"Ben bu oyunu bitirmeye ant içtim, Dünyanızı başınıza yıkacağım." diyerek sahalara geri dönmüştür.Juradme que en el futuro no os ocuparéis más que en reparar los males que hayáis causado...».
Şarkının sözleri romantik bir ilişkiyi bitirmek üzerinedir.Sus letras detallan una relación romántica.
Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır.Típicamente requieren menos tiempo para completar.
1941 yılında yayınlanan ilk makalesi de bu bitirme tezi ile ilgilidir.La primera composición publicada en 1941 fue Te vas porque quieres.
Liseyi bitirmeden terk etmiştir.Sin embargo, dejó la escuela antes de que se graduara.
Bisikletçiler ödülü kazanmak için yarışı bitirmek zorundalar.Los pilotos deben acabar la carrera para puntuar.
Deidara cümlelerini bir tür mırıldanma diyebileceğimiz bir ses ile bitirme alışkanlığına sahiptir.Tiene el hábito de exclamar ciertas palabras con un grito.
Danimarka’nın çekilmesi, savaşı bitirmedi.Sin embargo, la batalla de Kilmona no puso fin a la guerra.
Dokuz kez Dakar Rallisi’ne katıldı ve altı kez bitirme başarısını gösterdi.Completó el camino con éxito nueve veces.
Dikkat eksikliği: İşleri bitirmeden bırakma ve görevleri erken terk etme şeklinde kendini gösterir.Su trabajo es sencillo: realizar su tarea, no hacer preguntas y retirarse inmediatamente cuando así se ordene.
Dürt: Amaç eldeki kâğıtların tamamını bitirmektir.Cementerio: Acá van todas tus cartas que salen del juego.
Karakterleri hayatlarını bitirmeyi dilerler ama beklenen son hiç gelmez.Decide qué acciones requieren tus tareas cuando aparecen — no cuando expiran.
1 Arayıcı: Arayıcının görevi Altın Snitch'i rakibinden önce yakalayarak oyunu bitirmektir.El juego termina cuando la snitch dorada ha sido atrapada por al el buscador .
De Weldon'ın anıtı bitirmesi dokuz yıl sürmüştür.De Weldon dedicó nueve años para hacer el memorial, y contó con la asistencia de cientos de otros escultores.
Tom Mary'nin ödevini o kadar hızlı bir şekilde bitirmesini beklemiyordu.Tom non si aspettava che Mary finisse i suoi compiti così velocemente.
Sanırım bu toplantıyı bitirmenin zamanıdır.Credo sia il momento di concludere questa riunione.
Önce bunu bitirmek zorundayım.Prima devo finire questo.
Yorgun olmasına rağmen, işi bitirmeye çalıştı.Nonostante fosse stanco, cercò di finire il lavoro.
Ev ödevini bitirmenin ne kadar süreceğini düşünüyorsun?Quanto pensi che ti ci vorrà per finire i compiti?
Başlamış olduğum şeyi bitirmek zorundaydım.Dovevo finire quello che avevo iniziato.
Yağmur tenis oyunumuzu bitirmemizi önledi.La pioggia ci ha impedito di finire la nostra partita a tennis.
Hamilton ayrılırken, Toby konuşmayı bitirmek için tekrar taşınmayı önerir.Mentre Hamilton si congeda, Toby suggerisce di incontrarsi di nuovo presto per "finire la conversazione".
Dördüncü ülke İsviçre Avrupa Birliği ile anlaşmaları karşılıklı olarak bitirmeyi tercih etmişti.Il quarto paese, la Svizzera, ha optato per la conclusione di accordi bilaterali con la UE.
Bitirme projesinde, resmi araştırmalarda deneyim kazanmak için, Hall Philip Ives ile çalışmaya başladı.Per il suo senior project e per acquisire esperienza nella ricerca, ha iniziato a lavorare con Philip Ives.
Ancak bir hafta sonra The Giant maçın tartışmalı bitirmesi nedeniyle unvanını kaldırdı.Una settimana più tardi, The Giant venne privato del titolo a causa del controverso finale del match.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?La colazione?
O kaltağın işini bitirmek istiyorsanız doğru kişiyi buldunuz, kararınızı hemen verin” der."Disambiguazione – Se stai cercando invece il termine Ampere e i suoi significati, vedi Ampere (disambigua).
Ve kilise inşaatını bitirmesini söyler.Terminata la costruzione della chiesa.
Hiçbiri düşmanların öyle istekli değildi Belirmeye karanlık çehresiyle, Ölüm saldırısını bitirmeden.Nessuno dovrebbe entrarci fino alla morte di Rabo, secondo le sue intenzioni.
Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır.E c'è un motivo, capisci: mi ci vuole del tempo per preparare tutto.
Sonlara doğru hıçkırmaya başlasa da, şarkıyı bitirmeyi başardı.Ma nonostante questo, qualcosa la spingeva a continuare, e finire la canzone.
Eğer İndirilebilir İçeriği satın almışsanız içeriğe ulaşabilmek için oyunu tümüyle bitirmeniz gerekiyor.Se ci vedete bere, potete buttarci fuori da questo posto per sempre.
1 Arayıcı: Arayıcının görevi Altın Snitch'i rakibinden önce yakalayarak oyunu bitirmektir.Il cercatore (Seeker) ha il compito di acchiappare il boccino d'oro per terminare la partita.
Bitirmek : Baigti Aš baigiu rašyti tekstą : Metni yazmayı bitiriyorum.L'episodio finisce con la scritta: TO BE CONTINUED.
Şimdilik geriye sadece bitirmek kaldı.A questo punto non rimaneva che concludere.
Bu oyunda amaç mümkün olduğu kadar az puanla oyunu bitirmektir.L'imperativo categorico all'interno del gioco è: sparare il meno possibile.
Bu işi bitirmeliyim)".Devo finirla questa".
Liseyi bitirmeden terk etmiştir.Rimase nella scuola fino a quando non ebbe finito il liceo.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Stranamente, anziché assegnare una punizione, assegnò una mischia.
Her halükarda bu işi yarına kadar bitirmeliyim.В любом случае я должен закончить работу к завтрашнему дню.
Bu dersi bitirir bitirmez, yeni derse başlayacaksınız.Вы начнёте новый урок, как только закончите этот.
Akşama doğru, bu işi bitirmek gerekiyor.Надо кончить эту работу под вечер.
Sensiz bir başlangıcı bitirmek istemem.Мне не хотелось бы завершать начатое без тебя.
Bitirir bitirmez çık.Как только закончишь, выйди.
Ali daha ilkokulu bitirmeden kamışa su yürümeye başlamıştı.До окончания начальной школы, у Али начала возникать эрекция.
En azından kesmeden bir bitirmeme izin verseniz olmaz mı?Вы можете меня хотя бы выслушать?
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Разрешите продолжать завтрак?
Bunun üzerine Kızılok okulunu bitirmeye karar verdi.Именно поэтому Ринго школу так и не окончил.
1941 yılında yayınlanan ilk makalesi de bu bitirme tezi ile ilgilidir.Уже первая его статья, напечатанная в 1914 году, обращается к этой тематике.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Komenco bona — laboro duona.
Sonunda bu yanlış ilişkiyi bitirmeye karar verirler.Их отношения окончательно разваливаются.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Таким образом, вместо победоносной борьбы он изобразил её счастливое завершение.
Eylül 2012'de Hurts Resmi Facebook sayfalarından yeni albümlerini bitirmek üzere olduklarını açıkladı.В сентябре 2012 года Hurts подтвердили, что находятся на стадии записи своего следующего альбома.
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.После прочтения — съесть.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Родился в Лионе, окончил там лицей.
Bu sırada Einstein on beş yaşındaydı ve liseyi bitirmesine daha üç yıl vardı.Роберт окончил школу в возрасте 14 лет, перепрыгнув три класса.
Ol surguuldu am-daa doospaan = O, okulu henüz bitirmedi.В шестой серии сказал, что до сих пор не закончил школу.
Bitirmek : Baigti Aš baigiu rašyti tekstą : Metni yazmayı bitiriyorum.Книга заканчивается текстом: Спешить!
Bu sırada ise maratonda yarışı bitirmemiş 5700 koşucu bulunmaktaydı.На старт гонки в Мессине вышли 115 гонщиков, с которых до финиша соревнования доехали 67.
Ve de artık bitirme zamanın geldiği kararına vardılar.Между тем время для принятия решения уже наступило.