Ana içeriğe geç
Sözlük

bitişik ile cümle

bitişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bitişik bölgelerdeki adsorbat molekülleri arasında etkileşim yoktur (veya ideal etkileşim yoktur).No (or ideal) interactions between adsorbate molecules on adjacent sites.
Bununla birlikte, 21, 3 ile bölünebilen 20'ye bitişik sayı, 9 ile bölünemez.21, however, the number adjacent to 20 that is divisible by 3, is not divisible by 9.
Loblardan ikisi, bitişik Labrador ve Baffin buz tabakalarına dayanmaktadır.Two of the lobes abut the adjacent Labrador and Baffin ice sheets.
Yasal olarak ayık erkek kardeşe ait olan aile çiftliğindeki bitişik evlerde yaşıyorlar.They live in adjacent houses on the family farm, legally owned by the sober brother.
Procuratie Vecchie'nin doğu ucuna bitişiktir.It adjoins the eastern end of the Procuratie Vecchie.
Bitişikteki 500 arabalık garajda konuklar için indirimli park yeri mevcuttur.[1]Discounted parking is available for guests in the attached 500-car garage.[3]
Hadrian Duvarı, (Northumberland ve Cumbria'da) Vallum Hendeği ve Hadrian Duvarı'na bitişik höyükler.Hadrian's Wall, Northumberland and Cumbria The Vallum ditch and mounds adjoining Hadrian's Wall.
Atları bağlamak için kullanılan demir halkalar hala bitişik bir binada görülebilmektedir.Iron rings used to tie up horses can still be seen on an adjacent building.
Park, kentin limanına ve çelik, gemi yapımı ve petrokimya gibi endüstrilere bitişiktir.The park abuts the city's port and industries including steel, shipbuilding, and petrochemicals.
1399 ve 1403 yılları arasında bitişik bir ilahi şapeli eklenmiştir.[1]An adjacent chantry chapel was added between 1399 and 1403.[1]
Mısır'ın bu kısmı, Afrika ve Arap tektonik plakalarına bitişiktir.This portion of Egypt is adjacent to the African and Arabian tectonic plates.
Yangın ayrıca Grenfell Kulesi'ne bitişik üç bloğu da ciddi şekilde etkiledi.The fire also severely affected three low-rise "finger blocks" adjoining Grenfell Tower.
O, bugünün bitişik Amerika Birleşik Devletleri'ne ayak basan bilinen ilk Avrupalı.He is the first known European to set foot on today's contiguous United States.
Jaczewski, demiryolunun bu bölümüne bitişik alanların jeolojik haritasının yapıcılarından biriydi.Jaczewski was co-author of a geological map of the areas adjacent to this section of the railway.
Yapının sağ tarafına bitişik bulunan ve üzeri şimdi açık olan bölümdür.Ihn flankierten Sinnbilder des Strebens nach Erfolg (links) und des Erzielens von Erfolg (rechts).
Eşit parsel büyüklüğüne sahip Samanbahçe evleri birbirine bitişiktir.In der Knospe umschließen die bündig aneinander stehenden äußeren Tepalen die inneren vollständig.
Çin'e göre ise Sovyetler, sınırlarına bitişik olan bu eyaletteki insanları tahrik etmekteydi.Unter ihrer Führung konnte China die meisten Angriffe seiner Nachbarn auf die Grenzgebiete abwehren.
Kapıcı ve ziyaretçi keşişler için kilisenin kuzey duvarına bitişik odalar bulunmaktaydı.Der Kreuzgang und die Unterkünfte der Mönche befanden sich nördlich der Kirche.
Ana odalara bitişik depo ve yan odalar bulunmaktadır.Diese hat dort und in den anliegenden Gebäuden ihren Hauptsitz.
Evler genel olarak birbirine bitişiktir ya da aralarında az bir mesafe bulunmaktadır.Sie sind etwa so lang wie breit und überlappen einander daher seitlich nicht oder kaum.
Bitişik β iplikler antiparalel, paralel veya karışık düzenli hidrojen bağları oluşturabilir.Les brins β adjacents peuvent s'organiser de façon parallèle, antiparallèle ou mixte.
Diğer karbon ve hidroksil grubu ise oksijene bitişik olan karbonlardan birine bağlıdır.Les autres carbones et le groupement hydroxyle sont attachés à un des atomes de carbone attachés à l'oxygène.
Europort, Hollanda Sanayi Alanı ile bitişiktir.La fréquentation est à mettre en parallèle avec le secteur du tourisme aux Pays-Bas.
Yapının sağ tarafına bitişik bulunan ve üzeri şimdi açık olan bölümdür.A la derecha se provee una muestra aproximada de su coloración.
Marina Piccola ve Marina Grande (adanın ana limanı) adında bitişik iki limanı vardır.Tiene dos puertos contiguos, Marina Piccola y Marina Grande (el puerto principal de la isla).
Zübeyde Hanım eşinin ölümünden sonra bitişikteki daha küçük bir eve taşındı.Max se mudó a una pequeña ciudad costera, después de la muerte de su mujer.
Himalaya eteklerinde bulunan Bhutan'daki Royal Manas Ulusal Parkı ile bitişiktir.Al norte se ubica el Parque Nacional Real de Manas, en Bután.
Deniz kaplumbağalarında ise parmaklar bitişiktir.En las tortugas marinas la respiración es cloacal.
Ulaş kelimesi, Eski Türkçede bitişiklik, bitişik komşu anlamına gelmektedir.Il termine, di origine greca, significa chi siede accanto.
Bitişik β iplikler antiparalel, paralel veya karışık düzenli hidrojen bağları oluşturabilir.Filamenti β adiacenti possono dunque formare legami idrogeno in modalità antiparallela, parallela o mista.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.La funzione di questa seconda stanza è sconosciuta.
Çin'e göre ise Sovyetler, sınırlarına bitişik olan bu eyaletteki insanları tahrik etmekteydi.Per esempio, Jones aveva stimato che ogni legione sulle frontiere avesse ca.
Bitişik odada kahkaha duydum.Я услышал громкий смех в соседней комнате.
Örneğin barbox!user, bitişikteki makina barbox'un user isimli kullanıcısı olarak adlandırılır.Например, адрес barbox!user обратился бы к пользователю user на смежной машине barbox.
Tarihsel olarak vadi ve bitişik alanlar, Nepal Mandala olarak bilinen bir konfederasyondan oluşuyordu.Исторически долина и прилегающие к ней территории составляли конфедерацию, известную как Непал Мандала.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.Дальнейшая судьба комнаты неизвестна.
Kampüse bitişik yeni bir yüzme havuzu vardır.На соседнем участке расположен новый плавательный бассейн центра.
Diğer karbon ve hidroksil grubu ise oksijene bitişik olan karbonlardan birine bağlıdır.Последний атом углерода и гидроксильная группа связаны с одним из атомов углерода, соединённых с кислородом.
Yapının sağ tarafına bitişik bulunan ve üzeri şimdi açık olan bölümdür.فعن عائشة رضي الله عنها أن كان يفرش رجله اليسرى وينصب اليمنى رواه البخاري ومسلم.
Tarihsel olarak vadi ve bitişik alanlar, Nepal Mandala olarak bilinen bir konfederasyondan oluşuyordu.تاريخياً عُرف اتحاد الوادي والمناطق المجاورة بإسم نيبال ماندالا.
Her hücre yatay, dikey veya çapraz omak üzere bitişik olan sekiz komşusuyla doğrudan etkileşir.تتفاعل كل خلية مع ثمانية من الخلايا المجاورة لها أفقياً ورأسيا وقطرياً.
Noktalı virgül kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır ve sonraki sözcükle arasına bir boşluk konur.توضع الفاصلة مباشرة بعد الكلمة التي تسبقها وتفصلها عن الكلمة التي تليها منطقة فراغ.
İdare kısmı müzeye bitişik olup iki katlıdır.بين اثنين، بالقرب من الميناء، المتحف.
Caminin çeşmesi duvara bitişiktir.السباح يسبح على مقربة من الجدار في أسرع وقت ممكن.
12 nolu anayolunun güney kısmı İsrail-Mısır sınırıyla bitişiktir.O limite sul da Faixa de Gaza é a fronteira com o Egipto.
Dubai, arkasında bulunan Arap Çölü'ne bitişiktir.Dubai situa-se dentro do deserto da Arábia.
Fiziksel olarak Kanada'ya bitişik olan Alaska.Trata-se provavelmente da Espanha, próximo a Cádis.
Sözcük öbeği durumundakiler: Öbekte bulunan sözcükler bitişik yazılmaz.Van het Medisch, de taal van de Meden, zijn geen geschreven bronnen, en is dus weinig bekend.
Yıldız Mahallesi'ne bitişiktir.Genoemd naar het nabijgelegen Sterrebos.
Kampüse bitişik yeni bir yüzme havuzu vardır.In de oostmuur bevindt zich nog een piscina.
Metro istasyon meydanı, binaya bitişiktir.De terminal bevindt zich op het plein voor het stationsgebouw.
Kapıcı ve ziyaretçi keşişler için kilisenin kuzey duvarına bitişik odalar bulunmaktaydı.Voor gasten waren er kamers aan de noordwestkant van de kerk.
Almanya Hollanda'ya bitişiktir.Duitsland grenst aan Nederland.
Yapının sağ tarafına bitişik bulunan ve üzeri şimdi açık olan bölümdür.Po jej lewej stronie znajduje się stanowisko działonowego (z przodu) i dowódcy, po prawej ładowniczego.
Ana terminal binasına bitişik bulunmaktadır.Naprzeciwko znajduje się Grand Central Terminal.
Evler genel olarak birbirine bitişiktir ya da aralarında az bir mesafe bulunmaktadır.Obie części stykają się ze sobą lub są nieznacznie oddzielone.
Fatih Medresesi de yapıya bitişik olarak kurulmuştur.Kiszki faszynowe mogą być przygotowywane w pobliżu miejsca wbudowania.
Hitler intihar ettiğinde bitişik Parti Başbakanlığı'ndaydım.Była obecna w bunkrze Hitlera, gdy popełnił samobójstwo.
Wellington tren istasyonuna, otobüs duraklarına bitişiktir.Stadion jest usytuowany w pobliżu Stacji Kolejowej Wellington.
Tarihteki en bitişik biten turdur.Najsilniejszą w historii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod