Orlando Sentinel, Orlando, Florida bölgesinin birincil gazetesidir.Orlando Sentinel é o principal jornal de Orlando, Flórida e a região da Flórida Central.
Zincir zırh giyerlerdi, ağır zırhlı atları vardı ve mızrakları birincil silahtı.Eles trajavam cota de malha, tinha cavalos pesadamente armados, e usavam lanças como sua principal arma.
STS-122'nin birincil amacı Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Columbus bilim laboratuvarını istasyona göndermekti.O principal objetivo da STS-122 foi acoplar o módulo europeu Columbus na ISS.
İkinci tekli "Love the Way You Lie" ise ikinci sıradan giriş yapıp daha sonra birinciliğe yükseldi.O segundo, "Love the Way You Lie" estreou em segundo e depois subiu para a primeira posição.
Derossi: Sınıf birinciliğine ambargo koymuş biridir.Voz masculina: Eles conseguiram tirar alguém da primeira classe?
Turizm, adanın birincil gelir kaynağıdır.O Turismo é a principal fonte de receita da ilha.
Birincil yıldız 55 Cancri A spektral tipi G8V olan bir sarı cüce yıldızdır.55 Cancri A é uma estrela de sequência principal anã amarela e tipo espectral G8V.
Stylus, kişisel dijital asistanların (Cep bilgisayarı) birincil giriş aygıtıdır.É o principal dispositivo de interação dos personal digital assistants (PDA).
Turun genel klasman birinciliğini ilk defa İtalyan olmayan bir bisikletçi; İsviçre'li Hugo Koblet kazandı.O vencedor foi o ciclista suiço Hugo Koblet, primeiro vencedor não-italiano da história do Giro.
Bu, Bagration planının birincil amacıydı.Aparentemente esse era o plano cylon.
2004 yılında KBS kanalının Excited Day Enjoyable Day programında birincilik ödülü kazandı.Em 2004, ela ganhou um prêmio no Excited Day Enjoyable Day, exibido pela KBS.
1950-1960 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde katıldığı yarışmalarda pek çok birincilik kazandı.Entre 1919 a 1930 venceu a maioria das competições de que participou.
Yabancı anahtar, ilişkisel tablodaki başka bir tablonun birincil anahtar sütunuyla eşleşen bir alandır.Uma chave estrangeira é um campo, que aponta para a chave primária de outra tabela ou da mesma tabela.
1948 yılında Venedik Bienali'nde resim dalında birincilik ödülü kazandı.Em 1938 ganha o Grande prêmio na Bienal de Veneza.
Yarışmada birinciliği elde ettiler.Ganhou seu primeiro rali na competição.
Aynı yarışmaya 1993 yılında katılarak tekrar birincilik kazandı.A equipe venceu a competição novamente em 1993.
Bunun yerine grup birincileri şampiyonu belirlemek için iki ayaklı bir final aşaması oynarlar.Para a fase final serão realizadas duas partidas para definir o campeão.
Birincilik ödülü 1,3 milyon dolardı.A premiação total foi de 1,6 milhão de dólares.
Birincil ve ikincil amitler de, sırasıyla, iki ve bir N-H dipole sahiptirler.A primeira e segunda divisão teriam ainda, cada uma, um ajudante e um porta-bandeira.
Tek birinciliğini 1986 yılında Sandra Kim'in seslendirdiği "J'aime la vie" ile almıştır.Foi o melhor resultado para a Bélgica desde a vitória de Sandra Kim com "J'aime la vie" no 1986.
Film, hiçbir filmin birinciliğe değer görülmediği Antalya Film Festivalinde ikincilik ödülü aldı.Na primeira edição não se concedeu prêmio algum ao cinema não espanhol.
Birincil grupların oluşumu ikincil grupların içinde olur.Primeira Fase As associações serão distribuídas em grupos regionalizados.
Birincil duyargalar (küçük ya da kısa duyargalar): (Lat.Os mínimos são mostrados (entre parênteses).
1981 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni birincilikle bitirdi.Em 1993 finalmente funda sua primeira agência de publicidade.
Büyük turnuvalardaki tek birinciliğini Erin Hills'te düzenlenen 2017 Amerika Açık'ta elde etmiştir.Koepka conquistou seu primeiro grande campeonato no US Open em 2017, em Erin Hills, Wisconsin.
Ekonominin birincil işkolunun ekonomideki payı yüzde 2,9'dur.A produção primária é de 2,9%.
Birinciliği "Seviyorum" adlı şarkı kazanmıştı.Foi “Amor à Primeira Música”, como eles dizem.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Vooruitrijden doet men al steppend, pushen (zie woordenlijst) of slalommend.
Orlando Sentinel, Orlando, Florida bölgesinin birincil gazetesidir.Orlando Sentinel, een lokale krant in Orlando, Florida.
Bogdan otobüsleri çoğu Ukrayna şehirlerinde birincil küçük otobüs olarak kullanılır.De "Bogdan" is de meest gebruikte kleine bus voor stadsvervoer in de meeste Oekraïense steden.
Birinciliklerini 2005 yılında Elena Paparizu'nun seslendirdiği "My Number One" ile almıştır.In 2005 won Elena Paparizou met het nummer My number one.
Onun buluşlarıyla ilgili birincil kayıtlar sonraki yazarların bize aktardıklarıdır.We zijn daarom aangewezen op hetgeen latere schrijvers over hem berichten.
Birincil bileşen Upsilon Andromeda A, F-tipi beyaz bir ana kol yıldızıdır ve Güneş'ten daha gençtir.De grootste ster, Upsilon Andromedae A, is een gele dwerg en jonger dan de Zon.
Bir ikincil kaynak kullanımına göre birincil kaynak da olabilir.Afhankelijk van hoe de bron gebruikt wordt, kan een secundaire bron zelf ook gezien worden als primaire bron.
Obüs silahları bir havan topu türü olmasına rağmen birincil olarak piyadelere karşı kullanılmıştır.Abusgeschut werd ondanks dat het een type houwitser is, voornamelijk tegen infanterie gebruikt.
İnşallah birincilik olur.Eerste keus.
Dors, mon amour ("Uyu, Aşkım"), 1958 yılında Eurovision Şarkı Yarışması'nda birinciliği elde eden şarkıdır."Dors, mon amour" was het winnende lied van het Eurovisiesongfestival 1958.
18 Aralık 2012 tarihinde yarışmayı birincilikle kazanarak, yarışmanın ilk kadın birincisi oldu.Op 18 november 2012 werd hij voor het eerst bij de wedstrijdselectie van het eerste elftal gehaald.
Final 24 Mayıs 2008'de gerçekleştirilmiştir ve Rusya'nın birinciliğiyle sonuçlanmıştır.De finale werd gehouden op 24 mei en werd gewonnen door Rusland.
İkilinin projesi birincilikle ödüllendirildi.Hij werd beloond met de tweede prijs.
Sonraki sezon ise çok az farkla birinciliği kaçırdılar.Het volgende seizoen verliep weinig opvallend.
1911 yıllında sınıf birinciliği ile mezun oldu.In 1911 promoveerde naar de 1ste klasse.
Bu prensiplerden biri tankların birincil savaş aracı olarak kullanılmasıdır.Dit was de eerste veldslag waar tanks als belangrijkste strijdwapen gebruikt werden.
Grup birincileri ve ikincileri final turuna çıktı.De nummers 1 en 2 van de groep gaan naar de finale.
12 yaşında, Mil bir model planör yarışması birincilik ödülü kazandı.Op zijn twaalfde won Mil de eerste prijs in een wedstrijd voor modelzweefvliegtuigen.
Call of Juarez: Gunslinger bir çizgisel birincil şahıs nişancı oyundur.Call of Juarez: Gunslinger is een lineaire first-person shooter.
David Coulthard bu yarışla kariyerinde ikinci Grand Prix birinciliğini kazandı.David Coulthard won zijn eerste Grand Prix.
Sadece 3 puanla birinciliği kaçırmıştır.Hij miste de eerste drie cuts.
Bu aşamadaki grup birincileri ise yarı finalde karşılaştı.1 Deze mensen hebben het tot het halve finalespel gehaald.
1969 yılında bu bölümü de birincilikle bitirdi..In 1969 sloot deze afdeling.
Dünya çapında 33 birinciliği bulunmaktadır.Er zijn 33 landen aangesloten bij de Unica.
Aynı yarışmada, bayanlarda birinciliği Belgin Doruk kazanmıştı.In haar debuutseizoen won ze één toernooi: het Belgian Ladies' Open.
Birincil görüntüler için (OSM) OpenStreetMap harita veritabanını kullanır.Het maakt gebruik van de kaartgegevens op OpenStreetMap voor de primaire weergave.
160 bit birincil faktör:160 bites prímtényező:
Birincil kahramanı Cleon'dur.De slechterik in het stuk is Kleon.
Her iki bölümü de birincilikle tamamlamıştı.Zo werden de twee plaatsen definitief één.
Aksonlar sinir sisteminin birincil iletim hatlarıdır.Axonen zijn de primaire elementen van informatieoverdracht in het zenuwstelsel.
U-235, dünyanın birincil nükleer yakıtıdır ve genellikle hafif su reaktörlerinde kullanılır.U-235 jest podstawowym paliwem jądrowym na świecie i stosowany jest zazwyczaj w reaktorach lekkowodnych.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Dawniej zwana też była (nieprawidłowo) Kołową Turnią lub Kołem. .
Kokura, 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin atom bombası Fat Man'in birincil hedefiydi.Kokura była pierwotnym celem, na który 9 sierpnia 1945 roku miała być zrzucona druga bomba atomowa (Fat Man).