Ana içeriğe geç
Sözlük

birlik ile cümle

birlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nehrin kenarında Tom'la birlikte gördüğün sen miydin?Was that you I saw with Tom near the river?
Tom kamp ateşinin etrafında oturan çocuklarla birlikte şarkı söylüyordu.Tom was singing with the children sitting around the campfire.
Tom birlikte zaman geçirdiği kadının kocası tarafından öldürüldü.Tom was killed by the husband of the woman he had been hanging out with.
Tom Yaz mevsimini onunla birlikte Boston'da geçirmemi istedi.Tom said he wanted me to spend the summer in Boston with him.
Tom annesiyle birlikte düzenli olarak suşi yer.Tom regularly eats sushi with his mother.
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.Tom lives with his parents.
Tom üniversiteye giderken amcasıyla birlikte Boston'da yaşadı.Tom lived with his uncle in Boston while going to college.
Tom evrak çantasıyla birlikte evden ayrıldı.Tom left the house with his briefcase.
Tom eşini çocuklarla birlikte evde bıraktı.Tom left his wife at home with the children.
Tom parayla birlikte uzaklaştı.Tom got away with the money.
Tom birlikte tenis oynayacak birini bulamadı.Tom couldn't find anyone to play tennis with.
Tom birlikte dans edecek birini bulamadı.Tom couldn't find anyone to dance with.
Tom birlikte gidecek birini bulamadı bu yüzden tek başına gitti.Tom couldn't find anybody to go with him, and so he went by himself.
Tom sekiz buçuk yıl önce ailesiyle birlikte Japonya'ya geldi.Tom came to Japan eight and a half years ago with his parents.
Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.Tom boarded the ship along with his three children.
Tom ve amcası sessizce birlikte yürüdü.Tom and his uncle walked together in silence.
Tom ve kuzenleri birlikte işe gitti.Tom and his cousins went into business together.
Tom deprem yardımı için bağışlanan tüm parayla birlikte kaçtı.Tom absconded with all the money donated for earthquake relief.
Tom ve Mary'nin birlikte takıldığını ne kadar sık gördüğüme şaşırırdın.You'd be amazed how often I've seen Tom and Mary hanging out together.
Tom'un anne-babası Tom ve Marry'nin evleninceye kadar birlikte yaşamalarını istemiyor.Tom's parents don't want Tom and Mary to live together until after they are married.
Tom Mary ile birlikte kiliseye gitti.Tom went to church with Mary.
Tom, o zaman Mary ile birlikte öğle yemeği yiyorduTom was eating lunch with Mary at that time.
Tom genellikle Mary ile birlikte okula yürür.Tom usually walks to school with Mary.
Tom Mary ile birlikte okula giderdi.Tom used to go to school with Mary.
Tom Mary ile birlikte dağa tırmanmaya giderdi.Tom used to go mountain climbing with Mary.
Tom her gün Mary ve onun köpeğiyle birlikte yürüyüşe çıkar.Tom takes a walk with Mary and her dog every day.
Tom evimin yakın küçük bir dairede Mary ile birlikte yaşamaktadır.Tom lives with Mary in a small apartment near my house.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with him.
Tom Mary'nin birlikte geldiği adamı tanır.Tom knows the man Mary came with.
Tom mutfakta Mary ile birlikte akşam yemeği pişiriyor.Tom is in the kitchen with Mary cooking dinner.
Tom Mary ile birlikte olduğunda en mutludur.Tom is happiest when he is with Mary.
Tom bütün öğleden sonra Mary ile birlikte bir barda takıldı.Tom hung out in a bar with Mary all afternoon.
Tom asla Mary ile birlikte gitar çalmadı.Tom has never played guitar with Mary.
Tom Mary'nin yarın onunla birlikte gidip gitmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary will go with him tomorrow or not.
Tom, en sevdiği şarkıyı söylemeye başladı ve Mary onunla birlikte söylemeye başladı.Tom began to sing his favorite song and Mary harmonized with him.
Tom Mary'yi onunla birlikte kiliseye gitmek için ikna etmeye çalıştı.Tom attempted to persuade Mary to go to church with him.
Tom ve Mary birlikte balık tutmaya gitti.Tom and Mary went fishing together.
Tom ve Mary cadde boyunca birlikte yürüdü.Tom and Mary walked up the street together.
Tom ve Mary genellikle cuma günü birlikte çalışırlar.Tom and Mary often work together on Friday.
Tom ve Mary ile birlikte güzel bir zaman geçirdiler.Tom and Mary had a nice time together.
Tom ve Mary birlikte iyi vakit geçirdiler.Tom and Mary had a good time together.
Tom ve Mary birlikte müzik çalmayı seviyorlar.Tom and Mary enjoy playing music together.
Tom ve Mary her yıl birlikte Noel'i kutlarlar.Tom and Mary celebrate Christmas together every year.
Tom ve Mary çok tartışırlar ama yine de birlikte oldukça iyi geçinirler.Tom and Mary argue a lot, but they still get along quite well together.
Tom ve Mary her zaman birlikte harika bir zaman geçiriyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary always seem to have a wonderful time together.
Tom ve Mary birlikte yürüyüşe gitselerdi, kötü bir şey olacağını biliyordum.I knew something bad would happen if Tom and Mary went hiking together.
İş bir sürü sosyal yardımlarla birlikte gelir.The job comes with a lot of fringe benefits.
Ocak ayında onunla birlikteydim.I was with him in January.
Benimle birlikte pikniğe gitmek istiyor musunuz?Do you want to go on a picnic with me?
Tom ve kuzeni birlikte işe gitti.Tom and his cousin went into business together.
Birlikte bir konsere gidelim.Let's go to a concert together.
Benimle birlikte konsere gitmeyecek misin?Won't you go to the concert with me?
Tom ebeveynleriyle birlikte Boston'da yaşıyor.Tom lives in Boston with his parents.
Tom ve Mary birlikte zaman geçirirken birbirlerini daha iyi tanımaya başladılar.As Tom and Mary spent time together, they began to get to know each other better.
Mary John'un birlikte yaşadığı otobüs şoförüne bitişikte mi yaşıyor?Does Mary live next door to the bus driver that John worked with?
Onunla birlikte gördüğüm insanların kim olduklarını merak ediyorum.I wonder who the people I saw her with were.
Tom Mary ve John'u birlikte yalnız bıraktı.Tom left Mary and John alone together.
Önemli olan tek şey, hepimizin birlikte olmasıdır.The only thing that matters is that we are all together.
Biz onun evine gidiyoruz. Birlikte gelmek ister misin?We are going to his house. Want to come with?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod