Ana içeriğe geç
Sözlük

birinci ile cümle

birinci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Siyasî skandal gazetenin birinci sayfasının tamamını kapladı.The political scandal took up the whole first page of the newspaper.
O birincilik ödülünü kazandığı için övündü.She prided herself on having won first prize.
Her ayın birinci gününde kiramı ödemem gerekiyor.I'm supposed to pay my rent on the first of every month.
Ben hiç birinci mevkide uçmadım.I've never flown first class.
Birinci yıldan sonra, hastanın iyileşmesi durgunlaştı.After the first year, the patient's recovery stagnated.
Birinci yıldan sonra, hastanın iyileşmesi durma noktasında yavaşladı.After the first year, the patient's recovery slowed to a standstill.
Mary sınıfını birincilikle bitirdi.Mary graduated at the top of her class.
Tom sınıfını birincilikle bitirdi.Tom graduated at the top of his class.
Birinci sınıf bir bilet ne kadar?How much is a first class ticket?
Tom sırada birinci.Tom is first in line.
Tom şu anda birinci sırada.Tom is in the lead right now.
Birinci olacağımı düşünmedim.I didn't think I'd be first.
Sadece birinci sınıf yolculuk yapıyorum.I only travel first class.
Tom 2013'te birinci seçildi.Tom was first elected in 2013.
Her zaman birinci mevkide mi seyahat edersin?Do you always travel first-class?
Birinci kareye geri dönmek zorundayım.I have to go back square one.
Tom birinci sıraya yükseldi.Tom moved up to first place.
Tom birincilik ödülünü aldı.Tom took the first prize.
Fadıl birinci derece cinayetten suçlu bulundu.Fadil was convicted of first degree murder.
Birinci oldum.I came in first.
Birinci geldim.I came in first.
Sırada birinciyim.I'm first in line.
Fadıl birinci derece şüpheli olarak ortaya çıktı.Fadil emerged as the prime suspect.
Tom birinci derece cinayetten hüküm giymiş.Tom has been convicted of first degree murder.
Sırada birinciydim.I was first in line.
Birinci kemanların birlikte çalması gerekiyor.The first violins need to play together.
O bir Birinci Dünya meselesidir.That's a First World problem.
O bir Birinci Dünya sorunudur.That's a First World problem.
Teleskopların birincil ve ikincil aynası vardır.Telescopes have a primary and a secondary mirror.
Siz de bir birinci sınıf öğrencisi değil misiniz?Aren't you a freshman, too?
Sen de üniversite birinci sınıf öğrencisi değil misin?Aren't you a freshman, too?
Tom birinci derece şüpheli olduğunu biliyordu.Tom knew that he was the prime suspect.
Tüm birinci sınıf öğrencilerinin Fransızca okumaları gerekiyor.All freshmen are required to study French.
Tüm birinci sınıf öğrencileri Fransızca öğrenmek zorunda.All freshmen have to study French.
O kadar yüksek sesle sesle konuşuyorsun ki seni birinci katta bile duyabiliyorum.You speak so loudly I can even hear you on the first floor.
Yeni bir birinci basamak sağlık hizmeti sunucusu bulmalıyım.I need to find a new primary care provider.
Tom Mary'nin birinci olacağını düşünmemişti.Tom didn't think Mary would be first.
Tom bana birinci olduğumu söyledi.Tom told me that I'm first.
Tom muhtemelen birinci olacak.Tom is likely to be first.
Ben birinci olmalıydım.I should've been first.
Tom birinci olmalıydı.Tom should've been first.
Tom, Mary'nin birinci olacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be first.
Tom birinci olmak istiyor.Tom wants to be first.
Tom Mary'nin birinci olduğunu düşündü.Tom thought Mary was first.
Ben birinci olmak istiyorum.I want to be first.
Tom birinci olmalı.Tom should be first.
Tom'un birinci olacağını bilmiyordum.I didn't know Tom would be first.
Birinci olacağımı bilmiyordum.I didn't know I'd be first.
Tom şimdi Harvard'ta birinci sınıfta.Tom is now in his freshman year at Harvard.
Tom şimdi Harvard'da birinci sınıf öğrencisi.Tom is now a freshman at Harvard.
Sınıfımın birincisiyim.I'm at the top of my class.
Sami birinci derece cinayetle tutuklandı ve suçlandı.Sami was arrested and charged with first degree murder.
Sami birinci sınıf yolculuk ediyordu.Sami traveled first class.
Sami birinci dereceden cinayet suçlamasıyla karşı karşıyaydı.Sami was facing charges of first degree murder.
Sami birinci derece cinayetten suçlu bulundu.Sami was found guilty of first-degree murder.
Sami birinci derece cinayetle suçlandı.Sami was charged with first degree homicide.
Birinci mi yoksa ikinci cildi mi tercih ettiniz?Did you prefer Volume One or Volume Two?
Tom'un birinci bitirmesini bekliyordum.I expected Tom to finish first.
Tom bir üniversite birinci sınıf öğrencisi.Tom is a college freshman.
Sen birincisin, değil mi?You're first, aren't you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod