Bu işi bir günde bitirmek zor.Il est difficile de terminer ce travail en une journée.
Yorgundu ama yine de işi bitirmeye çalıştı.Elle était fatiguée mais tenta toutefois d'achever le travail.
İki gün içinde bunu bitirmek imkansız.C'est impossible de le terminer d'ici deux jours.
Saçmalamayı bitirmediniz mi?Vous n'avez pas fini vos conneries ?
Seninle ilişkimi bitirmek istemiyorum.Je ne veux pas rompre avec toi.
Raporunuzu bitirmek için vaktiniz yoktu.Vous n'avez pas eu le temps pour finir votre rapport.
Bunu bitirmeniz için 1 haftanız var.Vous aviez une semaine pour finir ceci.
Eğitimi bu yılın sonunda bitirmeyi planlıyor.Il a l'intention de terminer ses études à la fin de cette année.
Luca Pitti 1472 yılında yapıyı bitirmeden öldü.Luca Pitti meurt en 1472 avant que le bâtiment ne soit terminé.
Bisikletçiler ödülü kazanmak için yarışı bitirmek zorundalar.Le coureur doit impérativement terminer la course afin de gagner le prix.
Ve kilise inşaatını bitirmesini söyler.Achèvement de la construction de l'église.
Örneğin yakın bir süpernova, gezegenin üzerindeki yaşamı bitirme kapasitesine sahiptir.Par exemple, une supernova proche a le potentiel de nuire sévèrement à la vie sur une planète.
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.Après je sors, je vais dîner.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Ceci fait, il partit pour Grenoble, puis revint à Lyon pour y achever sa carrière.
Bunun üzerine Kızılok okulunu bitirmeye karar verdi.Il conclut donc à la suppression de cette école ruineuse.
DNF = Yarışı bitirmedi.Vansummeren ne termine pas la course.
Başlamak, işin yarısını bitirmek demektir.Son objectif : terminer dans la première moitié du classement.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?De Prandiéres n'a pas terminé.
Tablo üzerinde dört yıl oyalandı ve tabloyu bitirmedi..." demiştir.Combien sont montés au pinacle, sans avoir fait la moitié de son œuvre».
Onu bitirmedim.No lo terminé.
Eylül 2012'de Hurts Resmi Facebook sayfalarından yeni albümlerini bitirmek üzere olduklarını açıkladı.En septembre 2012, Hurts commence l'enregistrement de leur prochain album.
Oyunun amacı eldeki kartları herkesten önce bitirmektir.Le but du jeu est de se débarrasser de toutes ses cartes le premier.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Au lieu de mettre fin aux conflits entre les factions de Trébizonde, il les a encouragés.
Amacı "masa"yı bitirmektir.Ces derniers forment la « table de marque ».
Akşam yemeğinden önce ev ödevimi bitirmeliyim.Tengo que acabar los deberes antes de cenar.
İşi bitirmek onun bütün öğleden sonrasını aldı.Le llevó toda la tarde terminar el trabajo.
Başlamak bitirmenin yarısıdır.Quien ha comenzado, ha hecho la mitad.
O, küçük erkek kardeşine resmini bitirmesi için yardım etti.Ella ayudó a su hermano menor a terminar su dibujo.
O kitabı okumayı bitirmem uzun bir zaman alacak.Me va a llevar mucho tiempo acabar de leerme ese libro.
Ev ödevimi bitirmek zorundayım.Tengo que acabar los deberes.
Şimdiye kadar işini bitirmeliydi.Ya debería haber acabado el trabajo.
Tom'un raporunu bitirmek için zamanı yoktu.Tom no tuvo tiempo para acabar el informe.
Her şeyden önce, ödevi bitirmek zorundayız.Antes de nada, tenemos que acabar los deberes.
Öğle yemeğini bitirmedim.No he terminado de almorzar.
İşi bitirmek zordu.Fue difícil terminar el trabajo.
İşi bitirmemiz gerek.Necesitamos terminar el trabajo.
Bir haftada raporu bitirmek imkansız.Es imposible terminar el informe en una semana.
Kahvaltıyı henüz bitirmedim.Todavía no he acabado de desayunar.
Ev ödevimi henüz bitirmedim.Todavía no he terminado los deberes.
İşi bitirmek uzun süre almayacaktır.No llevará mucho tiempo acabar el trabajo.
Tom ev ödevini henüz bitirmedi.Tom todavía no ha acabado los deberes.
Bitirmek istediğine emin misin?¿Estás seguro de que quieres terminar?
Verilen zamanda bitirmeliyim.Tengo que terminarlo en un tiempo dado.
Bunu bitirmek için ne kadar zamanımız var?¿Cuánto tiempo tenemos para terminar esto?
Ev ödevini hâlâ bitirmedin mi?¿Todavía no has acabado tus deberes?
Akşam yemeğini bitirmediğini fark ettim.Me di cuenta de que no te habías terminado la cena.
Liseyi hiç bitirmedim.Nunca acabé el instituto.
İşi kendi başıma bitirmek istiyorum.Quiero terminar el trabajo solo.
Bunu bitirmek için bir haftan vardı.Tenías una semana para terminar esto.
Üzerinde çalıştığım kitabı yazmayı bitirmek zorundayım.Tengo que terminar de escribir el libro en el que estoy trabajando.
Bitirmeme izin ver, tamam mı?Déjame terminar, ¿vale?
Sadece bunu bitirmek ve gitmek istiyorum.Solo quiero acabar esto e irme.
Bugün bunu bitirmek mümkün değil.No es posible acabarlo hoy.
Eğitimi bu yılın sonunda bitirmeyi planlıyor.Tiene la intención de terminar sus estudios a finales de este año.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.A veces el niño o los padres legales desean terminar los lazos sociales con el padre.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?¿Tomarán Postre?
Carnero işlerini biran önce bitirmek istemektedir ve Czipra'yı bir bilgili tanık olarak çağırır.El comisionado le sugiere que siga adelante con el trabajo y llame a Czipra como testigo.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.En lugar de poner fin a la lucha entre las facciones, él aún más la alentó.
Ama duasını bitirmeye başarır.¿Puedo callar sus mentiras?
Survival/Hayatta Kalma: Bu oyunun amacı sadece bitirmek, fakat sadece bir canımız var.Modo Supervivencia: Se debe acabar el juego sin perder ni una sola vida.