Birkaç kadının bisikletlerine bindiğini gördüm.I saw several women riding their bicycles.
Bu bisikleti dört sene önce satın aldım.I bought this bike four years ago.
Bisikletim geçen hafta çalındı.My bike was stolen last week.
Tom'un bisikleti bir uyuşturucu bağımlısı tarafından çalındı.Tom's bike was stolen by a drug addict.
Bisiklet sürmek Kuzey Amerika'da gittikçe daha popüler oluyor.Biking is becoming more and more popular in North America.
Bu sabah işe bisikletle geldim.I came to work by bike this morning.
Hey, bisikletimden in.Hey, get off my bike.
Bisikletimin tamir edilmeye ihtiyacı var.My bicycle needs to be repaired.
Buraya bisikletle gelmeliydim.I should have come here by bicycle.
Keşke bisikletime burada binseydim.I wish I had ridden my bicycle here.
Tom bisikletinden düşünce yarışı bıraktı.Tom dropped out of the race when he fell off his bike.
Tom senin bisikletini çaldı.Tom stole your bike.
Bu, ilk kez bir bisiklete binişim değil.This isn't the first time I've ridden a bicycle.
Tom'a neredeyse bir bisiklet çarpıyordu.Tom was almost hit by a bicycle.
Bisikletini kimin çalmış olabileceğine dair hiç bir fikrim yok.I have no idea who might've stolen your bicycle.
Tom tek tekerli bir bisikleti nasıl süreceğini öğrenmeye çalışıyor.Tom has been trying to learn how to ride a unicycle.
Oğluna bir bisiklet aldığını gizledi.He kept secret that he had bought his son a bicycle.
İtalya'da yapılan bu titanyum bisiklet inanılmaz hafiftir.This titanium bicycle made in Italy is incredibly lightweight.
Bisikletini çalanın Tom olduğundan o kadar emin olmanı sağlayan ne?What makes you so sure Tom was the one who stole your bicycle?
Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.Bike helmets can protect riders from serious head injuries.
Tom'un bisikletini çalan kişinin sen olduğunu hem sen hem de ben biliyoruz.You and I both know you were the one who stole Tom's bicycle.
O senin bisikletin değil, değil mi, Tom?That's not your bicycle, is it, Tom?
Belki bir bisiklet alacağım.Maybe I'll buy a bike.
Tom'a eski bisikletimi verdim.I gave Tom my old bicycle.
Tom bana yeni bir bisiklet almak istediğini söyledi.Tom told me that he would like to buy a new bicycle.
Bisikletinin nerede olduğunu bilmiyorum.I don't know where your bicycle is.
Neden bisikletini ödünç almama izin vermedin?Why wouldn't you let me borrow your bicycle?
Bisiklet sürmeyi tercih ederim.I prefer to ride a bike.
Tom'un bir on vitesli bisikleti var.Tom has a ten-speed bicycle.
Özel bisiklet bölgesi çoğunlukla trenin arkasındadır.The dedicated bike zone is most often at the rear of the train.
Bu istediğim bisiklet.This is the bicycle I want.
Bisikletim çalındı.My bicycle's been stolen.
Bu bisikleti istediğin kadar uzun süre kullanabilirsin.You may use this bicycle for as long as you like.
Bir bisiklet satın alamam.I can't buy a bike.
Bir bisikletteydim.I was on a bike.
Bisiklet sürebilirim.I can ride a bike.
Tom'un bisikleti nerede?Where's Tom's bicycle?
Bisikletini ne zaman boyadın?When did you paint your bicycle?
Tom'un bisikletimi almasına izin vermeliydim.I should've let Tom have my bicycle.
Bisikletle geleceğim.I'll come by bicycle.
Tom eski bisikletini birinin satın alacağını umuyordu.Tom hoped somebody would buy his old bicycle.
Tom'un eski bisikletini isteyeceğini sanmıyorum.I don't think Tom will want your old bicycle.
Tom bisiklet sürüyor.Tom rides a bicycle.
Bana bu bisikleti veren kişi Tom'dur.Tom is the one who gave me this bicycle.
Onlar onu bisikleti çalmakla suçladı.They accused him of having stolen the bike.
Sen onu bisikleti çalmakla suçladın.You accused him of having stolen the bike.
Biz onu bisiklet çalmakla suçladık.We accused him of having stolen the bike.
Biz onu bisikleti çalmakla suçladık.We accused her of having stolen the bike.
Marie onu bisiklet çalmakla suçladı.Marie accused him of having stolen the bike.
O onu bisikleti çalmakla suçladı.She accused him of having stolen the bike.
Tom onu bisikleti çalmakla suçladı.Tom accused him of having stolen the bike.
Ben onu bisikleti çalmakla suçladım.I accused him of having stolen the bike.
Onu bisikletimi çalmakla suçladım.I accused her of having stolen the bike.
Ona benim eski bisikletimi verdim.I gave him my old bicycle.
Ona eski bisikletimi verdim.I gave her my old bicycle.
Bisikletimi ilk kez denedim dengem bozuldu ve düştüm.The first time I tried out my new bike I overbalanced and fell off.
Dan, Linda'nın bisikletini bodrumda buldu.Dan found Linda's bike in the basement.
Tom yeni bir bisiklet almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy a new bicycle.
Tom senin onun bisikletini çaldığını iddia ediyor.Tom claims that you stole his bicycle.
Ne sıklıkta bisiklete binersin?How often do you ride a bicycle?