Ana içeriğe geç
Sözlük

bitişik ile cümle

bitişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Zabulon, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Gád.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Zabulonowej, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Gad.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Gad tendrá una parte junto al territorio de Zabulón, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg Zebulonove meje, od vzhodne do zahodne strani: Gad, en delež.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Zebulom, desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Gade terá uma porção.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.스불론 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 갓의 분깃이며
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Zebulons Område fra Østsiden til Vestsiden: Gad, een Stammelod;
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Zabulon, dela răsărit pînă la apus, partea lui Gad.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben der Grenze Sebulons soll Gad seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Sebulons område skall Gad hava en lott, från östra sida till västra.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Sebulons landemerke, fra østsiden til vestsiden, Gad én lodd.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sebulonin alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Gaad, yksi osa.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Zabulon, de l`orient à l`occident: Gad, une tribu.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.trên bờ cõi Sa-bu-lôn, từ đông đến tây, một phần cho Gát;
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.trên bờ_cõi Sa-bu-lôn , từ đông đến tây , một phần cho Gát ;
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Zebulon határán a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Gád, egy [rész].
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Ζαβουλων, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Γαδ, εν.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Завулоновата граница, от източната страна до западната страна, Гад ще има един дял.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Завулона, от восточного края до западного – один удел Гаду.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול זבולן מפאת קדמה עד פאת ימה גד אחד׃
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم زبولون من جانب الشرق الى جانب البحر لجاد قسم واحد.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 西 布 倫 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 迦 得 的 一 分
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著 西 布倫 的 地界 、 從東 到 西 、 是 迦得 的 一 分
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Aj keď vyhliadky boli desivé, rozhodol sa prejsť do vedľajšej kancelárie.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Aunque fuera una idea aterradora, iría a la oficina contigua.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Hoe beangstigend het project ook was, hij zou naar het volgend kantoor gaan.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Hur skrämmande det än tedde sig skulle han in i kontoret brevid
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.I když ta představa byla děsivá, vyrazil do sousední kanceláře.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Kedengarannya cukup menakutkan, sebab dia berusaha pindah ke ruangan sebelah.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.가능할지 겁이 났지만 옆 사무실로 가기로 한 거죠.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Legyenek bármilyen ijesztőek is a kilátások, át fog sétálni a szomszédos irodába.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Niin pelottavaa kuin se olikin, hän aikoi mennä seuraavaan toimistoon.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Pe cât de înspăimântătoare păreau perspectivele, urma să treacă în următorul birou.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Per quanto spaventoso potesse sembrare, era determinato ad andare nell'ufficio adiacente.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Planował przejść do drugiego biura przez ścianę.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Por mais assustador que parecesse, ia passar para o escritório do lado.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Si effrayante que soit cette perspective, il allait se rendre dans le bureau d'à côté.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Skræmmende som udsigterne var, ville han gå ind i det tilstødende kontor.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.So furchteinflößend dies auch schien, er würde ins Nachbarbüro gehen.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Όσο τρομακτική και αν ήταν η προοπτική, θα πήγαινε στο διπλανό γραφείο.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Колкото и плашеща да беше възможността, че той щеше да влезе в съседния офис.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.Несмотря на устрашающую перспективу, он решил пройти в соседний офис.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.מפחיד ככל שזה יהיה, בכוונתו לעבור אל המשרד הסמוך.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.بقدر ما كان الاحتمال مخيفا، كان سيدخل الى المكتب المجاور.
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti.彼は立ち上がって机を背にします
İç mekanın daha büyük olmasını sağlamak için, yan ve arkadaki sütunlar duvara bitişik yerleştirilmiş. .Je zde rozlehlý vnitřní prostor, takže sloupy po stranách a vzadu nejsou samostatně stojící sloupy.
İç mekanın daha büyük olmasını sağlamak için, yan ve arkadaki sütunlar duvara bitişik yerleştirilmiş. .Внутреннее помещение расширилось, поэтому по бокам и сзади храма расположены не колонны, а полуколонны.
İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.Buatlah dua gelang emas lagi, lalu pasanglah pada tutup dada itu di ujung bawah bagian dalamnya yang kena efod
İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.또 금고리 둘을 만들어 흉패 아래 양편 가 안쪽 곧 에봇에 닿은 곳에 달고
İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.Maak dan twee gouden ringen en bevestig die aan de onderste rand aan de binnenkant van het borststuk;
İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.ועשית שתי טבעות זהב ושמת אתם על שני קצות החשן על שפתו אשר אל עבר האפד ביתה׃
İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.وتصنع حلقتين من ذهب وتضعهما على طرفي الصدرة على حاشيتها التي الى جهة الرداء من داخل.
İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.要 作 兩 個 金 環 、 安 在 胸 牌 的 兩 頭 、 在 以 弗 得 裡 面 的 邊 上
İki altın halka daha yap; her birini göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına tak.要 作兩個 金環 、 安在 胸牌 的 兩頭 、 在 以弗 得 裡面 的 邊上
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.Cũng làm hai khoanh vàng khác để vào hai góc đầu dưới của bảng đeo ngực , về phía trong ê - phót .
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.Cũng làm hai khoanh vàng khác để vào hai góc đầu dưới của bảng đeo ngực, về phía trong ê-phót.
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.또 금고리 둘을 만들어 흉패 두 끝에 달았으니 곧 그 에봇에 대한 안쪽 가에 달았으며
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.Twee andere gouden ringen werden vastgemaakt aan de onderste rand van het borststuk, bij de efod.
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.ויעשו שתי טבעת זהב וישימו על שני קצות החשן על שפתו אשר אל עבר האפד ביתה׃
İki altın halka yaparak göğüslüğün alt iki köşesine, efoda bitişik iç kenarına taktılar.وصنعوا حلقتين من ذهب ووضعوهما على طرفي الصدرة. على حاشيتها التي الى جهة الرداء من داخل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod