Ana içeriğe geç
Sözlük

bitişik ile cümle

bitişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.作 兩 個 金 環 、 安 在 胸 牌 的 兩 頭 、 在 以 弗 得 裡 面 的 邊 上
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.作兩個 金環 、 安在 胸牌 的 兩頭 、 在 以弗 得 裡面 的 邊上
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.De eerste nacht hadden we een kamer voor de kinderen naast de onze.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.Đêm đầu chúng tôi thuê một phòng cạnh phòng tôi cho hai đứa trẻ.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.În prima noapte luasem o cameră pentru copii chiar lângă a noastră.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.첫째날 밤에 우리방 옆에 아이들의 방을 잡았죠.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.La première nuit, nous avions pris une chambre pour les enfants juste à côté de la nôtre.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.La prima notte avevamo preso una stanza per i bambini vicino alla nostra.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.La primera noche habíamos puesto a los niños en una habitación contigua.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.Pierwszej nocy wynajęliśmy pokój dla dzieci tuż obok naszego.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.Το πρώτο βράδυ είχαμε πάρει ένα δωμάτιο για τα παιδιά δίπλα μας.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.В первый вечер мы сняли для детей отдельный номер рядом с нашим.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.Първата нощ, взехме стая за децата точно до нас.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.בלילה הראשון היה לנו חדר לידינו, עבור הילדים.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.في الليلة الأولى كنا قد حجزنا غرفة للطفلين إلى جانب غرفتنا مباشرة.
İlk gece çocuklara, bizimkine bitişik bir oda tuttuk.私はこの部屋に3ヵ月滞在していて
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Akkor hirtelen rádöbbentem az emberiség két hatalmas végletének képviselőire.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Am fost surprins de alăturarea dintre aceste două discipline importante ale omenirii.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Dan saya sangat tersentak akan penjajaran dari dua ilmu besar yang dimiliki umat manusia.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Et j'ai été frappé par la juxtaposition de ces deux grandes disciplines que connait l'humanité.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Fiquei impressionado pela justaposição destas duas enormes disciplinas que a humanidade tem.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Ich war berührt von dieser Gegenüberstellung, dieser zwei enormen Disziplinen der Menschheit.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Ik werd getroffen door het toevallig samenvallen van deze twee enorme disciplines van de mensheid.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.저는 인류가 가진 이 두 거대한 분야가 나란히 있어 강렬한 인상을 받았습니다.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Me impresionó la yuxtaposición de estas dos enormes disciplinas de la Humanidad.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Sono stato colpito dalla giustapposizione di queste due straordinarie discipline dell'umanità.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Uderzyło mnie zestawienie tych dwóch olbrzymich dyscyplin ludzkości.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.Και μου έκανε εντύπωση αυτή η αντιπαράθεση αυτών των δύο τεράστιων κλάδων που έχει η ανθρωπότητα.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.И аз бях поразен от съпоставянето на тези две огромни дисциплини, които има човечеството.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.И я был поражён сопоставлением этих двух великих дисциплин, что есть у человечества.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.ומה שהרשים אותי זו הסמיכות של שני ענפי הידע האנושי האלה.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.وقد أدهشني تجاور هذين التخصصين العظيمين لدى الإنسانية.
İnsanlığın sahip olduğu bu iki muazzam disiplinin birbirine bitişik olması beni hayrete düşürmüştü.並んで存在していることに衝撃を受けました 1つは外界である宇宙を探査し
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Al lato del territorio di Simeone, dalla frontiera orientale a quella occidentale: Issacar, una parte
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Simeonovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Izacharovi jeden diel.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Simeon, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Izachar,
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Symeonowej, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Isaschar.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Daarna komt Issaschar, met weer diezelfde grenzen.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg meje Simeonove, od vzhodne do zahodne strani: Isahar, en delež.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Isacar tendrá una parte junto al territorio de Simeón, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Simeão, desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Issacar terá uma porção.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.시므온 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 잇사갈의 분깃이요
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Simeons Område fra Østsiden til Vestsiden: Issakar, een Stammelod;
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Simeon, dela răsărit pînă la apus, partea lui Isahar.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben der Grenze Simeons soll Isaschar seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Simeons område skall Isaskar hava en lott, från östra sidan till västra.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Simeons landemerke, fra østsiden til vestsiden, Issakar én lodd.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Simeon határán a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Issakhár, egy [rész].
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Simeonin alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Isaskar, yksi osa.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Siméon, de l`orient à l`occident: Issacar, une tribu.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.trên bờ cõi Si-mê-ôn, từ đông đến tây, một phần cho Y-sa-ca;
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.trên bờ_cõi Si-mê-ôn , từ đông đến tây , một phần cho Y-sa-ca ;
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Συμεων, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Ισσαχαρ, εν.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Симеоновата граница, от източната страна до западната страна, Исахар ще има един дял.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Симеона, от восточного края до западного – один удел Иссахару.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול שמעון מפאת קדימה עד פאת ימה יששכר אחד׃
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم شمعون من جانب الشرق الى جانب البحر ليساكر قسم واحد.
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 西 緬 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 以 薩 迦 的 一 分
‹‹İssakara bir pay verilecek; sınırı Şimonun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著 西緬 的 地界 、 從東 到 西 、 是 以 薩迦 的 一 分
Kemer oluşturulurken bitişik veya içine geçen sütunlar kullanılmış.Acest arc este incadrat de coloane atasate sau incastrate. De fapt, sunt compuse...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod