Tom bisiklet zincirini yağladı.Tom oiled his bicycle chain.
Tom kaskını giydi ve bisikletine bindi.Tom put on his helmet and got on his bike.
Tom'un bisikletimi çalan kişi olduğundan emin değilim.I'm not certain Tom is the one who stole my bicycle.
Ben yağmurda dişçiye bisikletimle gittim.I rode my bike to the dentist in the rain.
Tom bisikletini çalan kişinin ben olduğumu öğrendi.Tom found out that I was the one who had stolen his bicycle.
Onlar bütün bisiklet stoklarını sattılar.They sold out their whole stock of bicycles.
Boston'da yaşadığımda, her gün bisikletimi sürdüm.When I lived in Boston, I rode my bicycle every day.
Tom bana gelecek yaz bir bisiklet gezisine gitmeyi planladığını söyledi.Tom told me he was planning to go on a cycling trip next summer.
Bisikletini çalanın Tom olduğunu nasıl öğrendin?How did you find out it was Tom who stole your bicycle?
Tom bir bisiklet kazası geçirdi.Tom was in a bicycle accident.
Yeni bir bisiklet almak için hiç param yok.I do not have any money to buy a new bicycle.
Yeni bir bisiklet satın almak için param yok.I don't have money to buy a new bicycle.
Tom Mary’nin bisikletini kullanmasına izin veriyor.Tom has been letting Mary use his bicycle.
Tom'un benim bisikletime ne yaptığını gördünüz mü?Did you see what Tom did to my bicycle?
Belki bir bisiklet alabilirsin.Maybe you could get a bike.
Her gün işe giderken bisikletine binmen yeniden forma girmene yardım etmeli.Riding your bicycle to work every day should help you get back into shape.
İşe gitmek için bisiklete binerim.I ride a bike to work.
Tom'a bir bisiklet vermek iyi bir düşünceydi.Giving Tom a bicycle was a good idea.
Lastiklerden biri boşaldığı için bisikletimi itmek zorundayım.I have to push my bike because one of the tyres is flat.
O, bu bisikletle geldi.He came on this bicycle.
Tom'un bisikletini nereden satın aldığını biliyor musun?Do you know where Tom bought his bicycle?
Tom bisikletini kırmızıya boyadı.Tom painted his bicycle red.
Tom'un mavi bir bisikleti var.Tom has a blue bicycle.
Tom'un bir bisikleti var.Tom has a bike.
Tom o bisikleti Mary'den aldı.Tom got that bicycle from Mary.
Tom nasıl bisiklete binileceğini bilmez.Tom doesn't know how to ride a bike.
Bisikletimi geri istiyorum.I want my bicycle back.
Mavi bisiklet yeni.The blue bicycle is new.
Mavi bisiklet yenidir.The blue bicycle is new.
Tom bana Mary'nin o bisikleti kendisine verdiğini söyledi.Tom told me Mary gave that bicycle to him.
Bisikletini bana ödünç verdi.She lent me her bicycle.
Hırsız, benim bisikletimle kaçtı.The thief escaped with my bike.
Genç insanlar bisiklet gezilerine gitmekten hoşlanırlar.Young people like to go on bike trips.
Yepyeni bir bisikletim var.I've got a brand new bike.
Onlar bisiklet kiralamak istiyorlar.They would like to hire bicycles.
Birçok kişi Pekin'de bisikletle dolaşır.Lots of people get around by bike in Peking.
Bu bisiklette bir sorun yok.There's nothing wrong with this bicycle.
Müzede bisikletim çalındı.My bike was stolen at the museum.
Bisikletimi geri alabilir miyim?Can I have my bicycle back?
Tom'un bisikletini ödünç aldım.I borrowed Tom's bicycle.
Bisiklete binmek çok eğlencelidir.Cycling is a lot of fun.
Marcel Kittel, Fransa Bisiklet Turu'nun ilk aşamasını kazandı.Marcel Kittel has won the first stage of the Tour de France.
Bu kentin bisiklet paylaşım hizmeti vardır.This city has a bike-sharing service.
Tom henüz bisiklet süremiyor.Tom can't ride a bicycle yet.
Tom tek tekerli bir bisiklet istiyor.Tom wants a unicycle.
Tom bisikletine bindi ve uzaklaştı.Tom got on his bicycle and rode away.
Tom bugün buraya bisikletle geldi.Tom came here today by bicycle.
Belki Tom'a eski bisikletimi vermemeliydim.Maybe I shouldn't have given Tom my old bicycle.
Bisikletim nerede?Where's my bike?
Tom ağabeyinden bisiklet sürmeyi öğrendi.Tom learned how to ride a bicycle from his older brother.
Tom bisikletini Mary'ye ödünç verdi.Tom lent his bicycle to Mary.
Hiç katlanabilir bisiklet gördün mü?Have you ever seen a foldable bike?
Bu dağ bisikletinin fiyatı ne kadar?How much does that mountain bike cost?
Annem bisiklet sürmeyi bilmiyor.My mother doesn't know how to ride a bicycle.
Bisikletimin patlak lastiği var.My bike has a flat tire.
Tom bisikletini duvara dayadı.Tom propped his bicycle against the wall.
Kendine yeni bir bisiklet aldığını görüyorum.I see you got yourself a new bicycle.
Tom bisikletiyle okula gitti.Tom rode his bicycle to school.
Tom bana bisikletimi nereden aldığımı sordu.Tom asked me where I had bought my bicycle.
Tom Mary'ye bisiklet sürmeyi öğreten kişiydi.Tom was the one who taught Mary how to ride a bicycle.