Bisiklete binmek veya kır yürüyüşü yapmak ister misin?Wanna go for a bike ride or take a hike?
Bisikletçileri, meyve suyu stantlarını düşünün.Think bike shops, juice stands.
Bisikletimle kumsalın sonuna gider ve yoksul çocuklardan bütün çizgi romanlarını satın alırdım.And I would go biking up to the end of the beach and buy all the comics from the poor kids.
Sonrasında bisikletimle bölgedeki otomobil tamirhanelerinin hepsinden çöpleri toplamaya başladım.And I was actually collecting it from all the automotive shops in the area on my bicycle.
Buna bisiklet tüp valfi diyorlar.This is called a cycle valve tube.
Bisikletin lastiğine hava pompalarken, bunun bir parçasını ve bunlardan bazılarını kullanırsınız.When you pump in air in a bicycle, you use a bit of this.
Bu doldurma kapağı eski bisiklet tüpünün içine rahatça girer.This filling cap will go very snugly into an old bicycle tube.
Bu, eski bir bisiklet tüpü geniş lastik bandı ve iki emniyet pimiyle.This is an old bicycle tube, which gives you a broad rubber band, two safety pins.
"Tanrım, Noel'de bisiklet alabilir miyim""God, can I have a bike for Christmas?"
Ve özellikle eğer bisiklet sürüyorsanız ve bu arabaları geçerseniz, o zaman hiç hoş olmaz.And especially if you then ride with your bicycle, and pass these cars, then that's not very nice.
12 yaşında olan bu erkek çoçugu sadece bisiklet çalmıştı.He was not a political prisoner. He was a 12-year-old boy who had stolen a bicycle.
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.A woman cycles to work alongside a railroad track at 6 kilometers per hour.
Aslında ben bisiklet yolunda gidiyorum ama sorudaki kadın tren yolu boyunca gidiyor.Actually, I actually do travel on a bike path that's right along a railroad track.
Kadının ne kadar süre bisiklete bindiği ya da ne kadar yol yaptığı belirtilmemiş.It doesn't tell us how long it takes her, or how far she travels.
Her yer bisiklet, araba yok.All bikes, no cars.
Pek çok yerde bisiklet yasaklanmış durumda.Bicycles have become forbidden many places.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Meanwhile, in Copenhagen we're actually expanding the bicycle lanes.
Nüfusun üçte biri bisikletle ulaşımını sağlıyor.A third of all the people commute by bike.
Bizde Çin'i bisikletle neden yeniden tanıştırmıyoruz diye düşündük.So we thought, why don't we reintroduce the bicycle in China?
Şangay'a 1000 tane bisiklet bağışladık.We donate 1,000 bikes to Shanghai.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.So just like with a bike, we don't talk about it.
Yani gerçek deniz kızı, gerçek deniz ve gerçek bisikletler.So the real Mermaid, the real water, and the real bikes.
Yani pavyonun mimarisi bu şekilde bir sergi ve bisikletler döngüsü olacak.The architecture of the pavilion is this sort of loop of exhibition and bikes.
Nasıl oldu da bisiklet kullanıyorsun ??How come you're riding a bike?
Bir çift bisikleti mi?Is it a couple bike?
"Kendinize güveniyorsanız bisiklet sürmeyi öğrenirsiniz!"If you believe in yourself, you'll know how to ride a bike! Watch and learn!"
Bisikletimi sana bırakıyorum. Aşağıda hangarın önünde.I've left the bike for you... down there by the shed.
Bisikletten düştüm.I fell off the bike.
Bisikletle mi geldiniz?Did you come on a bike?
Benim de bisikletim var.I... I have a bicycle, too.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.I got on my bicycle, and I cycled around the island of Malé.
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.I took a year off school and Went biking along the east coast.
Dünyayı bisikletle dolaşıyorum.I'm traveling around the world by bicycle. [dog barking]
İşte tutkulu biri ve şurada bisikletiyle dolaşan...And the courageous. There is the passionate one. And the one who are on a ride.
Bir baba ve kızını bir bisikletten ayıran gizemli bir duvar.A father and daughter separated from a bicycle by a mysterious wall.
Kış olimpiyatlarına yönelik, yakın takım arkadaşlarımla bisiklet antremanındaydık.I was on a training bike ride with my fellow teammates.
Tek tekerlekli bisiklete binmeyi ogrenmek istiyor.He wants to learn how to ride a unicycle.
"Kim derslere gelirken bisikletci kaski takmaya karar verdim.""Kim, I've decided to wear a bike helmet on the way to class."
Sanki bisiklete binmek gibi. Bazen düşebilirsiniz.Do not look at English as just another subject.
Sonra ne yaparsınız? Tekrar bisiklete atlayıp, tekrar denersiniz.Your attitude to English and the way you view it will decide how well you progress.
Bir bisiklet iskeleti ve eski bir bisiklet dinamosuyla makinemi yaptım.Using a bicycle frame and an old bicycle dynamo, I built my machine.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.They have a hut that has no electricity, no running water, no wristwatch, no bicycle.
Tour de France'da steriotsiz bisiklet sürebilirsiniz, değil mi?You can also bike the Tour de France without steroids, right?
Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.Not a lot of people are doing it.
Bisiklet gidonunu seleye ekleyip, ona "Boğa Kafası" adını verdi. İkna edici değil mi?He stuck handlebars into a bike seat and called it "Bull's Head." Sounds convincing, right?
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Getting over our fear of riding bikes.
Sonra bir bisiklet buldum.Just then, a bike came up and took me.
Ama bir bisiklet ambulansa nasıl yetişsin.But a bike can't beat an ambulance.
Ve ağlamaya başladım, ama bisiklet bana ne dedi biliyor musun?So I bawled and you know what the bike said?
O zaman bisiklete ne dedim biliyor musun?So, ask me what I said to the bike then.
Bisiklete binebiliyorsan, o şeye de bin.If you can ride a bike, ride that thing.
Burada kimler bisiklet kullanmasını biliyor?Who here knows how to ride a bike?
Bir bisiklet kilidi alırken de aynı mantığı kullanıyoruz.We use the same logic when we buy a bike lock.
İnsanlar buralara gidebilir, bir kamera, bisiklet veya kol saati edinebilirler.They can go down and access a camera, a bicycle or a wristwatch.
Henüz geçtiğiniz bisikletliyi aklınızda tutun.REMEMBER THE BlKE RlDER YOU HAVE JUST PASSED.
İlk bakışta bir bisiklet ile otobüsün ortak noktası yok gibi görünebilir.- AT FlRST GLANCE, IT MAY NOT SEEM LlKE A BUS AND A BlKE HAVE VERY MUCH IN COMMON.
Otobüslerle bisikletler yolu paylaşıyorsa eğer, dikkat edilmesi gereken pek çok nokta vardır.- WHEN BUSES AND BlKES ARE SHARlNG ROAD SPACE, THERE ARE A NUMBER OF THlNGS TO KEEP IN MlND.
Onlara ayrılmış bisiklet yolları olmasa bile bisikletlilerin yolda sürme hakkı vardır.BlCYCLlSTS HAVE THE RlGHT TO RlDE IN THE STREET, EVEN IF THERE ARE NO MARKED BlKE LANES.
Bisikletliler hızlı akan trafikte kendilerini genellikle yolun sağına konumlandırırlar.BlCYCLlSTS TYPlCALLY POSlTION THEMSELVES JUST TO THE RlGHT OF FASTER MOVlNG TRAFFlC ON THE ROADWAY.
Bu demek oluyor ki bisikletliler ve otobüs şoförleri yolda aynı alanı paylaşıyorlar.THlS MEANS THAT BlCYCLlSTS AND BUS OPERATORS SHARE THE SAME SPACE ON THE ROAD,