuar com o trabalho e chamar Czipra como testemunha.
Cameron'ın filmi 2 Temmuz 1997 tarihinde yayınlanacak bir şekilde bitirmesini bekliyorlardı.Eles esperavam que Cameron completasse o filme para um lançamento em 2 de julho de 1997.
(Faruk Kaleli) Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Eles prometem sair, depois de terminar com a comida.
Liseyi bitirmesine bir sene kala San Francisco ya taşınırlar."Deixei San Francisco logo que terminou o ano escolar", diz ele.
Castellon şarkıyı hızlı bir şekilde bitirmeyi denedi, miksaj bir gününü aldı.Ele tentou completar a canção rapidamente, o que levou um dia.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.Isso acontece quando os tutores legais da criança querem acabar com as ligações sociais com o pai da mesma.
Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır.O processo completo leva algum tempo para se concluir.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Recusou sua última refeição.
Duyduğuma göre bitirme sınavları bir hafta erken gerçekleşecekmiş.A conclusão completa dos testes pode levar uma semana.
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.A canção fala sobre término de namoro.
Şimdilik geriye sadece bitirmek kaldı.Agora eu só tenho que terminá-lo.
Karakterleri hayatlarını bitirmeyi dilerler ama beklenen son hiç gelmez.O personagem não consegue encerrar por definitivo seu relacionamento, apesar de desejar isso.
Ardından da Swift sahneye çağırarak konuşmasını bitirmesini istedi.Em seguida, ela chamou Swift dos bastidores para terminar o seu discurso de agredecimento.
Bu işi bitirmeliyim)".O que se deve fazer)".
Sonuçta iki taraf 1314 ve 1316 yıllarında anlaşmalar imzaladılar. ancak bu tansiyonu bitirmeye yetmedi.O cara pesava 136 ou 122 , então não foi fácil,."
Tartışmayı bitirmenin tam zamanı olduğunu düşünüyorum.Eu acho que é hora de eu terminar a discussão.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Een goed begin is het halve werk.
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Als hij thuiskomt, staat het eten al klaar.
Sonunda bu yanlış ilişkiyi bitirmeye karar verirler.Anna kiest er uiteindelijk voor om hun relatie te beëindigen.
Alma ilişkilerini bitirmenin daha iyi olacağını belirtir.Zij denkt dat het beter is om hun relatie te beëindigen.
Sokakta oynayabilmek için önce ödevini bitirmelisin.Hij gaf aan eerst wat schoolwerk te moeten afronden voor hij de stage aannam.
(Faruk Kaleli) Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Dit herhaalt zich enige malen tot de maaltijd voorbij is.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Vervolgens wordt ontbeten.
Ancak bir hafta sonra The Giant maçın tartışmalı bitirmesi nedeniyle unvanını kaldırdı.Een week later werd door de WCW de titel vacant gesteld vanwege een controversieel einde.
Duyduğuma göre bitirme sınavları bir hafta erken gerçekleşecekmiş.De eerste diploma's werden een week later uitgereikt.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Uiteindelijk is Wilkes naar Amerika gegaan om daar zijn carrière voort te zetten.
İyi bir başlangıç, işi yarı yarıya bitirmek demektir.Een goed begin is het halve werk.
Bu işi bir günde bitirmek zor.Het is moeilijk om dit werk in één dag af te maken.
Bunu bitirmemiz gerek.Wij moeten dit afmaken.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.W tym czasie zdecydował się osiedlić w Wiedniu i tam kontynuować swoją karierę.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Co chciałbyś na śniadanie?
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.W tej sytuacji zamiast zachęcać skutecznie zraziły do siebie tę grupę narodową.
Ol surguuldu am-daa doospaan = O, okulu henüz bitirmedi.Porównaj: Why isn’t he at school. → Dlaczego on nie jest w szkole ?
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Odprowadzała gości po zakończeniu kolacji.
Ancak bir hafta sonra The Giant maçın tartışmalı bitirmesi nedeniyle unvanını kaldırdı.Tydzień później odebrano mu tytuł z powodu kontrowersyjnego zakończenia meczu.
Amaç kendi elindeki kartları bitirmektir.Celem zabawy jest pozbycie się posiadanych kart.
De Weldon'ın anıtı bitirmesi dokuz yıl sürmüştür.Na wznowienie tej płyty fani Bowiego musieli czekać dziewięć lat.
Duyduğuma göre bitirme sınavları bir hafta erken gerçekleşecekmiş.Czas trwania wizyt studyjnych wynosi 1 tydzień.
Bu sırada Piskopos Herakliyus, İbelinli Balian'a yalvarıyor ve kuşatmayı bitirmesini emrediyordu.Wysłał więc posłańców do Ekronu, aby zapytali się u czcicieli Belzebuba, czy wyzdrowieje.
1947 yılında hukuk fakültesinden bitirme tezini vererek mezun oldu.W czerwcu 1947 skończył studia prawnicze na UW.
Ve kilise inşaatını bitirmesini söyler.Początkowo dokończył budowę kościoła.
Dönemini bitirmemiş başkanlarNiedokończone kadencje
DNF = Yarışı bitirmedi.Förkortningar: DNF=avslutade inte tävlingen.
O kaltağın işini bitirmek istiyorsanız doğru kişiyi buldunuz, kararınızı hemen verin” der."Om ni förlåter någon hans synder, så är de förlåtna, om ni binder någon i hans synder, så är han bunden".