Ana içeriğe geç
Sözlük

bitişik ile cümle

bitişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu arada eğer bu hastayı annesi bitişik odadan arasa, telefon etse telefonu alıp diyor ki "Anneciğim!隣の部屋にいる母親から電話を受けると 彼は「やあママ 元気? 今どこにいるの?」と言うのです 電話では妄想は起こらないのです
Bu kaba bitişik bir sistem daha çizeyim. -이 계에 열을 가하기 위해서는 옆에 다른 계를 붙여 놓는 방법을 쓸 수 있습니다
Bu kaba bitişik bir sistem daha çizeyim. -אם ברצוני להוסיף חום למערכת, אני יכול להציב מערכת אחרת, צמודה לראשונה,
Buradakinde 40'a bitişik.40도에 가 있죠
Buradakinde 40'a bitişik.Tu je na 40 stupňovom uhle.
Buradakinde 40'a bitişik.Zde je na 40 stupňovém úhlu.
Capulet'in Bahçesi bitişik bir açık yer.Capulet의 정원을 인접한 개방 장소.
Capulet'in Bahçesi bitişik bir açık yer.Một nơi mở liền kề Vườn Capulet.
Capulet'in Bahçesi bitişik bir açık yer.Ένα ανοικτό χώρο παρακείμενο κήπο Capulet του.
Capulet'in Bahçesi bitişik bir açık yer.Сцена I. открытом месте прилегающим садом Капулетти.
Daha ziyade bitişik sütunlar kullanılmış.En realidad, son compuestos.
Daha ziyade bitişik sütunlar kullanılmış.Je velmi pravděpodobné, že pouze vnitřní sloupy jsou (z části) původní.
Daha ziyade bitişik sütunlar kullanılmış.Те са всъщност смеси.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Afară, un morman de gunoi constituia granița dintre Southland și cartierul adiacent legal - Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Afuera una monte de basura formaba la frontera entre Southland y el barrio legal adjunto de Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Bên ngoài một đống rác hình thành biên giới giữa vùng phía Nam và các khu giáp ranh hợp pháp của Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Dehors un monticule d'ordures formait la frontière entre Southland et le quartier légal voisin de Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Een berg afval vormde de grens tussen Southland en de aangrenzende wijk Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Fuori, un cumulo di rifiuti formava il confine tra Southland e l'adiacente vicinato legale di Langata.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Granicę między nielegalnym slumsem Southland, a położoną obok dzielnicą Langata stanowiła góra śmieci.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.За пределами насыпи мусора образовалась граница между Саутленд и легальной местностью — Лангата.
Dışarda bir çöp yığını Southland ile bitişik bir yasal mahalle olan Langata arasındaki sınırı çiziyordu.Отвън купчина боклук оформяше границата между Саутланд и прилежащия легален квартал Лангата.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Manassesovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Efraimovi jeden diel.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Manasses, od strany východní až do strany západní jedno, totiž Efraim,
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Manase, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Efraim.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Efraín tendrá una parte junto al territorio de Manasés, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg meje Manasejeve, od vzhodne do zahodne strani: Efraim, en delež.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Manassés, desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Efraim terá uma porção.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.므낫세 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 에브라임의 분깃이요
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Manasses Område fra Østsiden til Vestsiden: Efraim, een Stammelod;
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Manase, dela răsărit pînă la apus, partea lui Efraim.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Manasse határa mellett a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Efraim, egy [rész;]
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Manassen alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Efraim, yksi osa.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben Manasse soll Ephraim seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Manasses område skall Efraim hava en lott, från östra sidan till västra.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Manasses landemerke, fra østsiden til vestsiden, Efra'im én lodd.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sulla frontiera di Manàsse, dal limite orientale fino al limite occidentale: Efraim, una parte
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Manassé, de l`orient à l`occident: Éphraïm, une tribu.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ cõi của Ma-na-se, từ phía đông đến phía tây, sẽ là phần của Ép-ra-im.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ_cõi của Ma-na-se , từ phía đông đến phía tây , sẽ là phần của Ép - ra-im .
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Μανασση, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Εφραιμ, εν.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Манасиевата граница, от източната страна до западната страна, Ефрем ще има един дял.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Манассии, от восточного края до западного, это один удел Ефрему.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול מנשה מפאת קדמה עד פאת ימה אפרים אחד׃
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم منسّى من جانب الشرق الى جانب البحر لافرايم قسم واحد.
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 瑪 拿 西 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 以 法 蓮 的 一 分
‹‹Efrayime bir pay verilecek; sınırı Manaşşenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著瑪 拿 西 的 地界 、 從東 到 西 、 是 以 法蓮 的 一 分
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Aduceţi mâinile în faţa voastră. Palmele în sus. Împreună.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Hände vorstrecken. Innenflächen nach oben. Zusammen.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.손을 앞으로 손바닥은 위로, 자 모두요
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Les mains devant vous. Paumes vers le haut. Ensemble.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Levanten las manos. Arriba las palmas. Juntas.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Mani giunte di fronte a voi. Palmi rivolti verso l'alto.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Wyciągnijcie ręce przed siebie. Dłonie do góry. Razem.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Вытяните руки перед собой. Ладонями кверху. Все вместе!
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Ръцете навън пред вас. Дланите на горе. Заедно.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.ידיים לפנים. כפות ידיים כלפי מעלה. יחד.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.ضعو ايديكم امامكم افردوها بجانب بعضها
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Al lato del territorio di Zàbulon, dalla frontiera orientale a quella occidentale: Gad, una parte
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Zabulonovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Gádovi jeden diel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod