Belki de Tom senin bisikletini çalan kişiydi.Maybe Tom was the one who stole your bicycle.
Tom bisikletimi ödünç aldı.Tom borrowed my bike.
Mary'nin bisikletini çalan kişinin Tom olduğuna inanamıyorum.I can't believe that Tom is the one who stole Mary's bicycle.
Tom bir bisiklet kazasında bacağını kırdı.Tom broke his leg in a cycling accident.
Tom, hevesli bir bisikletçidir.Tom is an avid cyclist.
Önce bisiklete binmeyi öğrendim. Sonra araba sürmeyi öğrendim.First I learned to ride a bicycle. Then I learned to drive.
Yürümektense oraya bisikletle gitmeyi tercih ederim.I would rather go there by bike than walk.
Bisikletini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bike filthy.
Bisikletlerini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bikes filthy.
En son ne zaman bisiklet sürdün?When was the last time you rode a bike?
En son ne zaman bir bisiklet sürdün?When was the last time you rode a bicycle?
Kimse o bisikleti istemiyor.Nobody wants that bicycle.
Beş yaşında olduğun için bisiklete binme.Don't ride a bike because you are five years old.
Bisikletim bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldım.My bicycle broke, so I had to walk.
Tom hamile eşine çilek almak için mağazaya kadar 30 km bisiklet sürdü.Tom biked 30 km to the store to buy strawberries for his pregnant wife.
Babam, bana doğum günümde bu bisikleti almıştı.My father bought me this bike on my birthday.
Tom bisikletini Craigslist adlı internet sitesinde sattı.Tom sold his bike on craigslist.
Tom bir bisikletçiydi.Tom was a biker.
Bisiklet girişi sınırlı.Bicycle access is limited.
Tom bisikletimi ödünç almadan önce her zaman izin ister.Tom always asks for permission before he borrows my bicycle.
Tom'a bisikletini nereden aldığını sordum.I asked Tom where he'd bought his bicycle.
Tom'un bisiklet süremediğini düşündüm.I thought Tom couldn't ride a bicycle.
Tom'un hobileri bahçevanlık, yelken sporu, marangozluk ve bisikletçiliktir.Tom's hobbies are gardening, sailing, carpentry and cycling.
Avustralya otoyollarında onların bisiklet yolları var mı?Do they have bike lanes on the freeways in Australia?
Büyürken Tom'un bisikleti yoktu.Tom didn't have a bicycle when he was growing up.
Tom hala benim bisikletime sahip.Tom still has my bicycle.
Bisikletimi Tom'a ödünç verdim.I lent my bicycle to Tom.
Çocuklar bisikletleri ile yola çıktılar.The boys took off on their bicycles.
Tom yeni bir bisiklet istiyor.Tom wants a new bicycle.
Tom bir bisiklet istiyor.Tom wants a bicycle.
Yarış bisikletçileri bacaklarını tıraş ederler.Racing cyclists shave their legs.
Tom'un onun bisikletini kullanıp kullanmadığımı umursayacağını sanmıyorum.I don't think Tom would mind if I used his bicycle.
Thomas sabit vites bisiklet sürer.Thomas rides a fixed-gear bicycle.
Tom bisikletinin patlak tekeri olduğundan bugün okula yürümek zorundaydı.Tom had to walk to school today because his bicycle had a flat tire.
Buralarda bisiklet kiralayabileceğim bir yer var mı?Is there any place around here where I can rent a bicycle?
Neden Tom'a bisikletini ödünç alabilip alamayacağını sormuyorsun?Why don't you ask Tom if you can borrow his bicycle?
Bu çevrede bisiklet kiralanan bir yer var mı?Is there any place around here that rents bicycles?
Bisikletini Tom'a satacak mısın?Are you going to sell Tom your bicycle?
Tom bana bisikletini ödünç vermedi.Tom wouldn't lend his bicycle to me.
Tom eğer istiyorsa bisikletimi kullanabilir.Tom can use my bicycle if he wants.
Bu bisiklet Tom'a aitti.This bicycle used to belong to Tom.
Bu bisiklet sana kaça mal oldu?How much did this bicycle cost you?
Bu bisiklet kaça mal oldu?How much did this bicycle cost?
Bu bisikleti ne zaman satın aldın?When did you buy this bicycle?
Tom'un bisikletimi kullanmasına izin verme.Don't let Tom use my bicycle.
Onun yerine bir bisiklet aldım.I bought a bicycle instead.
Ben sadece bir bisiklet aldım.I just bought a bike.
"Sorun ne?" "Anahtarlarımı bulamıyorum." "Hangilerini?" "Benim bisiklet anahtarlarını.""What's the matter?" "I can't find my keys." "Which ones?" "My bicycle ones."
Okula giderken gerçekten bisikletime binmeyi seviyorum.I really like riding my bike to school.
Evden bisikletimle dönerken hava soğudu.The air got cooler when I was coming back home on my bike.
Üç bisikletçi hafifçe yaralandı.Three cyclists were slightly injured.
Bisikletlerimizden atladık ve çimde oturduk.We jumped off our bikes and sat in the grass.
Bu karbon fiber bisiklet inanılmaz hafiftir.This carbon fiber bicycle is incredibly lightweight.
Ben her zaman bisikletimi kirli bırakırım.I always leave my bicycle filthy.
Sen bisiklete binmeyi asla unutamazsın.You can't ever forget how to ride a bicycle.
Bir insan bisiklete binmeyi asla unutamaz.One can never forget how to ride a bicycle.
Ormanlarla çevrili bir nehir boyunca bir yolda bisiklet sürme gerçekten moral verici.Riding your bike on a path along a river surrounded by forests is really uplifting.
Tom bir bisiklete binemez.Tom can't ride a bike.
Kendim için yeni bir bisiklet almak için param yok.I don't have money to buy a new bike for myself.
Genellikle bisiklet kaskı takar mısın?Do you usually wear a bike helmet?