Bununla birlikte basında birtakım söylentiler ortaya çıktı.В округе начали ходить слухи об их тайной связи.
Canlıların cinsel olgunluğa erişmesinde birtakım dış etmenler de etkili olabilir.Потому что занятие сексом с чужим партнером было бы также разрушительным и для этих людей.
Edebiyat çalşmalarıyla da birtakım ödüller kazanmıştır.Имела также награды за свою литературную деятельность.
Ticaret blokların oluşmasını sağlayan birtakım adımlar vardır.Для формирования торгового блока страны заключают международные договоры.
Kayıp koloni birtakım edebiyat eserlerine de konu olmuştur.Мы потеряли человека, который был необходим литературе.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.«Усыпляет врагов, а потом съедает их сны.
Mısır'daki feminizm, tarih boyunca birtakım toplumsal ve politik olayları içerir.الأنثوية في مصر تشمل عدداً من الفئات الاجتماعية والسياسية طوال تاريخها.
Bir yıl geçmeden Gell-Mann-Zweig modeli için birtakım genişlemeler önerildi.وفي أقل من سنة، ظهرت اقتراحات جديدة أضيفت لنموذج جيلمان-سويج.
Kendisi köydeki kişilerin okuması için birtakım teşvikler sağlayan mert bir insandı.Ele fazia parte do delagation de Inumanos enviados para a Terra para estudar em uma faculdade humana.
Birtakım yasal işlemin ardından grup, adını The Jacksons olarak değiştirdi.Como resultado de disputas legais, o grupo passou a se chamar The Jacksons.
Evrensel dilbilgisine göre bütün insan dillerinde birtakım ilkeler ve parametreler bulunmaktadır.Dentro de gramática universal, há certos parâmetros que são compartilhados por todos os idiomas.
Oyun sistemi büyük ölçüde aynı olmakla beraber, birtakım yenilikler ve iyileştirmeler getirmiştir.Apesar de parecer basicamente o mesmo videogame, ele traz muitas diferenças e melhorias.
Sonunda nicel deneylerde birtakım sorunlar ortaya çıkmıştı.No fim foram realizadas apenas algumas experiências.
İlave olarak birtakım ölçeklendirme gereçleri kullanıma sunulmuştur.Recomenda-se o uso de descartáveis de uso único.
Harmanlanmış öğrenme metodunun kullanılması beraberinde birtakım zorlukları da getirmektedir.Necessariamente, nas dificuldades de aprendizagem que apresenta um sujeito, está envolvido também o ensinante.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.De Byzantijnen maakten gebruiken van een aantal diplomatieke vaardigheden.
Birtakım sakinler de genç aktivistlerin ajan olabileceklerinden şüpheliydiler.Lehman heeft wel betwijfeld of dit ook voor de jonge dieren zou lukken.
Bu liste birtakım Polonyalı kişiyi içerir.Dit artikel bevat een lijst van Poolse politieke partijen .
Giresun Adası ile ilgili olarak birtakım efsaneler anlatılmaktadır.Er worden verschillende mythen verteld over het eiland.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.Andere personages moeten worden gevonden.
Bu saldırıda birtakım farklı teknolojiler kullanıldı.Hierbij worden verschillende technologieën toegepast.
Claire'in de yardımıyla kendi kaderiyle ilgili birtakım olasılıkları keşfetmeye başlar.Cher beseft dat ze misschien haar prioriteiten iets moet verleggen...
Güçlü birtakım olduğumuzu düşünüyorum.Ik denk dat we een sterk team zijn.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Bizantyńczycy czerpali korzyści z wielu dyplomatycznych praktyk.
Kasabaya gelmeden önce birtakım ön yargıları vardır.Do miasta przybyli więc nowi osadnicy.
Buhar motorlarına uyguladığı birtakım mekanik değişiklikler sonrası, %10 performans kazancı sağladı.Od chwili zmiany prezesa MKS, przychód z zakresu serwisu samochodów osobowych wzrósł o 200%.
Her kort, birtakım farklılıklar göstermektedir, ancak bazı özellikleri evrenseldir.Każdy odcinek, z kilkoma wyjątkami, ukazuje jeden dzień.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Kobieta sądzi, że dzięki temu zrealizuje swoje marzenia...
Burada birtakım tuhaf olaylar yaşadıktan sonra benzinliğin sahibi olan adama yolu sorarlar.W chwilę po zdarzeniu okoliczni mieszkańcy próbowali ukraść wyciekające paliwo.
İlkokul sıralarında Ali cenkleri ile birtakım dinî içerikli eserleri okumuş ve dergi çalışmaları yapmıştır.W latach szkoły podstawowej czytał głównie utwory o treści religijnej.
Birtakım NASA tarafından parasal destek gören çalışma, "Spaceguard projesi" üzerinde çalışıyor kabul edilir.Ett antal projekt som får finansiellt stöd av NASA betraktas som delar i "Spaceguardprojektet".
Birtakım yasal işlemin ardından grup, adını The Jacksons olarak değiştirdi.Gruppen bytte då namn till The Jacksons.
Diğer bağışçılar bakımın sağlanmasına yardımcı olmak için birtakım vakıflar kurar.I gengäld lovades bidragsgivarna att deras särintressen skall behandlas väl.
Yazar, sağ ve sol kesim tarafından birtakım eleştirilere maruz kaldı.DN Debatt har kritiserats för att vara både höger- och vänstervriden.
Okyanuslarda çeşitli kriterlere göre adlandırılan birtakım bölünmeler vardır.I paråkning finns det olika så kallade element.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.Nya framstolar infördes.
Mitokondrileri birtakım ilginç özellikler göstermektedir.Ett mått har några intressanta egenskaper.
Bir yıl geçmeden Gell-Mann-Zweig modeli için birtakım genişlemeler önerildi.Менш ніж через рік були запропоновані доповнення до моделі Гелл-Манна і Цвейга.
Ayrıca bu evrede, inançlarla ilgili birtakım belirtilerin ortaya çıktığı görülüyor.Він також запитує індійського мудреця про існування цих створінь.
Yeni birtakım karakterler ilave edildi.Тому були обрані нові консули.
Aslında Bruce'un özel yaşamında da birtakım tatminsizlikleri vardır.У особистому житті у Роберта теж усе непросто.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Троє несамовито радіють мрії, що стає такою близькою.
Genellikle kriz meydana gelmeden önce birtakım işaretlerle kendisini belli edebilmektedir.Часто незадовго до цього виникають попереджаючі ознаки.
Kız da birtakım garip hareketler yapar ve odaya çengiler girer.Вона вважає, що хлопці знову поводитимуться ненормально, і викинуть який-небудь номер.
Sonunda nicel deneylerde birtakım sorunlar ortaya çıkmıştı.Na konci tohoto experimentu bylo zjištěno několik skutečností.
Bu liste birtakım Polonyalı kişiyi içerir.Třetí je současná s polským nápisem.
Kasabaya gelmeden önce birtakım ön yargıları vardır.Do města začali přicházet noví kolonisté.
Hikaye oyuncunun çözmesi gereken birtakım garip olayları konu edinmektedir.Marně se snaží soudci vykreslit poslední podivné události.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Hledání člověka a sny o milování se s ním.
Toksinler, mikroorganizmaların salgıladıkları birtakım zehirli maddelerdir.Vřesovce obsahují látky, které ničí mikroorganismy.
Birtakım yasal işlemin ardından grup, adını The Jacksons olarak değiştirdi.Ca rezultat al unor proceduri legale, grupul a preluat numele The Jacksons.
RAID şartnamesi birtakım prototipleri “RAID düzeyleri” veya disk bileşimlerini önermekteydi.Această specificație a condus la un număr de prototipuri numite „niveluri RAID” , sau combinații de discuri.
Bunun sonucu olarak birtakım Alman birlikleri Vosges ve Almanya’ya kaçmayı başarabilmişti.Mai multe mari unități germane au reușit astfel să se retragă fără pierderi în Munții Vosgi sau în Germania.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Împrejurările l-au arătat și un diplomat desăvârșit...
Bu liste birtakım Polonyalı kişiyi içerir.Această listă prezentează powiatele Poloniei.
Motorun bazı işlevleri diğer birtakım donanım özelliklerini gerektirir.La turnare sunt prevăzute spații speciale pentru îmbinarea celorlalte componente ale motorului.
Bu amaca yönelik olarak Le Bon’un devlet adamlarına birtakım önerileri olmuştur.Így visszatekintve, adhattam volna néhány jó tanácsot Al Capone-nak.
Birtakım testleri geçtikten sonra iblis, Spike'a ruhunu geri verir.A varázsló azonban három próbatétel után visszaadja Spike lelkét.
Rus Devleti tarafından birtakım ödüllere layık bulundu.Megkapta az Oroszország Hőse kitüntetést.
Bunu araştırmak isteyen doktorlar, onun üzerinde birtakım deneyler yaparlar.Specialistákhoz viszi, akik különféle vizsgálatokat végeznek rajta.